Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '13

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
58966
 

İnsan davranışı terimleri (kişilik, id, ego, süperego)

İnsan davranışı terimleri (kişilik, id, ego, süperego)
 

              

               “Kişilik;bireyde yapıların, davranış özelliklerinin, ilgilerin, psikolojik durumların, yeteneklerin ve zekânın en karakteristik bir bütünüdür.” N.L. Munn 

               Kişilik: Bireyi ötekilerden ayırmamıza yaran fiziksel ve psikolojik yapısının çevreye uyumunu sağlayan özelliklerinin değişmekte ve gelişmekte olan organize bütünüdür.

               Freud; kişiliğin belirlenmesinde kimi bilinçdışı güçlerin ve içsel çatışmaların önemli rol oynadığı temel düşüncesinden devinimle yapısal kişilik kuramını geliştirmiştir. Freud’un kişilik kuramı; kişiliğin yapısının id, ego ve süperego olmak üzere üç bileşenden oluştuğunu belirtir.

              Kişiliğin yapısını oluşturan bu bileşenler, bireylerin gelişiminde farklı dönemlerde oluşmakta olup, karşılıklı etkileşim halinde çalışmaktadırlar. Kişilik yapısı ve bileşenleri, beynin belirli bölgelerinde bulunan gerçek fiziksel yapılar olmayıp, bireyin davranışını devinime geçiren kişiliğindeki değişik süreçlerin ve güçlerin etkileşimlerini betimlemek için kullanılan soyut kavramlardır. Kişiliğin yapısını oluşturan bileşenler şöyle açıklanabilir

              Zihnin yapısal incelenmesinde ego, id, superego kavramlarını geliştirmiştir. Burada ego, superego, id zihnin yapılarını, bilinç ve bilinçdışı tanımları da bu bölmelerin nasıl yaptığını tanımlamaktadır. Ego daha çok bilinçli bir ayrım yaparken, id ve süperego daha çok bilinçdışı bir gerçekleştirme yapmaktadır. Bunlar, bireyin kişiliğini etkileyen önemlidir

                                                                         İd(alt benlik)

               Yaratılıştan getirilen ilkel varlığımız olan id, asıl benliği oluşturur. Ruhsal aygıtımızın en eski ve en ilkel parçası olduğu kabul edilmektedir. İçgüdülerimizi ve doğuştan var olan her şeyimizi içermektedir. Gerçeklik ve mantıkla uyuşmaz. Yani bilinçdışı kuralları (kuralsızlık) işlemektedir. Buradaki duygu ve düşünceler zaman, yer, dış dünyaya uyum kavramı tanımazlar. Dürtüleri doyurmaya çalışır. Bu dürtülerinin tatmin edilmesinde (boşaltılması) egoyu kullanmaktadır ve egoya baskı yapmaktadır. Haza yönelik seksüel enerjinin ilkel biçimidir.

                                                                         Ego (benlik)

             İnsan zekâsı sosyal gerçekler karşısında idin kimi isteklerini zararsız şekilde doyurma yollarını öğrenir. İşte buna ego adı verilir. Çocuk büyüdükçe dış dünyanın gerçeklikleri hazza ulaşmada bazı kuralların olduğunu öğretir. Ego, idin ilkel isteklerini gerçeklerle örtüştürmeye çalışan bir güçtür. Ego daha da güçlenirse idin isteklerine set çeker. Alt benliğin bir bölümü özel bir evrimleşme göstererek egoyu oluşturur. Egonun asıl görevi düzenlemedir. Bu nedenle "düzenleyici dizge" adı verilmektedir. Ego insanoğlunun dış dünya ile uyum içerisinde yaşamasını sağlayan zihinsel işlevler bütünüdür. Yani egoda gerçeklik kuralı baskındır.

            Ego, dış dünyanın gerçekleri ve iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlayan araçtır. Bu dengenin sağlanması için ego bazı yetilerle donanmıştır. Dürtülerin farkına varılması, algılanması (açlık, cinsellik) Dış dünyadaki koşulların farkına varılması (yiyecek nerede, nasıl ulaşılır) Dürtülerin üst benliğin baskısıyla koşullara uyacak niteliğe getirilmesi (ekmek almak için para verilir, çalınmaz)İstemli ve uyumcul davranışın eyleme geçirilmesi Benliğin temel işlevi anlaşılacağı üzere dış dünyaya uyumdur. Türkçeye yerleşen egoist sözcüğünün bu nedenle yanlış kullanıldığı ileri sürülebilir. Burada anlaşılması gereken önemli nokta; egonun  gerçeklik ilkesiyle çalıştığı, idinse haz ilkesiyle çalıştığıdır. Ego bu dengeyi sağlarken "savunma mekanizmaları" adı verilen bazı yöntemleri kullanır.

                                                                      Süperego (Üst benlik)

         Güçlenen ego, manevi(tinsel) değerleri temsil edecek durum alarak süperego’yu oluşturur. Ya da zaman içerisinde egonun bir parçası toplumsallaşma ve değerlerle ilgili olarak evrimleşir. Bu evrimin sonucunda gelişen parçaya süperego (üst benlik) adı verilir.  Süperego, kültürün ve ahlakı temsilcisidir.  Süperegonun engellemesiyle doyurulmayan kimi istekler, bilinçaltına itilir. İstekler orada güçlenerek sosyal gerçeklerle savaşımda bulunmak ve şekil değiştirerek de olsa doyurulmak isterler. Bu yolla kişiliği etkilerler.

         Çocuk doğduğunda ayıp, yasak, günah, başkalarının hakkı, saygı gibi kavramlara sahip değildir. Haz ilkesi yaşamını yönlendirir.

         Ancak biraz büyüyüp haz ilkesini devam ettirince anne ve baba tarafından sosyal olarak uygunsuz davranışlar gösterdiğinde cezalandırılır. Çocuk artık bir yaramazlık yaptığında anne-babasının davranışını duyup-görüp cezalandırılacağını düşünerek davranışından çekinir. Çocuk biraz daha büyünce anne-baba yanında olmasa bile otomatik olarak uygunsuz davranışı yapmaktan vazgeçer. Çünkü anne-baba artık onun dışında birileri değildir. Artık anne-baba içselleştirilmiş ve çocuğun zihninin bir parçası olmuştur. Nereye giderse gitsin anne-baba zihninin içerisinde onunla gelecektir. “Yargılayıcı dizge” adı verilen üst benliğin insan yaşantısındaki belirtisi "suçluluk duygusu" şeklinde olur.

                                                                       Yaşama uyarlayalım

         Geçtiğimiz günlerde tanık oldum. Belki sıklıkla oluyoruz da… Gördüklerimi burada aktardığımda id, ego ve süperego daha iyi anlaşılacak düşüncesindeyim.

         Kadıköy’e geçmek amaçlı Beşiktaş İskelesinde vapur bekliyoruz. Hava yağmurlu ve kapalı alan dolu… Hem de iğne atsan yere düşmez, deyiminin betimlemesi kadar dolu. Üniversite öğrencisi olduğunu sandığım iki genç davranışlarıyla gözüme ilişti.

         Sanıyorum çevresindekilerin de dikkatleri onların üstünde… Kız; lepiska saçlı, bakımlı, güzel ve orta boylu. Erkek; aksine uzun ve kirli görünümlü… Kız uzanıyor, erkek eğiliyor ve dudaklar dakikalarca birleşik kalıyor! Ayrılıp okşamalar sonrasında yine aynı görüntüyü veriyorlar! Çevredekiler, değişik duygu karmaşasında bakıp durmaktalar.

         Bir bayanın, “Yaptığınız uygun mu?” demesi üzerine kız yılıştı. Erkek, “Bizi ilgilendirir, siz karışamazsınız!” demez mi! Çevredekilerin şaşkınlığı arttıkça arttı!  Bir iki mırıldanma, sonrası suskunluk… Vapur iskeleye gelene dek söz konusu iki genç, pervasızca davranışlarını sürdürdüler. Kadıköy’de vapurdan inince de öylesi idsel davranışlarla karanlığa daldılar.

         İşte bu öykü küçük bir örnek… Elbette yaşamda değişik örnekler de var. 

                                                                                           *

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 453
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1394
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster