Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
708
 

İnsan dediğin, 2 küçük ayaklı masa...

İnsan dediğin, 2 küçük ayaklı masa...
 

Başka bir blog sitesinden...


Yeniden sahalara döndüm. Uzun bir ayrılıktan sonra birikimleri hemen aktarmaya başlayayım...

Ben bu dönüşümde çok değiştim. Sosyalist, Müslümanlık terimine karşı, Solcu Ferhat yok artık. Ne mi oldum? Kapitalist, dinle uğraşmaktan bıkmış ve kendi adsız dininde devam eden, sol ya da sağ kavramlarına karşı çıkan bir Ferhat. Ayrımcılığa her zaman karşıydım. Baktım bizi bu kadar ayırmışlar, en iyisi ben kendi üzerimden sileyim bunları.

Marmara Üniversitesi'nde artık baş örtülü (türban) bir şekilde dolaşabiliyorsunuz. Kütüphane kapanış saatleri de 18.30 dan 16.30 a çekildi. Hafta sonu kütüphaneler kapalı. Bunlara bir sözüm yok kesinlikle. Ders çalışmak, ilim yapmak falan hikaye, boşverin gitsin. Aynada baktım da türban bana yakışıyo be abicim, demokrasi var ama çirkin bir görüntü istemiyorum. Dua edin benim hoşuma gitmiyor, insanlara o şekilde gözükmek...

Bayanlardan bahsetmişken, biz erkeklere neden negatif bir ayrımcılık yapıyor. EKG pratiğinde, gruptaki erkek olarak, neden benim kalbimin dinlenmesi gerekiyor? Bayanların kalplerinin dinlenmesi rahatsızlık verici bir şey mi? Sorun sütyense, hadi ben de takayım zor bir şey değil. Tamam, biraz fazla gözü kara olabilirim de, neden ben toplum içinde bazı şeylerden çekinemiyorum? Yanlış anlamayın, bir şeye karşı çıkmıyorum, demokratik bir insanım ben.

O değil de, 12 Eylül'den sonra çok değiştim ben. 1982'de de oy kullanmadım, 2010'da da. Artık demokratik bir insanım, şaka demiyorum. Kimseyi yadırgamıyorum, küçümsemiyorum. Kimin yanlış yaptığı da umrumda değil, neden mi? Düzeltmek için uğraşırsın ama kimse inanmaz. Sonra yanlış yapılır, suçlu yüzüne bakmaz. Ben her zaman destekçiyim ama ara sıra dinlenilmek isterim. Ne başbakana, ne muhalefete, ne ÖSYM'ye, ne de sınavlarımızı sürekli yanlış okuyan ve bu konuda bizle ilgilenmeyen okul yönetimine kızıyorum.

Yazımın buraya kadar olan kısmı sıkıcıydı. Gelelim asıl meseleye...

Bu ülkede herkes ne olup bittiğini biliyor. Açık konuşalım.

Kötüler var, iyiler var. Hepinizi seviyorum, ayrımcılık yapmam.

Demokrasi olsun dünyada, ayrımcılık yapmayalım değil mi?...

Dinler ayrılmış, mezhepler, tarikatlar, cemaatler oluşmuş. Ayrımcılık yapılmış. Birleştir...

En son sayıldığında 21 tane siyasi parti vardı. Ayrımclık yapılmış. Birleştir...

Ülke, 81 ile bölünmüş. Bilmem kaç tane ilçe, kasaba, köy... Ayrımcılık. Birl...

Bilmem kaç tane bakanlık var. Ayrımcılık. Birl...

Evetçi var, Hayırcı var, Boykotçu var. Ayrımcılık. Birl...

Devrimci var, devrilen var. Ayrımcılık. Birl...

Kadın tuvaleti, erkek tuvaleti. Ayrımcılık. Birl...

Kadın doğum doktoru var da neden erkek doğum doktoru yok? Babalar da doğumda bir şeylere ihtiyaç duyamaz mı?...

Çocuk hakları, özürlü hakları, yaşlı hakları. Ayrımcılık. Birl...

Kadıköy durağı, söğülüçeşme durağı, ziverbey durağı. Ayrımcılık. Birl...

Tutuklu, tutuksuz, sabıkalı, sabıkasız. Ayrımcılık. Birl...

Onun şusu, bunun bilmem nesi. Ayrımcılık. Birl...

Dünya, Mars, Vernüs, Jupiter. Ayrımcılık. Birl...

.
.
.
.

Amannn, sıkıldım. Gördüğünüz gibi hiç ayrımcılık yapmıyoruz ;)

(To be continued)...

Ferhat Yıldız


Follow me: http://twitter.com/TipusMarmaritus

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 123
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3020
Kayıt tarihi
: 10.04.09
 
 

Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun... Tıp Fakültesi'nden her şey çıkar, arada doktor ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster