Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
594
 

İnsan doğası çokeşli mi?

İnsanların doğasında çokeşlilik kavramı mevcuttur. İnsanların davranış ve hareketlerini sadece doğal yapıları değil, içinde bulundukları toplumun sosyal yapısıda etkiler. Toplumun ahlak anlayışı , kişilerin ruhsal tepkilerini kontrol altında tutar. Bundan ötürü, çok eşli yaşayan kişiler, bir müddet sonra tekeşli yaşamaya karar verebilirler.

Kadınlar, hormonal ve ruhsal yapıları itibariyle, tekeşli yaşamaya daha fazla eğilim gösterirler. Tabii bu konuda da genelleme yapmak mümkün değildir; çokeşli yaşayıp mutlu olan kadınlarda vardır. Fakat erkeklere oranla, sayıca oldukça azdır.

Bir erkeğin başka bir kadına ilgi duyması için mutlak surette fiziksel anlamda çapkınlık yapması gerekmez.
Yaşadığı cinsel ilişkide bile beraber olduğu kişiyi değil de, hayal ettiği kadını düşünen erkekler vardır. Bu insan doğasındaki çokeşliliğin bir yansımasıdır .Kısacası, çapkınlığın herhangi bir bahanesi yoktur.

Peki, insan doğası çokeşliliğe yatkınsa, evlilik nasıl gereçekleşir?

Evlillik , son derece yoruma açık ve çok çeşitli tartışma konusuyla gündeme gelen bir kurumdur.
Erkeklerin çok eşliliğe yatkın olması evliliğin yanlış bir kurum olduğunu göstermez. Evlilik sorunlarının altında yatan şey, evlilik kurumuna ait olmak adına biraraya gelen, erkek ve kadının birbirinden farklı hormonal ve ruhsal yapıya sahip olmalarıdır.

Aşk, insanı aşık olduğu kişiye karşı tek eşli yapabilir. Ama bazen aşık olan insanların bile birbirlerini aldattıklarına tanıklık edebiliyoruz.

Her insanın doğasında güven ihtiyacı vardır. Evlilik çatısı altında bu güven sağlanabilir. Evlenmemiş bekar erkekler için tekeşlilik problem yaratmasa da, evli insanlar da çokeşli yaşam büyük problemler yaratıp, kişiler arasındaki güveni yıkabilir. Evli insanlar, eğer ki belli bir süre sonra çokeşli yaşamaya karar verirlerse, ya eşlerinde problem aranmalı, yada kendilerinde diye düşünüyorum. Gerekirse, aile terapistlerine gidilip aradaki sorunların çözülmesi için mümkün olan gayret sarfedilmeli, olumlu bir sonuç elde edilemiyorsa, boşanmanın her iki taraf içinde daha dürüst bir davranış olacağını savunuyorum.

Karşılıklı güven üzerine kurulmuş, ruhsal anlamda birbirine yakın, sizi birarada tutan sevgi bağının güçlü olduğu ilişkiler yaşamanız dileğiyle...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok kafa yoran fakat feodel kökenli ve yapay aidiyetlerin kış uykusunda toplumumuzda fazlaca dillendirilemeyen bu konuya karşı cesur, soğukkanlı bilgi ve gözlemlere dayanan, samimi, deneyimli yaklaşımını alkışla karşılıyorum.Bu hususda kadın erkek ayrımında "hormon"olgusunun önemini bilemiyorum, fakat değişik anotomik açıklamalar da var biliyorum.Ama önemli ölçüde tarihsel etki belirleyici gibi.İnsanlığın ilk aşamalarında erkek sürekli hareket halinde, dışarıda avlanıp ailesine günü kurtaracak besin sağlamakla uğraşırken, kadın ağırlıklı olarak mağarada bebeğin bakımı ve güvenliği ile ilgili.Konu çok derin ve blog sayfaları da ilginç.Bu konuda "cesaretin evi" rumuzlu "insanın sevgiyi ve aşkı yaratan anlamları üstüne" adlı bloğu bana oldukça derli toplu geldi.Bir göz atarsanız bu konudaki yorumunuzu da almak isterim.Paylaşım ve değerlendirmelerin için çok teşekkürler.Sevgiyle kalın.

Ersin Kabaoglu 
 04.01.2008 21:42
Cevap :
Ersin Bey,konuyla ilgili yorum ve önerileriniz için teşekkür ederim.Önerdiğiniz bloga göz atıp,yorumlayacağım.Sevgi ve saygılarımla..  07.01.2008 8:29
 

Sonuç cümlesi sosyolojik gerekliliği özetlemiş oluyor. Aile müesseseside toplumsal bir gerek olarak kurumsallaşmıştır. Tabi cinsellikte de sosyolojik yapılanmasında da cinsler arasında eşitsizlik vardır. bu yaratılışın doğasından gelmektedir tabi istisnalar vardır. Katkısız yazı olmuş tebrikler. Sevgilerimle.

Nariçi 
 18.08.2007 0:39
Cevap :
Güzel ve zarif yorumunuz için teşekkür ederim.Sevgiyle kalın.  20.08.2007 8:45
 

İfade tarzınız bilgi verir gibi olmuş ama bana kalırsa tüm yazı olduğu gibi bir '' bence'' parantezini hak ediyor. Kişisel tespitleriniz ya da düşüncelerinizden öte özellikle kadınların tek eşliliğe hormonal ve ruhsal yatkınlıkları konusunda daha ayrıntılı bilginiz varsa paylaşmanızı dilerim. Toplumsal dayatmanın bir örneği de kime neyi uygun gördüğümüzün dayanaksız diktesi sanırım. Son paragrafa ise katılmamak elde değil Hoşçakalın !

Ellyph 
 15.08.2007 3:01
Cevap :
Elif Hanım;öncelikle yorumuz için teşekkür ediyorum.Toplumumuzda çokeşlilik yaşayanlar adına yazılacak o kadar çok hikaye var ki,bütün bu hikayeleri blog köşemde yazmaya başlasam,bana ayrılan köşe yeterli gelmeyecekti.O nedenle ifade tarzım bilgi vermekten öteye geçemedi.Kadınlar, biyolojik ve fizyolojik yapıları itibariyle erkeklerden çok farklılar,bu bilinen bir gerçek,zaten.Çocuk doğurabilme yeteneği de kadınlara verilmiş olmasından ötürü,kadınlar hormonal ve ruhsal açıdan daha duygusal ve beraberliklerinde, erkeklere göre daha bağımlı kişiler olmaktadır.Kadınlar çocuklarını emzirme döneminde oxycotin adı verilen bir hormon salgılarlar.Bu hormon kadınlardaki bağlanma duygusunu pekiştirerek,emzirme sırasında bebeklerine daha çok bağlanmasına vesile olur.Cinsel yaşam içerisinde de kadınlar aynı hormonu salgılayarak partnerlerine karşı bağlılık duygusu geliştirirler,erkeklerde bu hormon mevcut değil,ne yazık ki.Sanırım,erkeklerdeki çokeşliliğin tek suçlusu hormonlar.Sevgiyle kalın.  15.08.2007 12:13
 

arkadaşım cesur bir konu ve tahlillerin "cuk" oturmuş umarım bunu çok kişi okur harika....sevgiler...

Zadig 
 14.08.2007 19:50
Cevap :
Tekeşliliği yürütebilmek,çokeşliliği yürütebilmekten gayet tabiki de çok zor.Genel anlamda ilişkileri yürütmek çok zor zaten,sıkma canını,yalnız değilsin.  15.08.2007 8:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 255
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1969
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

22.06.1970, İstanbul doğumluyum. Finans sektöründe çalışıyorum. Sanata ve edebiyata büyük ilgi duyuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster