Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '08

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
987
 

İnsan hakları günü!

İnsan hakları günü!
 

Şöyle tarihin derinliklerine bir dalıp, insan hakları ile ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim.

Bilindiği gibi 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü!

İnsan Hakkı denilebilecek ilk uygulama 1215 yılında İngiltere Kralına kabul ettirilen bildirge, Magna Charte İnsan Hakları kavramının ilk belgesi sayılıyor.

İnsan hakları konusunda yayınlanan bir diğer önemli bildirge, Amerika'da yayınlanan Bağımsızlık Bildirgesi!

Özgürlük, eşitlik, kardeşlik gibi kavramlar, 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'nden sonra yayınlanan "İnsan Hakları Bildirgesi"nde gerçek yerini alıyor.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra, devletler; bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerçeğinde birleşerek, insanlar özgür olmazlarsa savaşlar sürüp gidecek bu da uygarlıkların sonunu getirebilecek korkusuyla harekete geçiyor. İnsanın değişimi ve gelişmesinin sonucunda 10 Aralık 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi doğuyor.

Türkiye, Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerinden birisi olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ni ilk onaylayan ülkeler arasında yer almış ve insan hakları konusundaki önemli sözleşmelerin büyük bölümüne taraf olmuş bir ülke olarak tarihteki yerini alıyor.

İnsanı insan yapan en büyük değerlerden biri tabi ki düşünebilmektir. Bu nedenle, özgürce düşünme hakkı, yaşama hakkından sonra gelen en önemli haklardan biridir. Böylesi hak ve özgürlükleri yaşayan bireylerden oluşan bir toplumda haksızlıklardan, eşitsizliklerden, adaletsizliklerden söz edilebilir mi? İnsan hakları ihlallerinden de...

İnsanın en önemli hakkı yaşama hakkıdır. Yaşama hakkını düşünme, eğitim-öğretim, çalışma, iletişim... Hakları desteklemektedir.

Bugün 10 Aralık...

Dünya İnsan Hakları Günü...

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin imzalandığı gün...

Bu beyannameye ilk imza koyan ülkeler arasında yer aldığımız için övünürüz...

Ne var ki, insan hakları ihlallerinde de hep önde giden ülkeler arasında yer alırız…

Birde bizde insan hakkı Bölücü Örgüt mensupları için vardır. Onlar hep mağdur, ölen Mehmetçikler suçludur(!)

Hiçbir insan hakkı savunucusu, ölen bir askerin arkasından çıkıp ta bir tek kelime söylememiştir.

En Basitinden bir örnek, 1996 yılında mayına basarak ölen bir teröristin ailesine anlaşma yolu ile 40 bin Auro para verilmiştir. Ya ölen Mehmetçiklerin ailelerine? Birkaç üzüntü belirten süslü laf! Gerisi boş…

Bilir misiniz? Bu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ilk maddesi ne der:

Bütün insanlar özgür; onur ve hakları yönünden eşit doğarlar...

Güzel bir dilek... Ancak yaşarken ve ölürken eşit olmazlar!

Ne var ki, Emperyalistlerin egemenliğindeki bu dünyada ne eşitlik, ne özgürlük, ne onur ve ne de hak söz konusu olabilir...

ABD ve onun payandası batılı ülkeler bir yandan fakir ülkeleri sömürürler...

Böylece o ülkedeki insanların haklarını ve rızıklarını yerler...

Bir yandan da sözde o ülkelerdeki insan hakları uygulamasını gözetir, insanların haklarına sahip çıkarak, insan hakları şampiyonluğu yapar...

Bu tıpkı Hayvan haklarında da böyledir.

İzlanda’daki, Japonya’daki Balina katliamını görmeyenler, Türkiye’de dini bir gereksinim olan Kurban kesimi için gözlemci gönderirler!

Böylece onlar insan haklarına saygılı, biz saygısız oluruz. Ne kadar güzel bir örnek değil mi?

Uyguladıkları çifte standardın da sınırı yoktur.

Örnek mi? Alın size; Saddam Hüseyin’in yok edilmesinin bir sebebi de kimyasal silah bulundurması ve halkına diktatörce davranması değil miydi? Kimyasal silahlar nerde? Halkına diktatörce davranma konusunda; Suudi Arabistan Kralı, Saddam’dan farklımıydı? Ne oldu? Batı’ya haraç verdiği için eleştirilmediği gibi, her daim el üstünde tutuluyor. Ayrıca Irak’a özgürlük ve insan haklarını getirecek olanlar bir milyondan Irak’lıyı öldürmedi mi?

Batılılar insan haklarını bir yandan bizim gibi ülkeleri sıkıştırmak için bir araç olarak kullanırlar...

Bir diğer kullanım şekilleri, İnsan haklarını kışkırtma aracı olarak da kullanmalarıdır!

İnsan haklarını savunmalıyız...

Hem de en iyi şekilde. Ancak, herkese eşit…

Bir de Batı’nın iki yüzlülüğünü eleştirmeyi de ihmal etmeden...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

güzellikte bir yazıydı. Paylaştığınız için teşekkürler ediyorum. Saygılarımla...

Mustafa Tayfun 
 15.12.2008 14:22
Cevap :
Yorum ve katkınız için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  15.12.2008 14:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3030
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster