Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '10

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
738
 

İnsan Kaynakları Bakanlığı kurulmalı!

İnsan Kaynakları Bakanlığı kurulmalı!
 

Bu tabloya bir de İK Bakanı eklenmeli...!


Dün Abbas Güçlü’nün sitesinde okuduğum bir yazı oldukça düşündürücüydü.

“Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan İstanbul'da Öğretmen açığının 40 bine dayandığını ve bu kadar fazla öğretmen açığıyla eğitim ve öğretimin nasıl sürdürüleceğini yetkililerden soruyor... Hanefi Bostan, yaptığı açıklamada 20 Eylül 2010 tarihi itibariyle İstanbul İlinde toplam "32 bin 350 öğretmen açığı bulunduğunu ve bunların büyük çoğunluğunun branş öğretmenlerinden oluştuğunu" belirtti. “

MEB, 30bin öğretmen ataması yapacak. Fakat yalnızca İstanbul’da dahi öğretmen açığı neredeyse 40bine dayanmış durumda.

Hanefi Bostan soruyor tabii ki, bu öğretmen açığı nasıl kapanacak diye…

Ücretli öğretmenlikle kapanacak. İnsan haklarına ve insan onuruna tamamen aykırı bir uygulama olan ücretli öğretmenlikle açık kapatacaklar ve “hiç öğretmen açığımız yok, öğretmensiz bir tek ders bile kalmadı” diyecekler.

İşte bunu söylediklerinde sormak lazım… Nasıl? Ne yaptınız da açığı kapattınız?

İnsanların çaresizliğinden, işsizliğinden devlet yararlanıyor, istifade ediyor. Devlet bunu kendisine fırsat olarak görüyor. Ve insanları ücretli öğretmenliğe mecbur bırakıyor.

Güçlü’nün sitesinde yer alan Hanefi Bostan’ın uyarılarında, çarpıcı rakamlar da dikkat çekiyor:

“Bostan, eğitim ve öğretimin başladığı bugün itibariyle "1185 Bilişim Teknolojileri, 465 Biyoloji, 650 Coğrafya, 710 Sosyal Bilgiler, 470 Tarih, 1800 Türk Dili ve Edebiyatı, 1000 Türkçe, 1250 Beden Eğitimi, 1670 Din Kültürü, 220 Felsefe, 1215 Fen ve Teknoloji, 220 Fizik, 1950 İngilizce, 330 Kimya, 760 İlköğretim Matematik, 1070 Matematik, 690 Müzik, 3810 Rehberlik, 610 Resim, 15 Psikoloji, 4270 Sınıf Öğretmeni, 2300 Zihin- Görme ve İşitme Engelliler Sınıfı Öğretmeni, 2500 Okulöncesi Öğretmeni, 1320 Teknoloji ve Tasarım, 85 Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, 250 Muhasebe ve Finansman, 65 Motorlu Araçlar Teknolojisi, 50 Ahşap Teknolojisi, 60 Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme, 120 Elektrik, 110 Elektronik, 170 El Sanatları Teknolojisi, 150 Giyim Üretim Teknolojisi, 160 İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri, 170 Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri, 100 Sağlık ve Sağlık Bilgisi, 80 Almanca, 5 Sanat Tarihi, 10 Psikoloji, 25 Kuyumculuk Teknolojisi, 30 Metal Teknolojisi, 40 Pazarlama ve Perakende, 80 Yiyecek-İçecek Hizmetleri, 50 Grafik, 25 Gıda Teknolojisi, 60 Yapı Tasarımı, 70 Makine ve Kalıp, 25 Makine Ressamlığı, 70 Sağlık/Hemşirelik, 25 Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri öğretmenine ihtiyaç olduğunu" açıkladı.”

MEB, Türkiye geneline 372 tarih öğretmeni ataması yapacak. Ama bakıyoruz ki, bu atama İstanbul için bile yeterli değil. Sadece İstanbul’da 470 tarih öğretmeni açığı var. MEB’in tarih öğretmeni açığını kapatmak için minimum 900 kontenjan açması gerekiyor.

Hükümetin eğitim için kesenin ağzını açmasını bekliyoruz.

Eğitim dışında her şey için o kesenin ağzı rahatlıkla açılıyor zaten.

12 dev adam dünya 2. oldu diye 28 trilyon hiç acımadan ellerine tutuşturuldu.

Bundan önceki hükümetler de bu hükümet de öğretmenleri fazlasıyla üzdü ve mağdur etti. Bu mağduriyeti telafi edecek bir şeyler yapılmalı.

Mağdur olan yalnızca öğretmenler de değil. Hükümet kendisini de mağdur ediyor farkında değil.

Eğitime önem vermeyen, belirli bir eğitim politikası olmayan bir hükümet görünümü veriyor.

Eğitim, bir ülkenin kalkınmasının temel direğidir. O temel direği zayıf bırakıyor.

Hükümetten bu atamada, minimum 70bin atama yapmasını bekliyoruz.

İnsan Kaynakları Bakanlığı kurulmalı…

Ülkemizde böyle bir bakanlığa ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Hükümetin insan kaynakları yönetimi zayıf.

Bundan önceki hükümetlerde de zayıftı. İşsizlik, bu ülkenin kronik bir sorunu oldu. Hükümetlerin çok önemli bir görevi de işsizliğe çözüm getirmektir. Fakat bu görevlerini ihmal ediyorlar.

Sürekli üniversite açılıyor ve bu üniversitelerde, ülke için ihtiyaç olup olmadığına bakılmadan bölümler açılıyor.

Çok sayıda eğitim fakültesi ve fen-edebiyat fakültesi var. Bunlar, yeni işsizler ordusu yetiştiriyor.

Oysa ki hükümetin İK politikası olsa, ihtiyaç olan bölümlerin açılmasına ağırlık verilir, olmayan bölümler de açılmaz. Böylelikle de üniversiteyi bitirenler rahatlıkla iş bulur ve işsizlik sorunu diye bir şey olmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okullar açılalı 3 hafta oldu. Ben istanbulda ve de anadolu lisesinde okuyorum okulumuz o kadar üst düzey ki bu yıl aldığı öğrenci sayısı 24 ve bizim matematik, geometri, kimya, yabancı dil öğretmenlerimiz yok. Ne atanan belli nede sözleşmeli olanlar. Gelen öğretmenlerimizinde bir kısmı okuldan alındı peki ders ve sınav maratonu başlayınca bu 1 aylık açık nasıl kapanacak. Bunun sorumlusu olan milli eğitim bakanı nerede... Öğrenci iken üniformadan nefret ederdim niyerek kıyafetle ilgileneceğine asıl görevi olan öğretmen ve eğitim malzemesi açıklarını gidersin. Ayrıca tüm düz liseler anadolu lisesi olacak dediler hangi kadro ile...Bakınca sorulacak çok soru var. Bence eğitim siyasetten ayrılıp özerk hale gelmeli ve eğitim konusunuda ancak öğrenci ve öğretmenlerin birlikte hareket etmeleri çözer. Siyasetçiler gidip büyüklere uykudan önce masalları anlatsın eğitimide eğitimin içinde olanlara bıraksın... saygılarımla.

BURÇAK YAZICI 
 13.10.2010 14:21
Cevap :
Burçakcığım, bir öğrenci olarak sen de MEB'in öğretmenleri, sözleşmeli, atamalı, ücretli diye sınıflandırdığını fark etmişsin. Haklısın.. Okullar öğretmensiz, öğretmenler işsiz.. Üniforma tartışması yapmak bu ülkede lükse kaçıyor. Eğitimde bütün sorunlar bitti de, bir üniforma kalmıştı. Öğretmensiz bir okul düşünülemez. Önce MEB'in öğretmen sorununu halletmesi gerekir. Sana keyifli ve başarılı bir öğrencilik hayatı diliyorum canım..  13.10.2010 20:20
 

Ülkemizde bu kadar çok öğretmen olması bizim işimize yaramaz. Zaten bir kısmı bu bölümü yazarken memur olurum işsiz kalmam diye düşünüyordu. Can damarımız EĞİTİM!!! Bir annenin canı çocuğudur. Çocuğu için atar kalbi ve çocuğu için elinden gelenin en iyisini yapar. En iyi okula gitmesini ister. En iyi öğretmene vermek ister. Eğitimi devletin çocuğu gibi görürsek. Eğitim için en iyi okul en iyi öğretmen gerekir. Şule hanımın dediği gibi bir bakanlık olsaydı. Günümüzde herkes öğretmen olmayacaktı. İnsanlar atanmak için paralarını sınav soruları için harcamayacaktı. Miniklerimizin okul yaşantısında sayısını bilmediği kadar çok öğretmeni olmayacaktı. Sevmediği işi yapan insan sayısı bu kadar çok olmayacaktı. Diğer alanlardaki açıklar bu kadar çok olmayacaktı. Şule hanım umarım sesinizi duyan olur ve böylece geleceğe umutla bakan çocuklarımızın meslek seçimi kolay olur.

sprout54 
 22.09.2010 19:42
Cevap :
Hükümetin bir yetkilisi bir programda," eğitim fak. okuyan herkes öğretmen olmak zorunda değil ki.." demişti. Normal olan ve olması gereken, herkesin eğitimini aldığı işi yapması değil midir? Ne iş olsa yaparım abi mantığı medeni ülkelere yakışır mı? İnşallah hükümetlerimizin öğretmenlik mesleği ve eğitime bakış açıları da değişir. Eğitim bir ülkenin 1. derece önemli konusudur. Teşekkürler Sprout katkılarınız için.. Yenisiniz galiba. Aramıza hoşgeldiniz.. Milliyet Blogu seveceksiniz..  23.09.2010 11:36
 

Hedefi olan ülkeler için bunlar çok önemli. Bizi bilmem!

Ahmet Balcı 
 21.09.2010 18:52
Cevap :
Bizim de hedefimiz olmalı. Hedefsiz bir yere varamayız. İnsan gibi yaşamak hepimizin hakkı. Sürekli iş kaygısı, sürekli geçim sıkıntısı insanları mutsuz ediyor. Toplumsal mutsuzluk, toplumsal depresyon yaşıyoruz. Artık bu kronikleşmiş sorunlarımızdan kurtulmak için bir şeyler yapmalıyız.  21.09.2010 19:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 198
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 1827
Kayıt tarihi
: 13.04.09
 
 

1977 Sakarya doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Tarih bölümünden 2000 yılında mezun oldum. Özel bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster