Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '08

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
591
 

İnsan kazanma

İnsan kazanma
 

İnsanlara yanlış düşündüğünü, aynı yanlışlıkla anlatmayınız.
Bir şey ispatlayacaksanız, bunu iddianızı ve niyetinizi belli etmeden yapınız. Öğreniyormuş gibi davranarak öğretiniz. Hatırlamaya çalışıyormuş gibi hatırlatınız.

Yanilmis olabilirmiyim? Diye fikir beyan edebilirsiniz. Baslayacaginiz işe dostça başlayınız, nezaket ve dostluk, sertlikten kuvvetlidir. Bir damla bal, bir varil ziftin çekemeyeceği kadar sinek toplar.

Hayır demenin geri dönüşü zordur, başlangıç noktanız ortak düşünceleriniz olsun. Söze doğrudan doğruya anlaşmazlık bulunan konulardan başlamayınız. Karsinizdakinin ilk sözlerinin ‘evet’ olmasını gayret edin. Karsinizdakinin konuşmasini başında ‘hayır’ dedirtmeniz büyük strateji hatası olacaktır. Yanıldığınız takdirde bunu çabuk ve kesin bir şekilde kabul edin. Hatayı kabullenmek, hatta üstlenmek aynı zamanda bir asalet işidir ve ustun bir karekterin belirtisidir. Fikirlerinizi bir baskasina soyletmenizin onemi, başkalarının fikirlerini daima belirli bir tepkiyle karşılarız, oyleyse fikrimizi kabul ettirmenin yolu, kendi fikrimizi karşımızdakine sanki kendi fikriymiş gibi söyletebilmek olsun.
New-York valisi siyasi liderlerin sıcak bakmadığı işleri, onların onayını alarak yapıyordu. Önemli bir makama atama yapacağım zaman, siyasi liderlere haber verir, teklifte bulunmalarını isterdim. İlk verdikleri ismin yeterli birisi olmadığını söyler, ikinci bir isim isterdim. Bunun da sakıncalı olabilecek taraflarını anlatır başka bir teklifte bulunmalarını rica ederdim. Bu, biraz daha iyi bir isim olurdu. Onlar benim istediğim adamı teklif ettiklerinde ‘tamam’ derdim, ‘kabul ediyorum’. Böylece onların istediği adamı atamış olurdum. Sonra da döner; ‘Ben size destek oluyorum. Şimdi sıra sizde. Bu usulle hiç istemedikleri konularda bile yanımda olmalarını sağlıyordum’. Dusuncelerimi onlarin uzerine giderek anlatmaya calismazdim. Laf arasında şöyle bir dokunup geçerdim. Dusuncelerim onlarda adeta demlenirdi, birkaç gün sonra Wilson tarafından kendi fikriymiş gibi açıklanırdı. Beni alacağım sonuç ilgilendirdiğinden, bu fikir benimdi demezdim. Böylece demleme olumlu devam edebilirdi. Wilson da öne sürdüğü fikirlerin bana ait olduğunu anlamazdı bile.
Karşınızdaki insana fikrin kendisine ait olduğunu düşündürünüz. Başkalarının, fikirlerinizi kendilerine mal etmelerinden kaçınmayınız.
Insanların ihtiyacı olan şey sempati görmektir, cocuk, yarasını herkese bunun için gösterir, hatta daha fazla sempati görebilmek için bir yerini yaraladığı bile olur. Büyük insanlar da yanı sebepten maddi-manevi yaralarını anlatıp dururlar. Geçirdikleri kazalardan, ameliyatlardan bahsederler. Neler çektiklerini, başlarına ne felaketler geldiğini anlatıp sırlarını dökerler. Bütün dünyada herkes kendi gerçek ya da hayali ızdırablarına karşı cırpinip dururlar. Diğer insanların düşüncelerine, arzularına, tavırlarına sempati gösteriniz. Asil duyguların harekete geçirilmesi, karşılaştığınız herkes, kendisine saygı duyar ve başkalarının da kendisine saygi gostermesini ister.

Bir müşteri hakkında kesin bilgileriniz yoksa, ona dürüst, samimi, namuslu borcuna sadık adam olduğuna inandığınızı söyleyin. Siz böyle söylerseniz, o da kendisini böyle olmak zorunda hisseder. Kendisine bu vasıflar verilen bir insan başka türlü hareket etmek istemez. Bir adama namussuz olduğunu söylerseniz, o zaman'da namuslu davranmak istemez, bu kuralın istisnası çok azdır.
Fikirlerin gösterisi, Rakamlar, konuşmaktan çok daha büyük fayda sağlar. Grafiğin gücü ise rakamı aşar. Rakamların şekillerle ifadesi daha etkili olur.
İyi ve çok iş yaptırabilmek için rekabeti körüklemek gerekir. Bu, herkesi birbirine ezdiren bir rekabet değildir. Daha mükemmeli yakalama arzusunun ateşlenmesidir. İnsanlara vasıflarını ortaya çıkarabilecek cesareti veriniz, bu cesareti vermenin en emin yolu da onlara meydan okumaktır.
Tartismanin galibi Yoktur, tartismayi kazanmanın en iyi yolu, o münakaşaya hiç girmemektir. Hayatin zorluklari, bana bu gerçeği öğretti: ‘Cahil bir adamı münakaşa yoluyla mağlup etmeye imkan yoktur. Çok kimse düşüncelerini kabul ettirebilmek için çok konuşmaları gerektiğini zanneder. Değişik bir fikri dinlerken sabırsızlanıp lafa karışmayın. Kendi fikrinizi ifade etmek için konuşmanın bitmesini bekleyin. Muhatabınızı düşündüğü bir şeyi anlatması için teşvik edin. Konuşmasına müsaade etmediğiniz biri, sizin düşüncelerinizden etkilenmez. Onun aklı, söyleyemediklerinde kalır.
New York Herald Tribune gazetesinin ekonomi sayfasındaki ilanda yetenekli bir adam arandığı bildiriliyordu. Charles T. Cubellis de müracaat etti ve mülakata çağırıldı. Cubellis mülakata girmeden önce görüşeceği adam hakkında Wall Street’de epey bilgi topladı. Mülakat esnasında şu bilgileri araya sıkıştırdı: ‘28 yıl önce büyük bir odada tek memurla bu işe başladınız ve bu noktaya geldiniz değil mi? Sizinle çalışmak, benim için şereftir’. Hayattaki mücadelesini anlatmaktan hoşlanmayan adam var mıdır? Bu adam da neler çektiğini, engelleri nasıl aştığını, işlerini nasıl büyüttüğünü saatlerce anlattıktan sonra Personel Müdürü’nü çağırmıştı: ‘Aradığınız adam bu. Hemen işe başlatın’ Cubelis önce bilgi toplamakla, sonra da bu bilgiler vasıtasıyla karşısındaki adama uzun uzun konuşma, kendinden bahsetme imkanı vermekle bir iş sahibi olmayı başarmıştı.
Büyük neticelerin küçük formülü, cocuklarla işbirliği yapmak, bir işi birlikte başarmak fikrinden çok etkileniyorlar. Başarımı, olaya onların gözüyle bakmama borçluyum.
Unutmayın ki karşınızdaki insan hatalı olduğunu hemen kabul etmeyecektir. Bu yüzden onu suçlamadan önce, düşüncesine kuvvet veren sebepleri anlamaya çalışmalısınız. İnsanların düşüncelerinin sebeplerini keşfederseniz. onun şahsiyetinin anahtarını ele geçirmiş olursunuz. Kapıyı açmak kolaydır artık. Bunu sağlamak için kendinizi onun yerine koymalısınız. ‘Onun yerinde olsaydım, onun şartları altında bulunsaydım, nasıl hareket ederdim gibi. Olayları tam bir samimiyetle başkalarının bakış açılarından da görmeye çalışınız.

Saygilarimla,
Mustafa Ucman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 2801
Kayıt tarihi
: 14.01.08
 
 

Hatay-Antakya’da 1963 yılında doğdu. İzmir İmam Hatip Lisesinden sonra 1981 yılında aile birleşim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster