Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '15

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
58
 

İnsan kimdir ?

İnsan kimdir ?
 

Ben İnsanım


Sufism
 
Kainatı içine alabilecek yücelikte olan gönül, nazar makamı ve edep aynası olmakla övünmez. Yüceliği tanımakla kalmayıp yokluğunda kendisidir aslında. Hayatta bir saman çöpünden farkınız olmasın öğüdü, her halde insanda böyle bir kabiliyetin varlığı bilinerek yapılmıştır, kısacası yokluğu ve hiçliği içine sindirmiştir gönül, duaya aşıktır, bitmeyen iman hasretini bekler, özler durur. Dua varlığının sebebidir, bu yüzden her zorluğa katlanmak gibi bir sabır şuuru içindedir, emre aykırılıktan korkar, istekleri beklentisizdir, olmasını şarta bağlar ki aklanması edebin korunması ile olsun, yani istedikleri kendisi için değildir .
 
Gönül aslında hayat yolculuğundaki insanın kendisidir. Düşündüğümüzde insan bizim hangi yönümüzdür sorusunun karşılığına en uygun düşen figür, gönül olarak kendisini hissettirmektedir. Yaşanılan acı tatlı, kolay yada meşakkatli her hal gönülle bir mana ifade eder. Varlık nedeni olan dua, ruhun kendisine ilham ettiği her nasihatteki hassasiyetidir, ruh gönlü Allah'a salmıştır, benlik ise tam tersi. Benlik gönlü kendisine ister, her aşırılığının himayesini bekler ondan, çektirdiği her acıda ortaklık isterken her davranışta da kimlik arar, yani birlikte mahzun olalım derken çözümleri ben üreteyim der. Anlaşılacağı gibi üreteceği çözümlerdeki günaha ortak aramaktadır .
 
Gönül bu nevi tüm aşırılıklara tahammül eder, benliğin verebileceği her türlü üzüntüye katlanır, onun vermediği ise haya sırrıdır. Gönül haya sırrı ile kaplıdır, bu sırrın aşılmasına asla izin vermez, çünkü kendisi ve haya duygusu ile birlikte insandaki ilme arkadaşlık ederler, yönettiği manevi unsurları o kadar iyi tanımaktadır ki verilmiş ilim sayesinde insana ait kainatta ne varsa her şeyin ayağına geleceğini de bilir .
 
Bir davranış oluşurken gönlün ortaya koyduğu o muazzam tavır olan " bunu yapmaktan haya ederim " yakarışı ile rabbine rücu etmesi, mizanı yerinden oynatacak ölçüdedir. Allah ' tan utanma duygusu gönlü nazar makamı yapmıştır .
 
İmanı arayışında aklın ona geç olsa bile yapacağı iyilik ile, benliğin de gerçeği idrak etmesine sebep olur ki yine ona ram olan nefsin, ancak imanı makamına tayin etmiş bir gönlün ışığı ile aydınlanabileceği hususunda, hiç bir şüphe kalmayacak şekilde nihayetlenmesine vesile olacaktır .
 
İşte insan kompozisyonundaki farklı unsurların bir birleri ile olan ilişkilerini, bir orkestra şefi örnek alınarak müziğin sonsuzlukta yansıyan müthiş ahengi gibi her an değişebilen hallerimizi gönlümüzün süzgecinde eritip varlıklar arasındaki ritme dönüştürerek onu kuramsal olarak çözümleyen yaklaşımı sufism olarak anlamaktayız .
 
www.algilarveteklik.com
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 39
Kayıt tarihi
: 08.10.14
 
 

Gerek batı gerekse İslam felsefesine ait dökümanlar arasından itina ile seçilmiş eserlerin uzun b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster