Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
617
 

İnsan korktuğunu sevmez, sevdiğinden korkar I

İnsan korktuğunu sevmez, sevdiğinden korkar I
 

Haftalar ilerledikçe Barış Öğretmen ile öğrencileri arasındaki samimiyet , dostluk ilişkileri de gelişiyordu. Öğrencileri daha yakından tanıma imkanı elde ediyordu.
Barış öğretmenin 6A sınıfında kurduğu başarılı diyalog bu sınıfla sınırlı kalmamış aynı ilişkiler diğer sınıflarda da görülmeye başlanmıştı. Mesai arkadaşları, Barış Öğretmenin bu yaklaşımını ciddiyetsizlik, disiplinsizlik ve öğrencilere gereğinden fazla yüz verme, onları şımartma olarak değerlendiriyorlardı.Öğretmen ve öğrenci arasında belli bir resmiyet çizgisinin olması esastı. Bu durumu idareye iletmişler ve Barış Öğretmenin öğrencilerle ilişkilerini tekrar gözden geçirmesini idareden temin etmesini istemişlerdi.

Aslında öğrencilerin kendilerine aynı ilgi ve saygıyı göstermemelerinin nedenlerini irdelemek veya karşılıklı olarak öğretmenlerin öğrencilerle kötü bir iletişim kurduklarını kimse konuşmak veya başka nedenler aramak istemiyordu.
Barış öğretmen sınıfta baskıyla, psikolojik ve fiziksel şiddetle asla otorite sağlanamayacağını, öğrencilerle sağlıklı bir iletişim kurulamayacağını, geleneksel yöntemlerle başarılı olunamayacağını düşünüyordu. Meslektaşlarının idare üzerinden gelen yakınmalarını dikkate almamıştı ve kendi doğrularını uygulamaya devam etmekteydi. Bazen bir fıkra bir anı veya bir hikaye anlatarak dersi bölüyor, dersi monoton olmaktan çıkarıyordu . Bu durumdan en çok hoşnut olanlar şüphesiz 6A sınıfı öğrencileriydi.

Barış öğretmen, sınıftaki her örenciyi bir yönetmen olarak düşünüyordu. Öğretmenler, oyunu sergilemekle görevli birer aktörden başka bir şey değillerdi .Öğretmenin fiziki görünüşü, öğrencilere yaklaşım tarzı, konuşması, jest ve mimikleri, her şeyi bir bütün olarak değerlendiren öğrenciler buna göre öğretmenlerine rolleri veriyorlardı.Kimisi onlar için bir anne –baba veya ağabey, kimisi de uzak durulması gereken bir yabancı veya kötü adam. Asıl belirleyici etken buydu. Öğrencilerin öğretmenlerden beklentisi de buna göre şekillenmekteydi. Garipsenecek bir durum yoktu.

Bireylerin ilk anda bizde uyandırdığı izlenime göre insanlara sergilediğimiz tutumu, öğrenciler okulda öğretmenlerine sergiliyorlardı. Onlara kendi hayal dünyalarına göre roller dağıtıyor ve öğretmeninin bu rolü ona göre oynamasını istiyor, iletişimlerini de bu şekilde kuruyorlardı.

Sınıfta, son dönemlerde artan bir gürültü vardı ve bu durum dersin akışını bozuyordu. Barış öretmen artan gürültünün nedenlerini konuşmak üzere bir ders saatini işlemeyi ertelemişti. Bu dersi, sorunun çözümüne ayırmıştı. Öğretmen:

”Çocuklar! Bu gün ders işlemeyeceğim. Bana göre ortada ciddi bir sorunumuz var ve bu sorunu hep beraber konuşarak çözeceğimize inanıyorum” der demez “Heyyooo “ sesleri havada yankılanmış ve sınıf içinde bir bayram coşkusu oluşmuştu. Öğretmenin zihni, ruh dünyası allak bullak olmuştu .Bir insanın cinnet getirdiği ruh hallerinden birini yaşıyordu içinden “Ya sabır “ cümleleri sayıklıyordu .Sıralarda oturanların içlerinde hiçbir kötülük olmayan minik bedenler olduğunu unutmuştu. Sanki onların hepsi öğretmeni boğmak için reklamlardaki birer vadaaaa’ya dönüşmüşlerdi.Üstüne üstüne geliyorlardı.”İnsanlar böyle katil oluyorlar her halde” diye içinden geçirdi.

Öğretmen bu dünya güzeli minik bedenlerden birine bir tokat atarak veya incitici bir söz söyleyerek onları kaybetmek korkusuyla hareket ediyor ve bütün gücüyle duygularını kontrol altında tutmaya çalışıyordu.Öğretmenin“Susun artık….!!!!Yoksa ben size ne yapacağımı bilirim!” şeklindeki beklenmedik çıkışı, öğrencilerinin hiç alışkın olmadıkları sert ve tehdit içeren cümlelerle sınıfı kontrol altına aldı.”Söyleyin bakalım sizin bana karşı gösterdiğiniz bu sorumsuzluğun ve saygısızlığın nedeni ne.. Ha… Sizin sorununuz ne? Tanrı aşkına biriniz kalksın bana söylesin. Lütfen… “ Bütün sınıf bir an buz kesilmişti.Murat cesaretini toplayarak parmak kaldırdı ve söz hakkı alarak konuşmaya başladı. (devam edecek)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 955
Kayıt tarihi
: 04.11.07
 
 

On beş yıllık eğitimciyim. Halen bir devlet kurumunda öğretmenlik yapıyorum. Dünyanın en zor ama en ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster