Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
262
 

İnsan kötü değildir !

Her hocanın öğrencilerine kazandırmak istediği, kendilerine göre daha önemsedikleri bazı konuların üzerinde fazlaca durdukları ve hatta altını çizerek öğrencilere aktardıkları bilgiler vardır. İşte bir hocamızın, ben üniversitedeyken, bir ders boyunca benim bilgi dağarcığıma iyice yerleştirdiğim bir konu üzerinde özenle durduğunu hala anımsarım. 

Demişti ki hiçbir insanı kötülemeyiniz. Eğer bir eleştiri getirecekseniz insanın “davranışına” getiriniz. Hiçbir insan bir kusuru nedeniyle kötü olamaz. Varsa hata o “davranış”tadır. 

İşte bu mantık bizi “İnsanları Değil Problemleri Karşımıza Alma”ya götürür. Kimilerine göre hayat, bir sorun çözme sürecidir ve günlük yaşam, bu sorunları çözmek için gösterdiğimiz çabalardan oluşur. Sorun çözerken insanları karşımıza alan bir tutum sergilediğimizde çatışma süreci başlar. Bu, işleri zorlaştırır. Oysa kişileri bir tarafa bırakıp sadece soruna (davranışa) yöneldiğimizde daha çok işbirliği kurma ve geliştirme şansı yakalayabiliriz. Kişi hakkında değil, durum (sorun) hakkında konuşmalıyız. Bu da, başkalarıyla daha kolay iletişim kurmayı ve beraberinde daha kolay çözümü getirir. 

İnsanlar arası ilişkilerde amaç hep üzüm yemek olmalıdır. Bağcıyı dövmek değil. Bunu gerçekleştiren yaklaşım da insanları bütünüyle mahkum ederek değil, varsa hatalı davranışları ele almakla olur. O takdirde hem o insan kaybedilmemiş olur, hem de ona yardımcı olunmuş olur. 

Güncel yaşamda insanlar ne yazık ki bu ince ayırıma pek özen göstermezler. O yüzden de ilişkilerde kopmalar ve birbirinden uzaklaşmalar meydana gelir. 

Hepimizin birbirimizin elinden tutmaya ihtiyacımız vardır. Sinerji böyle doğar. Ancak bu anlayışla sorunların üstesinden gelebiliriz… Birbirimizi karşımıza almak sorunları arttırır, yanımıza almak hafifletir... 

Gerginlik ve çatışmalardan bizi koruyacak anlayış, “esnek” olmadır. Bir düşünürün dediği gibi ” Sert olma kırılırsın. Yumuşak olma ezilirsin.” Esnek davranmayı öğrenmek iyi bir iletişim ve olumlu insan ilişkileri için gereklidir. Tolerans (esneklik) çatışmaları önler. Çatışma, “Ben böyle dedim, sen şöyle dedin ” gibi karşıdakini tökezletecek ve yere düşürecek horoz dövüşü tarzında ki davranışlardan (iletişimden) doğar. Bu da kimseye birşey kazandırmaz. 

Acaba bu düşünceler bugünün siyaset dünyasına da indirgenirse nasıl bir sonuç çıkar dersiniz? 

Eğer dengeyi korumak istiyorsak, karşımızdakinin düşmeyeceği şekilde davranmalıyız. Bizim de dengeye ihtiyacımız vardır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1015
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster