Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '13

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
1024
 

İnsan niye şişmanlar ki?

İnsan niye şişmanlar ki?
 

haberkibris.com


Tabii, bazı insanlar buna dudak büküp geçerler. Çünkü onlar öldür Allah şişmanlamazlar. Benim rahmetli annem, 91 yaşında öldü. Öldüğü zaman, sadece 40 kiloydu. Ama yaşadığı sürece de gayet iyi beslenmişti. Ama o besinler, nereye gitti bilemiyorum.

Bu şişmanlama işinden en çok kimler korkar, biliyor musunuz?  Evet, diyenler, bilirler…

Bir ailede bir Zayıflama Hastası, Anoreksi, oldu mu, o ailenin işi zordur. Kişinin, normal vücut ağırlığını, minimum düzeyde de olsun koruyup sürdürmeyi reddetmesi olarak tanımlanan anoreksi hastalığı, şimdi bazı genç kızlarımızda bir moda halinde. Şişmanlamaktan ölüm gibi korkan bu tipler; durmadan zayıfladıklarını da kabul etmezler. Ancak durumu, sağlıklarını kaybettikleri ve hastaneye yattıkları zaman anlarlar.

Bulumia Nervosa tipi zayıflama hastaları ise, yediklerini serbestçe yerler ve sonra gider yediklerini çıkarırlar. Ve zayıflamaya  devam ederler.

Ya şişmanlık … O baş belası bir durumdur. Tabii, her şişman insanın kendince nedenleri vardır. Ama insan bu nedenleri kolay kolay kendi kendine bulamaz. Yine bir tıp Doktorunun yardımına ihtiyaç duyar.

Şimdi bu konuda, internet’te dolaşan geyiklerden birini aldım ve size sunmak istiyorum. Tabii, ilgililer daha çok ilgilenecektir. Anlarsınız ya…

“Tanrı ve Şeytan
 Tanrı yeryüzünü "Lahana, Karnabahar, Ispanak" gibi çeşit çeşit yeşil ve sarı sebzeyle donattı.
 "Adam ve Kadın" sağlıklı ve uzun hayatlar yaşasın diye.
 Bunu gören Şeytan McDonald's'ı yarattı. McDonald's ise 99 centlik iki katlı Cheeseburger' i icat etti.
 Şeytan Adam'a dedi ki; "Yanında patates, cips ister misin?" Adam dedi ki; "Süper boy olsun!" Böylece Adam kiloları almaya başladı...
 Ve Tanrı sağlıklı yoğurdu yarattı. Kadın onu yesin ve bedenini Adam'ın beğendiği boyutlarda tutsun diye.
 Bu sefer Şeytan, yoğurdu dondurdu. Çikolata getirdi, Yoğurdun üzerine konacak parlak renkli şekerler getirip serpti. Ve
 Kadın da kiloları almaya başladı....
 Ve Tanrı dedi ki ; "Şu taze salatamı bir deneyin" Bunun üzerine Şeytan kremalı hazır salata soslarını icat etti, üzerine salam ve dilimlenmiş peynir parçalarını da ekledi. Sonra tatlı için dondurmayı çıkardı. Ve kadın daha da kilo almaya başladı....
 Ve Tanrı bu sefer dedi ki ; "Sana sağlıklı sebzeler verdim. Onları pişiresin diye zeytinyağı da veriyorum" Ve Şeytan, Cracker Barrel'dan tavukla kızarmış biftek getirdi. Öyle büyüktü ki, kendi ayrı tabağı bile vardı. Ve adam kiloları yüklendi,kötü kolesterol tavanı delip çıktı...
Ve Tanrı, koşu ayakkabılarını yarattı ve adam bu fazla kilolardan kurtulmaya karar verdi.
Ama bu sefer Şeytan, kablolu TV'yi yarattı, uzaktan kumandayı yarattı. Öyle ki, adam TV1 den TV2 ye giderken bile yerinden kalkmadı....
 Ve tanrı patatesi yarattı. Besinle dolu, doğal olarak, yağ düzeyi düşük, sağlıklı bir sebze olsun istedi.
Sonra Şeytan geldi ve patatesin sağlıklı kabuğunu soydu attı. Nişastalı gövdesini çabuk çabuk kesip, derin tavada katı yağ ile kızarttı.
İçine banıp yensin diye de mayonezi icat etti. Ve adam uzaktan kumandasına sarıldı, kızartılmış patatesini mayoneze banıp yedi.
Yedikçe kolesterole battı. Ve şeytan baktı, iyi olduğunu gördü."İyi oldu" dedi......
 Ve Tanrı içini çekerek baktı, düşündü ve "by-pass" cerrahiyi yarattı... Bunu gören Şeytan da "Sağlık Sigortası Şirketlerini" getirdi! (Hintli bir yazardan)

İşin sonu nereye dayanıyor görüyor musunuz? By-pass’a … By-pass’ da yeni Sağlık Sistemi sayesinde maşallah hiç de kolay birşey değil. Zaten en ufak ameliyat için insanın zengin olması gerekiyor. Yoksa, adamı arka kapıdan bile almıyorlar.

İsterseniz bir deneyin.
 Ben dün hastanedeydim. Randevu almamışım, diye . “Kontenjanlarımız doldu…” diye sepet havası edildim. Ama kimi kime şikayet edeceksin. İşte, yeni düzen deyip, herkes kendince yorumlayıp, geçip gidiyor. Şimdiye kadar Hastaneden döndüğüm olmamıştı. Şimdi artık o da oldu. Sağlık’ta Devrim yapıldı böyle oldu. Allah beterinden esirgesin.

  

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önemli bir konuyu unuttum; birkaç ay önce randevu alıp göğüs bölümüne muayene olmak için gittim, ancak kapıdaki listede adımı göremedim. Bir boşluk olduğunda kapıyı tıklatıp içeriye girdim ve doktora durumumu açıkladım. Siz yanlış randevu almış olabilirsiniz veya bir yanlışlık olmuş olabilir diyerek beni yine de muayene etti ve ilacımı yazdı. Evde internete baktığımda randevuyu yanlış aldığımı anlayınca yüzüm kızardı :-) O doktora dua ettim. Galiba biraz da şans işi bu. Saygılar.

Güz Özlemi 
 04.02.2013 11:51
Cevap :
Evet, artık her şey otomotikleşti. O kadar dikkat edilecek şey var ki.. İnsanoğlu da mutlaka hata yapabiliyor. Çoğu kez bunu affetmiyorlar. Ama siz şanslıymışsınız. Kapıdan da dönebilirdiniz. Sağlık işleri zor... Hasta için de, doktor için de..! Saygılar.  04.02.2013 13:44
 

Hastanelerin durumu eskisinden iyi diye düşünüyorum. Ben iki ayrı serviste doktorlara göründüm, röntgen çekildim, kan tahlilim yapıldı ve sabah 10'da girip öğleden sonra 2'de herşey bitmiş, reçetem yazılmıştı. Gecikmenin nedeni tahlis sonuçlarını beklememdi. Ben devlet hastanelerinden katkı payı alınmasına da karşı değilim. Size ilginç birşey söyleyeyim. İç hastalıklarından farklı doktorlardan yarım saat arayla randevu alan hastalar bu şekilde önlenmiş oldu :-) Bedava diye boş zamanını hastanelerde geçiren kişilerin ayağı kesildi ve gerçek hastalara yer açıldı. Bizim insanımızın böyle garip davranışları da var işte. Özel hastaneler ile anlaşılıp devletin doktorunun ve hastanesinin yükü hafifledi, hastaların da seçeneği arttı. Dolandırıcılık derseniz her dönemde vardı, asıl konu devletin sağlık giderlerini sıkı izlemesi gerek. Yolsuzluğu önlemek için bu şart. Geçmiş olsun dileklerimle, saygılar.

Güz Özlemi 
 04.02.2013 11:47
Cevap :
Haklı olabilirsiniz. Ama durum hastaneden hastaneye de değişebiliyor.  04.02.2013 13:46
 

Keyifli bir paylaşım teşekkürler Erdal bey, Bakın çarkın dönebilmesi için şeytanla işbirliği şartmış, saygılarımla selamlıyor geçmiş olsun diliyorum

Cemile Torun 
 30.01.2013 23:15
Cevap :
Herhalde, daha çok "Akıl"la işbirliği şart da anlayan, dinleyen, kim? Teşekkürler. Saygılar.  31.01.2013 14:07
 

Ben de yiyip kilo almayan şanslılardanım Erdal hocam. Ama hareketliyim ve biraz spor yapıyorum, onun da etkisi olabilir. Ancak sağlıklı beslenme çok önemli, işte o dediğiniz mayonezli kızarmış patates, fastfood filan benden uzak. Herkes önce kendi kendinin doktoru olması lazım. Saygılar, selamlar...

Şükran Okyay 
 28.01.2013 19:10
Cevap :
Kutlarım. Diyorlar ya.. Bir çok şeyi kafada çözümlemek gerekir. Sigara meselesi böyle... Kilo meselesi böyle.. Biraz kilo fazlam var ama umutsuz değilim. Saygılar, tebrikler.  28.01.2013 22:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 799
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster