Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
403
 

İnsan olmanın dayanılmaz hafifliği

Bugün “insan”dan bahsedeceğim. Elbette kendi penceremden… Kendi bakış açımdan.. Nerden esti böyle bir konu derseniz anlatayım. Yıllar önce bir gün Ankara’da halka açık bir sohbet toplantısında bir dostumun söylediği cümle hep kafama takılmıştır. Demişti ki “benim bir tek hedefim var o da insan olmak!” O zamanlar bu söylemi, “ne yani insan değil misin?” gibi espri konusu yapanlar bile olmuştu. Seneler boyu üzerinde düşündükçe, ben de işin hiç de göründüğü gibi olmadığını düşünmeye başladım.
İnsanoğlu yaşamı boyunca şu ya da bu şekilde farkında olsa da olmasa da sınavdan sınava girer. Kiminde kazanır kiminde kaybeder. Hatta öyle ki kazandım zannettikleri kayıpları, kaybettiğini zannettikleri kazancı içeriyor da olabilir. O bir yanda negatif kutup, öbür yanda pozitif kutup arasında salınır yuvarlanır…
Bu salınıp yuvarlanmalar sonunda deneyimlenen yaşamdan damıtılanlar onun kimliğini oluşturur.
Eksi kutup ile artı kutup arasında salınıp yuvarlanan insanoğlunun er geç artı kutbu durak olarak seçmesinden daha doğal ne olabilir ki? Çünkü oradadır huzur ve mutluluk…
Eksi kutupta, riya, adaletsizlik, aldatma, kin, nefret, saldırganlık, körlük, cehalet, gurur, kibir, düşmanlık, garez, hakka tecavüz ne ararsan hepsi var… Sonunda da huzursuzluk... Bunların bir ya da birkaçını deneyimleme gafletinde bulunan insan için bu duygular ne kadar ağır yüktür. Değil mi? Oralarda bulunmaktan rahatsızdırlar aslında o insanlar da... Bulundukları o koşullardan kurtulmak için çırpınırlar. Bu arayış kimi zaman bitmez tükenmez bir arınma serüvenine dönüşür. Bilinçli ya da bilinçsiz…
Bütün bu çabalar aslında her “insan”ın “İNSAN” olmak için gösterdiği gayretten başka nedir ki? Sanal bir alemde yaşayan insan, kendi gerçekliğini keşfetmeye başlar “İNSAN”laştıkça…
Belki bu öyle bir gerçek ki bir bilinmezden gelip başka bir bilinmeze giderken, tüm tutsaklıklardan kurtulmak, varlığının bilincinde olmak ve kendini hep bütünün ayrılmaz bir zerresi görmek… Zerreden bütünü görmek…
Ya sonra… Onlar için, elbette pozitif kutup birer duraktır. Taşıdıkları ağır bir yükleri de yoktur. “İNSAN” olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşarlar.
“İnsan”’ın “İNSAN”laşma süreci yaşamın ta kendisi… Kıymetini bilenlere ne mutlu!.. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1022
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster