Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İnsan olmayı öğrenmek..

 
Aklıma bir yığın amiyane tabir geliyor lakin kullanmayacağım. Durumu anlatınca siz yeteri kadar takdir etme biçiminizi seçeceksiniz.
 
İstanbul’un bir ilçesi. Epey gelişmiş. Gelişmesine gelişmiş fakat gelişen sadece caddeler kaldırım taşları mağzalar v.s olunca insansanlarımız gelişmenin bu kadarla biteceğini ve yedi ceddimize yeteceğini düşünmüş olmalı ki başka hiç bir konuda düşünmek için kendini yormamış.
 
Kartal’da bir caddeyim. Bilirsiniz kaldırım önlerinde bebek arabaları ya da engelliler için bir eğim vardır. Var olmasına var da bizim insanımız onu süs amaçlı ya da görsel bir alternatif olarak mı görüyor nedir bilmem sevgili vatandaşımızın biri tam o eğimin önüne oldukça pahalı bir markalı arabasını güzelce???
Park etmiş. Evet güzelce diyorum çünkü o kadar sıfır yanaşıp milimetrik ölçüde düz bir hat üzerine park eden bir sürücü ömrü hayatınızda göremezsiniz.
 
Kaldırımdan inmek istiyorum inemiyorum. Sağdan geçmek istiyorum (dedim ya milimetrik maşaallah) mümkün değil sol taraf zaten dükkan önü kreasyonları ile büsbütün dolu.
 
Dayanamadım arabanın kapısına olağanca gücümle bir yumruk indirdim. Hani alarmı filan vardır da hani öter de vatandaşımız da gelir. Yok! Alarm filan çalmıyor.
 
Düşünün elinizde bir bebek arabası bankaya yetişmeye çalışıyorsunuz . Yok bu lüks oldu. Eczaneye ya da hastaneye yetişmeye çalışıyorsunuz. Ya da tekerlekli sandalyedesiniz. İnmeniz mümkün değil ve cadde ye paralel yönde inip arabanın sağından dolanmaya çalışsanız cadde en işlek caddelerden biri olduğu için vızır vızır araba kaynıyor. Kendi canınız bebeğinizin canı ya da her ikiside.....( Allah Korusun)
 
Yok adam ortada yok.
Ha tabi haksızlık etmeyeyim. Yaklaşık 300 mt geriye gidip ışıklardan karşıya geçip tekrar 300 mt gelip oradan karşıya geçip yolunuza devam etmeniz mümkün ve tabii aynı vaka karşı kaldırımda da yoksa.
 
Tahmin edin ne oldu?
 
Kafamı çevirdiğim gibi aynı olay karşı kaldırımın eğiminin önünde de mevcut. Allah dan yolun öbür tarafındaki adamı yani aracın sahibini yakaladım. Sadece yüzüne baktım bir de arabaya ve kaldırıma.
 
Şöyle bir cevap geldi: Ablaaaa arabayı çekeyim mi ?
 
Şöyle dedim: Yok kardeşim ben aslında uçmayı biliyorum da sen istersen yine de bir çek sihirli güçlerimi boşu boşuna kullanmayayım.
 
Uzunca bir bakıştan sonra ne dese beğenirsiniz?
 
-Abla benim öyle gücüm olsa valla boşa moşa demem kullanırım.
 
Yüzsüzlük diyeceğim ama değil çünkü hakikaten yüzüme bakan dengesiz ve şaşırmış ifadesi olayı kavrayamadığının göstergesiydi.
 
Tam bu kişiyle uğraşırken şu pahalı ve lüks arabanın sahibini gördüm ve canımı ortaya attım karşıya geçtim zira sinirlerim doruktaydı.
 
-Beyefendi (tabii bu ona biraz fazla ince kaçtı) ne yaptığınızı farkındamısınız?
 
Boş bakan ve şaşırmış bir surat... Cevap: Yoooooo!!!
 
Anlatmasına anlattım ama ‘’ İdare edin sizde tek yapan benmiyim ? ‘’ deyince ipler koptu bende.
 
‘’Zengin olmuşsun herkesin imreneceği araban da olmuş ama İNSAN olamamışsın’’ dedim . Başını öne eğdi ve’’ Afedersiniz hemen çekiyorum’’ dedi. Çekmiyordu zaten oradan uzaklaşıyordu ve zaten o lafın üzerine kim olsa oradan uzaklaşırdı.
Diğerine gelince...
Kafamı çevirip öbür kaldırıma baktığımda adam hala kafasını kaşıyıp düşünüyordu.
 
-Acaba nasıl uçuyor? Ya da
 
-Arabayı çekmeli miyim ne demek istedi bu kadın???
Hastaysam doktor gitti paraya ihtiyacım varsa banka kapandı v.s...
 
Bunların hepsi yarın da hallolabilir ama insanlığı öğrenememiş bir kişi sizce yarın insan olmayı öğrenebilir mi??? 

Ayşegül Lanen Nurcan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 96
Kayıt tarihi
: 26.11.15
 
 

Ayşegül Nurcan ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster