Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3709
 

İnsan profili

İnsan profili
 

Öyle insanlar var ki sıcaklığı ile size cenneti, soğuk bakışı ile cehennemi yaşatabilir. .............................................................


Kimileri soruyor: “toplumsal yapıda insan profilleri ne durumda acaba?”

Aşağıdaki satırlarda, aradığınız cevapları rahatlıkla bulabileceğinizi ümit ediyorum.

İnsandan insana fark var.

Önce pozitif bir yaklaşım yapalım:

Öyle insanlar var ki sıcaklığı ile size cenneti, soğuk bakışı ile cehennemi yaşatabilir.

Beyniyle yaşayanlar, iradesine hâkim olanlar, ilk sınıfta kümelenmiştir. Böyleleri, hiçbir şeyden şikâyet etmez. Ne hastalığından ne ekonomik darlığından ne de sevgiden yoksun oluşundan.

Bu tipler, bakışlarıyla bir kimsenin yaşantısını kabz altına alır ya da bast haline dönüştürür.

Nazar eder. Susarak feyzinden, bereketinden faydalandırır. Bu işlevleri telepatik dalgalar ile gerçekleştirirler.

Yüksek frekanslı çözünülürdeki dalga yapısıözelliğine sahip olanlar, bahsini ettiğim koşullara sahiptir. Devrin, teknolojinin özellikleri ne kadar ilerlerse onları takip etmek o kadar kolay olur.

Üretimleri olağanüstüdür. Kendilerine bir baskının uygulanmasını istemezler. Tek dertleri, insanlığa faydalı olabilmektir.

Her adımlarını bu niyetle atarlar.

Dünyevi değerler hiçbir zaman gündemlerinde yoktur. Onların bu yaklaşımları toplumu hayrete düşürür. Ben böyle bir şeyi bugüne kadar hiç duymamıştım’dedirtirler.

Birazcık sağduyuya sahip olabilen, en azından bunu hisseder.

Kimseye bir husumetleri olamaz. Nifakla işleri yoktur. Keza dedikodu ile de... Onlar “ölü kardeşlerinin etlerini yemeyenlerdir.”

Kültür seviyesi yükseldikçe bambaşka bir ruh haline geçerler. Paylaşmaktan büyük zevk alır, insanlara hacmi kadar konuşurlar.

Bahsettiğim, spesifik bir sınıftır.

Karakteri ile birlikte, insanın manevi yapısına bakarlar.

Hiç yalnızlık çekmezler, ama kalabalıklar arasında yalnız yaşamayı tercih ederler.

İnsanlar onların sohbetlerinden çok hoşlanır. Sözlerini sonuna kadar dinlemeyi yeğler, bitmesin isterler.

Varlık-yoklukkavramları onlar üzerinde yapılanır, ama bu pek fark edilemez. Ağızlarından ‘öteki’ kavramı çıkmaz.

Yazılarında, konuşmalarında meçhul olan bir şey yoktur. “Muhtaç olma” da. Hayırla yaşarlar. Hayırları tekliğe dönüştürmeyi gayet iyi bilirler. İyiliklerle, güzelliklerle kayıt altına girmezler.

İçlerinde toplumsal yaşamı benimseyenler olduğu gibi,uzak duranları da mevcuttur.

Toplumun bilgi gelişmesi, kültürü üzerinde yoğunlaşırlar. Yeniliklerle uğraşmayı sünnet gibi kabul ederler. Her an pozitif işaretler vermeye özen gösterirler.

Tecrübeleri-ilimleri, yorulmayan beyinleriile bizleri geçmişin karanlık dünyasından çevirmeye çalışırlar. Değişimin artık dönülmez olduğu inancını yayarlar.

Hitapları şöyledir: “Geçmiş geride kaldı. Aklı olanın ileriye bakması ve yeniliklere açık olması gerekir.”

Allah’ın dilediği olur. Allah’ın dediğinin sözcüsü ise kendileridir.

Negatif insan profiline gelince;

Değişimle beraber, sorunların çözümü kolaylaşmışken bunlara yakınlaşmaktan kaçınır, “mazi artık arkada kaldı” diyemezler. Çünkü kilitlenmişlerdir. Kendinden ve yaptıklarından emin olmayan tiplerdir bunlar.

Pozitif oluşumlar onlara acı-sancı verir. İnatla, bugünün dünden pek farklı olmadığı tezini savunurlar. Maksatları, yeniliğe sekte vurmaktır. Ancak, kendilerini aldatırlar.

Bilmezler ki, dönüşümü olmayan bir eksen etrafında ilerleniyor.

Karşınızda, kendini “modern görüşlüyüm” diye tanımlayan, ama geri kafalı bu tür insanları görmeniz işten bile değildir. Dini kullanarak,  toplumları-cemaatleri baskı altına almak, ya da korkutmak amacıyla tehditlerde bulundukları vakidir.

Bunlar her zaman olmuştur.

Bu tipler evrensel prensiplere uygun bir şey üretmezler. Tahsil ve görgüleri, eleştirel fikir alışverişine izin verecek düzeyde değildir. Ayrıca yeniliklerden kaçıp dururlar. Allah’ın verdiği yetenekleri devreye sokmayı nedense düşünemezler, akıl edemezler.

Anlaşılmaz sorunları ve korkuları içinde yaşayıp bocalarlar. Dolayısı ile hep bir arada yaşamayı yeğlerler.

Bedenlerinden kopmanın özgürlüğünü asla düşünemezler. Dolayısıyla, yaşayamazlar.

Sevgili okurlar!

Bizler pozitif insan olmaya özlem duyarız. Bunu, adımızdan emin olduğumuz gibi biliyoruz.

Tek çözüm yolu ise geçirebileceğimiz dönüşümlerdir. Şayet onun farkında olabilirsek her şey rayına oturur.

Bu nedenle sağlıklı, bedenin esaretinden kurtulmuş bir insan profili ortaya çıkar.

Aslına bakılırsa sıradan birinin, istenilen haldeki yetişkin olması için verdiği çaba ne kadar güzel, ne kadar isabetlidir!

Ahmed F. Yüksel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1991
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10242
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster