Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
608
 

İnsan yalnız kalmazsa kendini nasıl duyabilir ki

İnsan yalnız kalmazsa kendini nasıl duyabilir ki
 

Kumsalda dalgaların silmek üzere olduğu ayak izlerinin bir çocuğa mı yoksa bir kadına mı ait olduğunu anlayamadım!

Sabahın bu kör saatinde, köpeğini yürüyüşe çıkartmış, eve döndükten sonra tekrar uyumayı düşünen, elbisesinin etekleri ıslandığı için sık ve aceleci adımlar atan, pasaklı ( <ı>Neden pasaklı yazdıysam, BOŞVERMİŞ daha uygun bir kelimeydi sanki!) bir kadın geldi gözlerimin önüne…

Etrafa baktım, kimseyi göremedim…

Kadın neden uyumayı düşünsün ki?

Çaydanlığı ateşin üzerine koyar, su kaynayana, ardından çay demlenene kadar, kabuklarını soyduğu domatesleri tabağa özenle dizer, zeytinyağını domateslerin üzerinde dikkatle gezdirir, peyniri buzdolabından çıkartırken ucundan azcık kopartır ve ağzına atar, kızarttığı ekmek dilimlerinin üzerine tereyağı sürer.

Tam o esnada aklına bir şey gelir ve omuzlarına hırkasını alarak hışımla evden çıkar, biraz sonra da koltuğunun altında gazetelerle döner…

Mutfak penceresinden denizi görüyordur…

Camı açar, ağzındaki zeytin çekirdeğini avucuna alırken temiz havayı ciğerlerinin en kuytu köşelerine kadar çeker…

İlk köşe yazısını okur, ilk sigarasını içmeden önce çay bardağını değiştirir, sandalyeyi açık olan cama biraz daha yaklaştırır, dalgaların ve sessizliğin sesini dinler…

Aklından insan yalnız kalmazsa kendini nasıl duyabilir ki diye geçirir…

Dalgaların çakıl taşlarına söylettiği, geceleri korkmasına sebep olan ama gündüzleri dinlemekten büyük keyif aldığı şarkının notaları arasında kaybolur…

Ardından sarsılarak ağlamaya başlar…

Kadınların neden ağladığını kim nerden bilebilir ki?

***

Gözleri yaşlı, adını bile koymadığım kadını, düşümün denize açılan penceresinde bırakıyor, üşüdüğümü hissedip montumun yakalarını kaldırıyor, öylesine yürümeye başlıyorum.

Kumun üzerinde bıraktığım ayak izlerinin silinişini izlerken, kıyıya çekilmiş ve ters çevrilmiş üç tane kayık görüyorum…

Birileri tarafından izlenmiyor olmanın rahatlığı ile sanki onlarca el ayaklarımın altını gıdıklıyormuş da nazlanmaktan vazgeçmiş gibi kahkahayı patlatıyorum…

<ı>Sabahın köründe kendi kendine gülen bir adam görseniz ne düşünürsünüz?

Şaka gibi!

Hayatın fısıldaması gibi!

Hayal penceremde ağlayan kadının, ete kemiğe bürünüp çaktırmadan verdiği mesaj gibi!

Bir insanın hayatı boyunca, sahile çekilmiş yan yana duran bu isimlere sahip üç kayığı görme şansı yüzde kaç?

Duygu.

Tutku.

Gizem.

Tutku ve Gizem mavi, Duygu Kırmızı!

***

Çantamdan fotoğraf makinesini çıkartıp, kayıkların resmini çekerken, kocaman bir Golden Retriever geliyor yanıma, başını yana eğip gözlerimin içine bakıyor

Koltuğunun altında gazetelerle “ Korkmayın bir şey yapmaz!” diye seslenen kadına dönüyor, çıplak ayaklarını ve elbisesinin ıslak eteklerini görünce donuyorum…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vallahi pes diyorum... Yalnız bir şey eksik kalmış bence, o şirin tüylünün fotoğrafını da çekip koysaydın ya, bir de ayak izlerini çekebilirdin di mi?... Hikaye, anlatımın müthiş yine... Ellerine, yüreğine sağlık...:))

Sema Sener 
 11.12.2008 21:31
Cevap :
Ne kadarı gerçek, ne kadarı hayal? Bilinmez, beğenmene sevindim…O günden aklımda kalan kayıklar oldu…Bu ne tesadüf yahu : )))  12.12.2008 16:33
 

ve İtalyan bağımsız filmlerinin senaryoları gibi. Çok büyük keyifle okudum. Şimdi bir kaç kez daha okuyacağım. Sevgiler.

Eymil 
 19.11.2008 9:48
Cevap :
“Teşekkür ederim” demekten başka aklıma bir şey gelmedi...  19.11.2008 14:17
 

"Ben oradaydım ve sizi gördüm uzaktan" demek geldi içimden. O kadar güzeldi işte...Sevgiler...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 18.11.2008 11:48
Cevap :
Bende seni gördüm sevgili Ahmet... Yine Fenerbahçe forman vardı üzerinde : )) Teşekkürler  18.11.2008 14:39
 

Kaleminize sağlık.Okurken, naçizane yazdığım ve henüz kimseye okutmadığım bir öykümü hatırladım-”Çikolata kokusu”.Kahve kokusu – tutkunun ve şehvetin kokusu, çikolata ise aşkın kokusu, bana göre.Siz renklerle ifade etmişsiniz. Saygılarımla…

Gül AYAN 
 18.11.2008 10:07
Cevap :
Empati adlı kitabı okuyunca bir süre takılmıştım renk olayına, kırmızı ne demek mavi ne demek... Kırmızı ve maviyi yazarken o kitabı anımsadım... O yüzden de ünlem işareti koydum... Siyah da güzel bir renktir....  18.11.2008 14:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7729
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1082
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster