Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
598
 

İnsan yaşlandıkça, zevkleri de değişirmiş...

İnsan yaşlandıkça, zevkleri de değişirmiş...
 

Yaşın kaç olursa olsun, yaşamın değerini bilmelisin...


Bizzat yaşayarak öğreniyorum ki, insan yaşlandıkça, zevkleri de değişirmiş... Hem de hemen hemen her konuda...

Bazı sabahlar, kahvaltı niyetine yediğim, hazır börek çeşitlerinden tutun da, giydiğim gömleklerle ayakkabılara kadar... Hoşlandığım kadın modellerinden başlayıp, son yıllarda gardrobumu işgal eden takım elbiselere kadar; hemen hemen her konuda, yaşlandıkça, zevklerim de değişmekte; istesem de, istemesem de; üstelik... Bu değişimin yönü, bana hep iyiye doğruymuş gibi geliyorsa da... İşin doğrusunu, en iyi, Allah bilir!

Senin için de aynı mıdır durum? Yaşlandıkça, senin de zevklerin, tercihlerin, önceliklerin değişiyor mu; zamanla uyumlu, sürekli bir devinim içinde?... Eskiden çok önemsediklerin, sıradanlaşırken hızla; geçmişin en anlamsız görünen objeleri; büyüdükçe büyüyor; zamanla çok daha değerli görünüyor mu gözüne?

Eminim ki, ufak tefek farklılıklar olmakla birlikte, sen de benimle benzer insani değişimler içindesin. Yaşlandıkça, senin de zevklerin değişmekte... Hiç inkar etme. 

Hani derler ya... " Gencin enerjisi yaşlıda; yaşlının tecrübesi gençte olsa; ah ne güzel olurdu! " diye... Tabii canıııım!... " Bundan iyisi, Şam'da kayısı!..." diyesim geliyor; şimdi şuracıkta size; bu konuda. İyi mi?

Peki yaşlandıkça, sadece zevkleri mi değişir insanın? Elbette hayır! Yaşlandıkça, bilgisi de, görgüsü de, yaşamdan beklentisi de değişir tabi ki; insanoğlunun...Ve yaşam deneyimi; katmer katmer katmerlenir... Değil mi?

Eskiden, hayatı yaşamak için yaşayan, sürekli bir hengame içinde, bitmeyen bir telaşla davranan insan; yaşlandıkça, keyfine daha fazla varmaya çalışır yaşadıklarının... Yaş ilerledikçe, keyifçilik de tavan yapar git gide...

Belki de... Yaşlandıkça keyifçi olması herifçioğlunun; kalan yaşam süresinin giderek azalmasıyla ilgilidir. Ne dersin? Çünkü her aklı başında insan bilir ki; her geçen gün, ömründen eksilmektedir.

Yaşlanan insanın, zevklerinin de değişmesi, dünyanın her yerinde aynı olan, insanlığın en değişmez evrensel hallerinden biridir belki de... Tıpkı Montaigne'nin de dediği gibi: " Her insanda, insanlığın bütün halleri bulunur." çünkü.

Ve elbette, yaşlandıkça, zevkleri de değişir insanın... Yaşamın değişim hızına karşı gelmek mümkün mü?

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

Cemile Torun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Buna yaşlanma demiyelim olgunlaşma süreci diyelim. Daha doğru ve gerçekci yaklaşım diyelim.

Vatan sezer 
 16.05.2013 11:13
Cevap :
Olgunlaşma dedik gitti o zaman! Teşekkürler sevgili kardeşim. Cemce sevgilerimle...  23.07.2013 14:22
 

Her şeyden önce daha sakin ve mantıklı düşünebiliyor insan yaşı ilerledikçe, doğrudur her geçen günün kaçınılmaz sona biraz daha yaklaştırdığının gençken pek farkında olamıyor insan, önemli olan olumlu değişimler kazanabilmek sonra "huysuz ihtiyar" etiketini de taşımak zorunda kalabiliriz, hem gerçek hem de keyifli bir yazı okudum elinize sağlık Cem bey, sevgiler

Cemile Torun 
 15.05.2013 23:35
Cevap :
Yorumunuzu eksiklerimi tamamlayan bir eklenti kabul ediyorum. Çok teşekkür ederim. Cemce sevgilerimle...  22.07.2013 21:51
 

Merhaba Sevgili Gülen Kardeşim! Canınıza sağlık ne güzel bir paylaşım. Evet insan yaşlandıkça tüm zevkler ve insanlığın tüm halleri değişiyor.Selamlar, sevgiler sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 15.05.2013 7:01
Cevap :
Ben de her yazıma ayrı ayrı emek verişinize minnettarım değerli hocam. Cemce sevgilerimle...  22.07.2013 21:44
 

Sevgili Cem bey, yazdiklarim birden kayboldu, temenni ederim yarim kalan yazim gönderilmemistir. Insanlar yaslandikca, toplumlari yöneten kesimlerin hukuk, hak, adalet, bireye ve toplumun bütününe saygi baglamindaki, keyfi yönetimleri ve yönetilen kesimlerin, umudunu kaybetmis ve duyarsiz bir sekilde davranmaya, algilamaya ve hissetmeye baslamalarina paralel olarak, yasami güzellestiren motiflerin solmaya basladigi, bu gelisme sonucu hissetikleri, algiladiklari ve yasadiklari bu olumsuzluklar nedeniyle,umut erazyonuna ugradiklarini, yaratici güclerinin kayboldugunu,kendisini yenilemesi gereken bir mekanizmanin, geriye dogru bir cöküse gectigini görürüz. Ihtiyarlayan beden degil, ic dönyadaki cöküstür. Tükenen kaynaklar degil, umut agacinin köklerine su gitmeyisidir. Hos ve güzel aliskanlikar bir bir tükenirken,zevklerin resimleri bir bir indirilerek, yerine dertlerin tablolari asilmaktadir, yaslilikta.Iste sevgili Cem yaslanmak böyle tatsiz bir olgudur.Sevgi ve Selamlarimla. REFIK B.

Refik Başdere 
 15.05.2013 2:40
Cevap :
" İhtarlayan beden değil, iç dünyadaki çöküştür. " Analizinizi küpe ettim kulağıma. Teşekkür ederim. Cemce sevgilerimle...  22.07.2013 21:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1340
Toplam yorum
: 3600
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1672
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster