Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '09

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
892
 

İnsani ve Sosyal Gelişim Hikayesi

İnsani ve Sosyal Gelişim Hikayesi
 

İnsani ve Sosyal Gelişim Merkezi


İnsanî ve Sosyal Gelişim, bizim varlık sebebimizle özdeşleşen bir çizgi haline geldi. 1984’lerde Erciyes Üniversitesi’nde katıldığım “Üniversite Sanayi İşbirliği Sempozyumu” ile belki ilk tohumları zihnime serpildi. Yoğun ve tatlı, Üniversite eğitimim sonrası, İstanbul'un kültürel atmosferiyle beslendi. Öğretmenlik ve asistanlık döneminde toprak ile kısmen buluştu. En önemli açılımlarından birini, vatanî görevim esnasındaki "Rehberlik ve Danışma Merkezi"ndeki çalışmalarım ve aldığım sonuçlar oluşturdu. Oradaki pratik ile tezimizin teorik buluşması "Kur'ân'da İNSAN Tipleri ve Davranışları" kitabını şekillendirdi.

Daha sonra “Hayatın Akışı” gazete “Hayat Sermayesi” dergi köşe yazıları, “3.Göz’den Hayatımız” TV programı ve http://www.em.com/undefined/ web sayfası ile ciddi kamuoyu ilgisi ve desteği gördü. Akdeniz, Karadeniz, İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da verdiğim konferanslarda kısmi açılımlar yapma fırsatı buldum. Şu anda kabuğunu kırıp yeşererek meyve verecek bir durumdadır.


Tarihi ve sosyal sorumluluk olarak kabul sürecinde, her insanın hayata gelmesinde bir gaye ve hedefin olduğu düşüncem etkilidir. Sahanın tartışılmaz otoritelerinden Sayın Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nun Elazığ'da öğretmenlerimize verdiği bir konferans önemli bir açılıma vesile oldu. Konferans sonrası, görüşmeler ve Sayın Cüceloğlu'nun kitabımızı okuyup değerlendirmesi üzerine, İstanbul Ulus Parkındaki boğaz manzaralı bir mekânda 2 saatlik görüşme sonunda "Siz bu sahada ekol olursunuz" teveccühü bize "tarihi ve sosyal bir sorumluluk" yüklemiştir. Bu ekol olabilecek arka plan şahsımızdan ziyade bizi besleyen kaynak ve değerlere ait bir durumdur. Kökünden beslenmeyen hiçbir ağacın meyvesi olmaz. İnsani ve sosyal gelişim, bilimsel bilgi, evrensel, insanî, ahlakî ve ilahî değerler ile ihtiyaç ve beklentilere uygun açılımlar yapacak yaklaşım tarzlarını içerir.

İnsanî ve sosyal gelişim, kamu, iş dünyası ve eğitim arasında etkin iletişim sürecini başlatıp verimlilik stratejileri üzerinde çalışacaktır. Devlet-millet kaynaşma ve bütünleşmesine hizmet edecektir. Asker-sivil bağlantılarını anlaşılır ve kabul edilebilir düzeye getirme noktasında çalışmalar yapacaktır. Hükümet-siyaset ayrımını anlaşılır ve kabul edilebilir hale getirmek için hizmet zeminleri üzerinde çalışabilecektir. Kuvvetler ayrımı prensibini etki tepkiden ziyada anlama ve çözüm üretmeye hizmet eder hale getirecektir. İnsanımızın ihtiyaç ve beklentilerine uygun açılımlar yapacaktır. Sosyal sermayeyi en üst düzeyde kullanıp verimlilik stratejileri geliştirecektir.

Bu güne kadar birçok, kişi ve kuruluş ile bu fikir ve düşüncelerimi paylaştım. Kamuoyuna da açılım yapan bu isimlerden bazıları şunlardır. Kemal Koçak, Bayram Özbek, Dr.İlhami Fındıkçı, Muhammed Bozdağ, İhsan Özalp, Prof. Dr. Ahmet Maranki, Hakan Alşan, Erdal Demirkıran, Dr. Davut İbrahimoğlu, Prof.Dr. Mehmet Bekaroğlu. Ayrıca tez ve kitap yazım süresince görüştüğümüz, Prof. Dr. Hayati Hökelekli, Prof. Dr. Sadık Kılıç, Prof. Dr. H. Mahmud Çamdibi, Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Prof Dr. Bayraktar Bayraklı, Prof Dr. Celal Kırca, Prof. Dr. Mehmet Aydın, Prof. Dr. Sirel Karakaş, Prof. Dr. M. Şevki Aydın, Prof. Dr. İshak Yazıcı ve daha birçok ilim ve fikir adamı ile bakış açıları ve alt yapısı güçlenmiştir.

Bu misyonu Sayın Prof. Dr. Haluk Yavuzer de desteklemiş ve heyecanımızı artırmıştır. Marmara Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Necla PUR ve istişare heyetinin bulunduğu bir atmosferde de bu açılım dile getirilmiş ve ilgi görmüştür. Ankara’dan üst düzey yöneticiler ve Ordu Milletvekili Av. Mustafa Hamarat da bu fikirleri desteklediklerini ifade etmişlerdir.

Prof.Dr. Vehbi Çelik, Prof. Dr. Mahmut Atay, F.Ü. Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Bülent Şen, Y.Doç.Dr. Zülfü Demirtaş ve nihayet Fırat Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Fevzi Bingöl'ün ilgisi ile daha sağlam bir zemin bulacak gibi görünmektedir.

Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) bünyesinde veya uygun görülen bir üniversitemize bağlı olarak kurulabilecek "İnsanî ve Sosyal Gelişim Enstitüsü (İNSGE)" kurumsal koordinasyon sağlayarak çok sağlıklı açılımlar yaparak hizmet üretebilecektir.

Bu konuya ilgi gösterecekler ile görüşmeler yapılarak, insanımızın hayat kalitesine ciddi katkılar sağlanabilir.

"Ya bir yola uy, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil, engel olma!"

Ayrıca küresel anlamdaki değişim sürecine, Türkiye’den başlatılacak açılımlara ihtiyaç büyüktür. Batı’nın zayıflaması ve doğunun kıpırdanışları arasında Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik ve kültürel arkalan bu noktada önem arz etmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 859
Kayıt tarihi
: 31.01.09
 
 

İnsanî ve Sosyal Gelişim Uzmanı, Dr. Hüseyin Emin SERT, Ordu-Perşembe' de 1967'de dünyaya geldi. 197..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster