Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
663
 

İnsanın bir şekli olmalı

İnsanın bir şekli olmalı
 

su güzeldir ama bir şekli yoktur


İnsanın bir şekli olmalı... Girdikleri kabın şeklini alan sıvılar gibi olmamalı insan...
Kendini bir yere ait hissetmek bir statü veya grup mensubu olmak için toplumsal ve insani değerlerden ödün vermemeli...

İnsanın bir şekli olmalı... Doğruları ve yanlışları, kabul edebilecekleri ve edmeyecekleri, kuralları olmalı ve bunlar doğrultusunda şekkilenmiş bir kişiliği...

Kişilik evrensel değerler üzerine inşaa edilmiş olmalı... Eğer insan evrensel değerlerden sadece bir tanesini bile içinde barındırmıyorsa bu noktada bir kişilik sorunundan bahsetmek mümkündür... Eğer saygıdan yoksunsa bir sorun var demektir... Eğer sevgiden yoksunsa bir sorun var demektir... Eğer ahlaktan yoksunsa yine bir sorun var demektir...

Ahlak anlayışını toplumdan topluma değişebileceği söylensede temelde ortak değerler vardır. Bazı toplumlarda bir takım değerlerin dejenerasyona uğramış olması ahlak anlayışının evrensel olmadığı anlamına gelmez. Nasıl ki insanlarda kişilik bozuklukları varsa toplumlarda da toplumsal bozukluklar vardır, bir hastalık gibi. Bir anlayışın doğru veya yanlış olması onun herhangi bir toplumda kabul görme veya görmemesi ilgili değildir. Toplumun sağlıklı birşekilde devamlılığın sağlanması noktasındaki gerekliliği bir değerin evrensel olup olmadığını belirler. Bu değerleri korumak adına koyulmuş kurallar her toplum ve kültürde farklılık gösterebilir. Bu yöntemlerin doğruluk ve yanlışlıkları da tarışılabilir. Ancak değerin kendisi tartışılmazdır.

Örneğin terkedilmiş, annesi ve babası belli olmaya çocukların sayıları ve bu çocukların işledikleri suçların oranları giderek artıyor ve toplumsal huzursuzluluğa yol açıyorsa evlilik dışı ilişkiler ‘kişisel özgürlükler’ adına savunulamaz. Eğer kişilerin hatalarını toplum ödemeye başlamışsa burada kişisellikten bahsedilemez.

Eğer her türlü basın organındaki yayınlar cinselliği ön plana çıkarıyor ve çocukların cinsel açıdan vaktinden erken olgunlaşmalarına, çocukluk dönemini yaşamadan ergenlik çağına girmelerine dolayısıyla zamansız ve sağlıksız gelişmelerine yol açıyorsa bu noktada ‘basın özgürlüğü’ savunulamaz. Eğer basının şuursuzluğunun bedelini toplum ödemeye başlamışsa bu noktada özgürlük nağmeleri atmak yersiz ve komiktir...

Bu gün insanlar evrensel değerlerden çok uzak temeller üzerine oluşturulmuş ve her nasılsa kendilerini ayrıcalıklı ve üstün gösterebilmeyi başarmış bir takım sosyal gruplar içinde anılabilmek için öz benliğinden ve değerlerinden taviz vermekte hatta bu değerleri küçümsemektedirler. Bunun en çarpıcı örneğini okullarda görebiliyoruz. Okullarda kuralları tanımayan öğretmenlere karşı saygısızlığı bir marifet gören ve alkışlayan grupların varlığı ve bu grupların kendilerini farklı ve ayrıcalıklı görmeleri ve diğer öğrenciler arasında özenti uyandırıyor olmaları oldukça ilginçtir...Bu gruplara kendilerini kabul ettirmek için onların maskelerini takmaya hazır insanların sayısının gittikce artıyor olmasıda...

Aynı şekilde sanatçı(!) diye anılan ve insanların gıptıyla baktığı hertürlü evrensel değerden yoksun yaşantılar içinde aynı şeyler geçerlidir. Ve bu değersizliğe talip insanlarının sayılarının gün geçtikçe artmasıda...

Evet insanın evrensel değerlerle yoğurduğu bir şekli olmalı... Olmalı ki değersiz yaşantıların toplum nazarında değerli hale gelmesine izin vermeden, sayıları artsada ayrıcalıklı gibi gösterilselerde bu grupların şeklini almayıp kendi şeklini koruyabilsin...

mozsarac bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok güzel ifade etmişsiniz.İnsanın bir şekli olmalı.Ama, ben bir arkadaşın yorumuyla katıldığı bambu gibi olmalıyı da çok sevdim. Tıpkı sizin tüm blog yazılarınız gibi. Sevgiyle...

mozsarac 
 18.10.2008 11:58
Cevap :
Merhaba, evet bambunun da bir şekli var esnek ama esnekliğininde sınırı var. Yorum için teşekkürler sayın saklantı.  20.10.2008 8:14
 

Yazınızı okurken, gayri ihtiyari size yazdığım ilk yorum aklıma geldi.....Hafızam beni yanıltmıyorsa şöyleydi."Savaş cı, arkasından İçimizdeki çocuk girişin güzelliği,gelişmenin çok daha güzel olacağının habercisi gibi geliyor bana"....Evet beni yanıltmadığın için çok teşekkür ederim... Bireyden alarak, toplumsal yaralara bağlaman gayet güzeldi..Bence dilinin sadeliği yazıyı daha değerli kılmış...Katılmadığım bir husus için parantez açmaklada, bana söyleyecek birşey bırakmamış oldun...İyi de ettn... Yüreğine,aklına ve de kalemine SAĞLIK...

sezar pan 
 16.10.2008 16:06
Cevap :
Teşekkür ederim sayın Sezar Pan. Hafızanız sizi yanıltmıyor aynen öyle söylemiştiniz:) Saygılar  17.10.2008 8:20
 

Bugün yaşadığımız sosyal problemlerin kök nedenleridir kaybettiğimiz değerler... Üzülerek görüyoruz ki bu değerlerimizi, televizyon dizileri başta olmak üzere basınımız !! da sürekli törpülüyor... Yüreğine ve kalemine sağlık, sevgili aslıhanca. Bu duyarlılığın tüm gönüllerde oluşmasını diliyorum. sağlık ve başarı dileklerimle...

ramazan akdal 
 16.10.2008 15:17
Cevap :
Teşekkür ederim. Ayrıca sizden özür diliyorum sizinle Derneğinizin faaliyetleri hakkında konuşacaktık ancak bu aralar yoğunluğum ve evdeki internetimdeki problem nedeniyle konuşmadık. İnternet problemini en kısa zamanda çözmeye çalışacağım. Size verdiğim sözü unutmuş değilim ancak üst üste gelen durumlardan ötürü anlayışınıza sığınıyorum.  16.10.2008 15:27
 

insanın bir şekli olmalı...şekline, kalıbına uygun bir karakteri olmalı ve bunu topluma somut odlduğu kadar faydalı yönleriyle de yansıtabilmeli..toplumsal hassasiyet ile birlikte evrensel değerlerden yoksun kisilerin tersine zararı var ülkeye, o topraklara...o toprağın şekil verdiği insanlardan olmak gerek....sevgi ile yoğurulan....)

cevat KIŞLALI 
 16.10.2008 15:02
Cevap :
katkınız için teşekkürler 'o toprağın şekil verdiği insanlardan olmak gerek... sevgi ile yoğrulan' çok sevdim bu cümleyi:)  16.10.2008 15:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 78
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 984
Kayıt tarihi
: 18.09.08
 
 

1983 doğumluyum. 2004 yılında Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonraYöne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster