Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
31
 

İnşanın Kolektif Oluşu 25

Hayatı başlatacak ilk başlangıca giden makro düzenlilik içinde hidrojen vardı. Hidrojenle başlangıç içinde ve hayatın kendi iç düzenlemesini inşa etmesi içinde, ne bir mülk sahipliği vardı. Ne de rızk dağıtma türü anlama vardı. Hayat ve var oluş böylesi kavramlar üzerine oturmuyordu.

 

Rızk ve mülk kavramının önceden beri var olup var olmadığı, neden önemle belirtiliyordu? Çünkü El, rızk söylemi ve kader söylemi üzerine mana edilmişti. Rızk veya kader her şeyden önce ve her şeyle birlikte El tarafından ortaya konmuştu.

 

"Her şey rızkıyla birlikte doğar", deniyordu. Ve "her şey bugün nasılsa dün de öyleydi" deniyordu. El "her şey bir çırpıda rızkıyla birlikte yaratıldı" deme tezi üzerine oturuyordu. Demek ki bu günkü rızk olarak biriken servetler dün de vardı.

 

İşte bu böyle mi değil mi diye başlangıca bakıldığında; rızkıyla birlikte bir çırpıda ortaya konmuş hiç bir şey karşımıza çıkmıyordu. Hayatın bu günkü haliyle bir çırpıda mülk ve rızkı ile değil beliriş vermiş olması, esamileri bile yoktu.

 

Özdek, bir anlık belirsizle olan mikro bir üssü durumlarla, makro düzen dediğimiz olgu olaylar girişmesi içine geçiyordu.  İşte mikro dünyanın belirsizle olan durumundan belirli duruma geçişin o ilk başlangıç aşamasında, ne mülk; ne rızk vardı. Atom yapısıyla hidrojen vardı.

 

Bu günkü her şey, evrenin diğer temel yasaları gibi yasalardan biri olan evrimsel yasalarla vardı. Makro olan her şey bir tek atomla hidrojenden evirildi. Bu başlangıç içinde de ne mülk, ne rızk ve ne de hayat kavramı bir çırpıda oluşamamıştı.

 

Çünkü hiç birinin üreten bir toplum sal başlangıç şartları henüz ortada yoktu. Hele de köleci bir üretim ve dağıtım tarzı hiç ortada yoktu. Bu afaki söylemler ancak köleci üretim tarzı içinde üreten ilişkiler üzerine modüle edilecek söylemlerdi.

 

Hidrojenle kimyanın evrimi ortaya çıkmıştı. Kimya karalı bir çekirdekle, kuantum davranışlı elektronun girişmesinden doğan yepyeni bir güç ve bağ yapıcı girişmeye olanaktı.

 

Kararlı ve belirli bir çekirdek yapıya karşın belirsiz durumuyla kuantum davranışlı elektronun girişmesi neden ise; kimya da sonuçtu. Neden, sonucundan habersizdi.

 

Yani atom; ortaya koyacağı moleküler bileşimden, kimyasal evrimden; hayattan; toplumdan vs. habersizdi. Nedenler türlü biçimlerde girişmelerini ortaya koyarlarken evrimsel yasalar bu girişimleri seçme ayıklamalı bir akışa uğratıyordu.

 

Kesikli sürek olan atomik düzenli bu ikinci başlangıçta; ne seçen, ne seçilen belliydi. Kısmen oturmuş durumla bir çekirdek ve çekirdek etrafında kuantumca temel yasalara bağlı ve yine kuantum durumlu bir parçacık (elektron-pozitron) vardı.

 

Bu durum içinde hidrojen-hidrojen bağları nicelikten niteliğe geçen evren yasaların eşliğinde hidrojen; helyum, lityum gibi birkaç farklı atom bağlarına dönüşüyordu.

 

Bu aşamadaki maddesel girişmeler, özdeğin mikro kozmostaki gibi kısmen sınırlanmış bir ve iki boyutlu fizik yasalarıyla birlikte girişmesinin yanına, makro âlem olgu ve olayları üç boyutlu evrensel yasaların giriştirme gücü olan üç boyutlu ortamla etki altındaydılar. Makro kozmos da evrenin, üç boyutlu bir baskı basınçla, potansiyel gücü vardı.

 

Makro evrende güç kesikli sürekliydi. Ve yerel dağılımla (lokal dağılımla) değişkendi. Kaotik saçılımın öbekler konsantresi içindeydi. Bu güç hidrojen ve helyum atomları üzerinde, evrensel yasalar eşliğinde çekim gücü topaklanması ile yine başka bir evrensel yasayla DEV YILDIZLAR içinde hidrojen ve helyumu evrimsel aşamalar içine sokuyordu.

 

Kuantum dünya, kuantum ölçekli mesafe ve kuantum zamana bağlı girişmelerle ilk biçimle çok kısa ilk evrimsel başlangıçtı. İkinci aşama başlangıçla kuantum dünya atom içinde dip dünya, dip dünya dalgalanmasıydı.

 

Pozitron (anti elektron) ve elektron kuantları, diğer kuark kuantların oluşturduğu kısmen karalı çekirdekler çevresindeydi. Atomun çevresinde belirsiz elektron ve anti atomla pozitron bulutları vardı. Elektron ve pozitronların bu belirsiz kararsız kuantum durumlarına karşılık atom; çekirdeğiyle kısmen kararlı bir yapıydı.

 

Atomlar kuantum dünyaya göre kararlıydı. Atomlar mikro kozmostaki kuantlar gibi birden ve her an kendi belirsiz durumlarına değişmiyorlardı. Ve illa ki atomlar uzun sürede kendi kendilerine bozunup değişiyorlardı.

 

Bu nedenle atomlar çekirdekle kısmen kararlıydı. Elektronla kararsız kuanta yapılardı. Zaten elektronun bu kararsız yapısı çekirdek içi atom yörüngelerinde tuzaklanmakla, elektronlar türlü çeşit kimyasal bileşimin temelini atan bir özellikle ve yeni durum içinde kazandığı güç ile yeni bir alan etkisiydi.

 

Atomlar kuantum düzenle birlikte ikinci bir başlangıç durumdu. Zaten atomun yapısı içinde kuantum dünya nerde başlar nerede biter? Ya da atomun yapısı içinde makro dünya nerde başlar, nerede biter? Bunu da belirlemek olacak bir durum değildir. 

Doğa böylesi bir mantıkla çalışmaz. Doğa bunlardan habersizdir. Bunlar kolektif aklın anlama anlatım bilinci olarak ortaya koyduğu kesikli süreklilikle olan davamı bilgilerdir.

 

Atomlu inşa ikinci durumdu ve üçüncü duruma başlangıçtı. Üçüncü durum kararsız dev yıldızlar içindeki yüzden fazla atom çeşidinin evrimiydi. Büyükler dünyası (makro dünya) kuantumlu dünya üs selisine göre çok çok kısıtlanmıştı.

 

İkinci durumla atom yapılı başlangıç, yepyeni olanaklar dünyasına doğmanın ola mıydı? Atom yapılı başlangıç mikro kozmosta hiç olmayan bileşimlere doğru bir girişmeydi. Atom bu girişmeyi de atomun çekirdek gibi karalı ve elektron gibi kuantum durumuyla olan ikili karakter (ıra) yapısına borçluydu.

 

Mikro kozmosa salt bir ve iki boyutlu fiziksel alan duruma sahipken; makro koşmaz bunların yanına atomun ikili ırası nedenle kimyayı ve atoma dek bir içyapıyla, bu içyapıya dek bir iç düzeni de getirmişti.

 

Atom çekirdeği kuantum dünyaya göre çok çok kararlı ve düzenli yapıydı. Atom yokuş aşağı olan enerjiye karşı koyuş olup atom iç düzenlenişleriyle entropiye bir dirençti.

 

Atom üç boyutluydu. Atomun üçüncü boyutunun kristal yapısı (düzenli yapısı) kuantum durumlu elektron sayesinde girişme olanaklarını da ortaya koymuştu. Çekirdek yapıyı düzenli kılarken, elektron atomu atomlar arası giriştirip yeni polar bağlanımlar ortaya koyuyordu.

 

Atomlar elektron kabukla hem kısmen mikro kozmos gibi davranıp mikro kozmos ölçeğinde bambaşka yapılardı. Hem de atomlar çekirdeğiyle mikro kozmosa göre çok büyük ve kararlı olmakla makro dünyaya geçişin özelliklerini taşıyan fark durumlarıyla makro kozmos ölçeğindeydiler.

 

Evren kuantum dünyaya bir çevreydi. Evren her şey gibi genleşen dokusuyla ve kuantum dünyayla sürecine başlamıştı. Biri diğerine göre anlam ve tanımdı.

 

Çevrenin kimi kuantum dünya üzerine kuantum uzaklık ve kuantum zamanlı kısmi bir baskı ve basıncı olacaktı. Evren denen çevrenin kuantum ölçekli mesafe olan 10 üssü - 33 cm. de ve kuantum ölçekli zaman olan 10 üssü -43 saniyelik süre içinde kısmi baskısıyla kimi kuark bileşimleri proton ve nötron yapılı kararlı bir inşa donukluğu içinde tuzaklı duruma düşürdü.

 

Tuzaklı ve kararlı durum demek, tuzaklı durum içindeki kuarkların üssel belirsizliklerini ortaya koyamaz olmalarıydı. Bu yeni durum kuantum dünyayla birlikte, kuantum dünyadan çıkışın biletiydi.

 

Bu yeni ve tuzaklı yapı; kuantum bileşimli süreci belirli yaptı. Kuantum ölçeği dışında "makro ölçekle" girişen zaman mekân bileşimlerine değin yeni bir yapı inşasının alanını da açmıştı.

 

Atom kuantum yapıdan inşa olup, sadece kuantum yapı gibi davranmıyordu. Kuantum alan dışına makro alan açıp; makro alanda da davranabilen, iki davranışlı bir inşaydı. Yazının en başında ne demiştim evren dağılan birleşen süreçlerle bir inşa alanıydı.

 

Hidrojen ve helyum atomun, kuantum alan dışında da davranabilecek olan inşaca bir yapı oluşum durumuydu. Hidrojen, helyum ve eser miktarda lityum; çevrenin şok enerjili basıncı altında kuantum zaman ve kuantum mekân ölçeğinde geçerli yasalarla önce hidrojenin çekirdeğini oluşmuştu.

 

İşte hidrojen, helyum ve lityum atoma dek bileşimle olan yapıların evrensel dağılımları bu şok dalgalı enerjinin sıcaklık basıncından geriye kalan ilk birkaç atomdan gaz ve toz bulutu kümeleriydi.

 

Makro ölçekli bulut kümeler evrenin ilk basınç şartları içinde ortaya çıkan gaz toz zerresi atomlardı. Zerreydi, görünmezdi ama kuantum parçacıktan da çok çok büyüktüler.

 

Bir nokta durumla tümden ve her yer ile aynı anda başlayan büyük genleşme ya da patlama; şimdi mikro ölçekte bir genleşme ve patlama olmakla evrenin şok dalgasına eklemler geri beslenme (bağlanım-kaynaklık) yapıyordular.

 

Evren, saniyenin tredesilyon da biri kadar bir niceliler içinde genişleyen bir nitelik ve nicelikle, belirimler veriyordu. Artık kuantum ölçekli zaman mekân girişmelerinin yanına; üç boyutlu makro ölçekli zaman mekân girişmeleri ortaya konuyordu.

 

Gördüğümüz evren makro kozmosun eseri olan bu evrendi. Görünenin görünmeyeniyle (karasıyla), enerjinin, anti enerjisiyle; maddenin anti maddesiyle vardı. Ama henüz ne mülk, ne zekâ (öznel oluş), ne de rızk ortada yoktu.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 398
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 105
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster