Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '12

 
Kategori
Tıp
Okunma Sayısı
276
 

İnsanın yaratılışı

Hepimizin bildiği gibi insanın başlangıcı tek bir hücre ile oluyor. Daha doğrusu anneden gelen tek hücrelik yumurta (ovum) ile babadan gelen tek hücre (sperm) birleşerek yeni bir tek hücre oluşturuyor. Sonra bu tek hücre bölünerek yeni hücreler oluşturmaya başlıyor. Bu ilk hücreler “mutipoten” yani pek çok değişik organın hücrelerini oluşturabilecek özellikte hücreler oluyor.

Bu hücreler birleşerek üst üste üç ana tabaka oluşturuyor. Sonra bu tabakalar kendi içine doğru katlanarak bir rulo oluşturuyor, yuvarlak içi boş bir tüp gibi. Bu tüpün içi daha sonraki safhalarda ağız, yemek borusu, akciğerler, mide, bağırsaklar gibi içi boş olan solunum ve sindirim sistemini oluşturuyor. Bir yandan da beyin, karaciğer, böbrek, göz, kulak gibi her biri ayrı görevler üstlenecek organlar imal edilmeye başlanıyor.

Pek tabii ki karaciğer hücrelerinin özellikleri, vasıfları, kabiliyetleri gözde veya kulakta veya beyinde bulunan hücrelerin özelliklerinden çok farklı. Dolayısıyla her bir organ için o organın işlevlerini görebilmeye uygun değişik özellikte hücreler imal edilmesi gerekiyor. Bunun için gerekli know – how yani bilgi veya kodex veya proğram multipoten hücrelerin içinde mevcut. Multipoten hücrenin içinde karaciğer hücresi olabilecek özellikler de var, göz hücresi olabilecek özellikler de var. İşte hücre DNA sındaki bilgi ve formüller (bill of materials veya mamül ağacı) o multipoten hücrelerin bazısını karaciğer hücresine dönüştürüyor ve bu esnada örneğin göz hücresi olabilecek özellikleri bastırıyor, karaciğerin ortasında bir göz olmasın diye. Diğer taraftan da aynı multipoten hücre göz hücresine dönüştürülürken içinde ki karaciğer hücresi veya diğer organ hücresi olabilecek özellikler bastırılıyor.

Gelelim bu imalatın her safhasında titizlikle uygulanan kalite kontrol sürecine. Diyelimki bir göz hücresi üretildi. Evvela bu hücre kontrol ediliyor acaba görevini eksiksiz yapabilecek sağlıklı sağlam ve tam bir hücre olmuşmu diye. Eğer olmamışsa hemen imha ediliyor. Eğer sağlamsa vucudun göz bulunacak yerine gönderiliyor. Sonra yine bir kontrol mekanizması işliyor. Acaba o göz hücresi göze mi gitti yoksa yanlışlıkla kulağa mı veya karaciğere mi gitti. Eğer yanlış yere gittiyse yapılan kontrol neticesi yine orada hemen imha ediliyor ve oraya yeniden bir göz hücresi imal edilip gönderiliyor.

İşte vucudumuzun her bir organı için lazım olan her bir hücre tek tek böyle imal ediliyor, ve oluşacak organın bulunduğu yere gönderilerek o organın oluşması sağlanıyor. Tabi göz hücresi derken bunlarda birçok değişik hücrelerden oluşuyor. Mesela gözde retinayı oluşturacak hücreler başka özellikte, göz sinirlerini oluşturacak hücrele başka özellikte, renkli irisi oluşturacak hücreler başka başka özelliklere sahip  olacak şekilde üretiliyor. Bu hücrelerin imal edilip göz oluşacak yere gönderilmeleriyle iş bitmiyor. Orada sinir hücrelerinin, retinanın, irisin vs vs birbiriyle bir bütün oluşturacak şekilde koordineli çalışmalarını ve neticede bir  göz organı olabilmelerini sağlayacak ayrıca bir montaj gerekli. İşte bu montaj için gerekli bilgi de bu hücrelerin içinde var. Yani hücrenin içinde sadece o hücre görevini nasıl yapacak bilgisi değil, aynı organdaki diğer tip hücrelerle nasıl işbirliği yapacak ki göz görebilsin, o bilgi de var. Bu kadarla da kalmıyor, gözün tamamı oluştuktan sonra göz diğer organlarla örneğin beyinle nasıl koordineli çalışacak, o bilgi de, hem göz hücrelerinde hem de beyin hücrelerinde mevcut.

Velhasıl-ı kelam, anne karnında tek bir hücreyle başlayan serüvenin bir bebek haline gelebilmesi için müthiş bir bilgi hazinesi gerekli. Önce bir design (proje) lazım. Sonra genetik, biyoloji, fizik, kimya, bilgi işlem proğramcılığı, matematik, kalite kontrol vs vs lazım. Bu bilimleri bilmeden  gelişigüzel tesadüfen yapılabilecek veya olabilecek  birşey değil bir bebeğin oluşması. O kadar değil ki, değil bir bebeğin tamamını imal etmek, her bir organının her bir hücresi imal edildikten sonra ,tek tek kontrol ediliyor, sağlam mı değil mi diye ve eğer sağlam değilse hemen oradıkça imha ediliyor.Yani hiçbir şey tesadüfe bırakılmıyor.

Pozitif ilimlerin bugün ulaştığı bilgi seviyesi böyle bir bebeği imal edebilmekten çok çok uzak. Bir bebeğin imal edilebilmesi için velevki teorik olarak bunu suni olarak  başarmak  ileride  mümkün olsa bile, bunun için müthiş bir genetik, bilgisayar proğramcılığı, hücre bilimi, metabiyoloji vs vs vs bilgileri gerekli. Bu bilgiler de yetmez. Bu bilgilerin de kullanılacağı bir imalat süreci, bir kontrol süreci, değişik organların birbirleriyle irtibatını ve koordinasyonunu sağlayacak bilgiler gerekli. İnsan vücüdü milyarlarca değişik özellikte hücrelerden, pek çok değişik görevleri olan organlardan oluştuğuna göre bu imalat sürecinde hata olma ihtimali çok yüksek. Hataların zamanında farkedilip düzeltilme proğramı vs de gerekli. Sonra değişik organların birbiriyle irtibatını ve işbirliğini sağlamak lazım.

Diyelim ki bütün bunları yaptınız, vücüt tamamlandı, hatta kalbi de çalıştırdınız, vücüt tıkır tıkır çalışıyor. Peki bu cocuğa ağlamasını gülmesini nasıl öğreteceksiniz, annesinin memesini emmesi gerektiğini, sütü yutması gerektiğini, öğrendiği bilgileri hafızasında biriktirip, sonra gerektiğinde bu bilgileri hafızadan çıkarıp çıkarıp tekrar tekrar kullanmasını nasıl öğreteceksiniz.

Hadi bunlardan da vazgeçtim. Diyelim ki tek hücreli bir hayvan olan amipi (veya yalancı ayaklı hayvanı)  suni olarak imal ettiniz veya yarattınız diyelim. Ona yiyecek gördüğü yere uzanmasını tehlike olan yerden uzaklaşmasını nasıl öğreteceksiniz. Yani ona yaşama şuurunu, yaşamını devam ettirme amacını, velhasıl ruhunu nasıl vereceksiniz?

Ali adnan inal

9 aralık 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bazı insanlarda bilime haddinden fazla önem veriş ve dini küçümseyiş görürüz. Bilimi kim yarattı? Bilimadamlarını kim yarattı, kim yaşatıyor ve kim öldürecek? Bilimadamına ilham, anlık fikirler ya da rüya ile yol gösteren, ipuçları veren kimdir? Hiç ölmeyen bir bilimadamı tanıyor musunuz? Bilim çok önemli ve insani bir şeydir ancak yaradan herşeyin yaratıcısı, sahibi ve mükemmeldir. Bir anlık dilemesiyle varoluşun akibetini belirler. Bütün varoluşun.Kim ki bunu geç olmadan farkeder ve inanır, en azından zararın büyük kısmından kurtulabilir ve Allahtan bağışlanma dileyecek yüzü olur. Güzel yazıydı. İyi akşamlar.(Başı açık bir tahsilli bayanım ancak kalbimde ve her hücremdeki imanla sevgiyle gurur duyuyorum)

beyazışık 
 13.12.2012 21:54
Cevap :
teşekkürler, size katılıyorum...  14.12.2012 13:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 918
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster