Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '08

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
3496
 

İnsanlar Arası İlişkiler ve Televizyon Programları

İnsanlar Arası İlişkiler ve Televizyon Programları
 

Medya ve Sosyal Hizmet
Değişen koşullara uyabilmek için sosyal, kültürel ve yönetimsel ortamlarda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması gerekir. Bu gereklilik Yenileşim(İnovasyon) kavramıyla tanımlanmaktadır. İnsanların değişen ihtiyaçlarına yönelik medyanın bir araç olarak kullanılması da bu yenileşim yollarından biridir.

İnsanların ilgi alanları, duygusal,sosyal, bedensel, kültürel ve sanatsal ihtiyaçları ile doğru orantılıdır. Kim ne derse desin televizyon ve bir bütün olarak medya araçları, sosyal yapımızı kültürel dokumuzu ve bireysel yaşamımızdaki ilişkilerimizi değiştirmekte, insanların yönelimlerini ve olaylara bakışını siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda bir güç olarak derinden etkilemektedir.

Bugün için en çok izlenen televizyon programlarını değerlendirdiğimizde komedi dizileri, ünlü edebiyatçıların romanlarından uyarlama dizi filmler, müzikal yarışmalar, ünlü isimlerin sunduğu ana haber bültenleri izlenme rekorları kırmakta.

Yaşamımızın bir parçası haline gelmiş olan televizyon ve televizyon programları insanlar arası ilişkilerimizin yeniden şekillenmesinde ve yaşam biçimimizin detaylarında, yeni davranış ve düşüncelerin oluşmasında etkili bir öneme sahip.

Kuşkusuz iyi yönetildiğinde ve tasarlandığında televizyon programları, sosyal yaşamın renklenmesinde, zenginleşmesinde, insanların bilgilendirilip, aydınlatılmasında ve eğlendirilmesinde, kültürel etkileşimin gelişmesinde, sanat alanında ve daha bir çok alanda olumlu yansımaları olmaktadır. Kötü yönetildiğinde ve tasarlandığında ise televizyon, yanılışın benimsenmesinde, inanların aldatılmasında, oyalanmasında ve sosyal yaşamın yara almasında ve bir çok alanda sosyal yaralar da açabilen sonuçlar doğurmaktadır.

Özellikle çocuklar ve gençler açısından, yeni nesillerin yetişmesi bakımından durum oldukça stratejik önem taşımaktadır. Kurumsal eğitim sisteminin boşluklarını ve yetersizliklerini doğal olarak dolduran medya araçları ve öncelikle televizyon, genel eğitim kavramı açısından, formel eğitimin etkisini zayıflatmıştır.

İnsanlar ilköğretimde, liselerde ve üniversitelerde aldığı eğitim ve öğretimin kazandırdıkları ve yaşamlarına yansıtabildiklerinin ötesinde medya dünyasının vericilerinden yansıyan yayınlarla daha çok yaşamlarını ve algılarını oluşturmaktadırlar.

Doğal olarak bilim temelli ve akla dayalı yararcıl yaklaşımlardan uzak yayınlar, programlar insanların genel eğitim kavramı potansiyeline şöyle ya da böyle katkıda bulunmakta, sonuçta formel eğitimin şekillendirme etkisindeki payını azaltmaktadır. Bu kaçınılmaz bir medyatik gelişmedir.

Ne var ki, kılı kırk yaran ebeveynler, türlü güçlük ve zorluklara rağmen kazançlarını çocuklarının en iyi eğitim kurumlarında eğitim alması, kaliteli sağlık hizmetlerinden yararlanması, vb. gibi durumlar için harcarken ve çocuklarını geleceğe hazırlamada titizlik gösterirken, benzer duyarlılığı ve ilgiyi medya dünyasının araçlarından yayılan yayınların yaşa ve gelişim dönemlerine göre zararlı olabilecek etkilerine yönelik gereken özeni gösterememektedir.

Bu güne değin yaptığım çalışmalarda karşılaştığım bir gerçeğin altını çizmekte yarar görüyorum. Çocuklar, aileleri tarafından ne kadar iyi yetiştirilirse yetiştirilsin, ne kadar iyi alışkanlıklar kazandırılırsa kazansın , eğer sosyal çevre (çocuğu ve genci kuşatan arkadaş grupları ve kent yaşamı ortamı ile birlikte tüm çevresel enstrümanlar) medya araçları, internet, televizyon ve müzik dünyasının ikon ve idol oluşturmuş ünlülerinin yaşam tarzları çocuk ve gencin temas biçiminde ve yaşama bakışında olumsuz temel değişikliklere neden olmuşsa, ailenin kazandırdıklarını pek fazla önemi kalmamakta ve çevrenin olumsuz koşulları düzelmedikçe de, düzelme söz konusu olmamaktadır.

Mükemmel bir aile yaklaşımı gösterilse dahi , tek başına aile kurumunun çabası ve kazandırdıkları olumsuz çevre koşullarında yüksek bir olasılıkla yenilgiye uğrayabileceğini akıldan çıkarmamak gerekiyor. Bu kötümser bir bulguya çözüm olabilecek en iyimser yaklaşım, çevrenin de yeni nesillerin sağlıklı yetiştirilmesine neden olabilecek sosyal düzenlemelerle sosyal sorunların çözülmesi hatta sosyal sorunlar gelişmeden önlem alınması ile sosyal yaşamın iyileştirilmesidir.

Bu aşamada sosyal politikalarda koruyucu, önleyici ve rehabilite edici sosyal hizmetlerin ve sosyal çalışmaların yer alması ve uygulanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu tür bir bakışın yerleşmesi sosyal devlet ve sosyal adalet anlayışının yaşama geçirilmesi ile sağlanabilir.

Bu anlayışın ve çevre koşullarının bireyin mutluluğu ve başarısı için hazırlanmasında en etkili araçlardan biri de medya ve özellikle televizyondur. Televizyonun kültürel dokunun geliştirilmesinde, sağlıklı bir toplumsal anlayışın yaygınlaştırılmasında, sosyal sorunların gündeme taşınmasında, işlenmesinde, çözümlenmesinde ve en çok ihtiyaç duymamız gereken ortak bir bilincin oluşturulmasında stratejik öneme sahiptir.

İnsanlara arası ilişkileri bu denli etkiyen medya araçları ve özellikle televizyonun en çok izlenen dizileri, programları ortak bilincin oluşturulmasına katkıda bulunacak ve ortak bilince zarar vermeyecek titizlilikle ele alınarak hazırlanmalıdır. Bu aşamada Sosyal Hizmet Uzmanlarının, Psikolog ve Sosyologların oluşturacağı bir değerlendirme izleme ve danışma ekibinden yararlanılmalıdır. Yine aynı yoğunlukta ilgi uyandıracak sosyal sorumluluk projeleri uygulamaya geçirilerek, sosyal sorunların çözümlenmesine yönelik halkla iç içe uygulamalı televizyon programları, söyleşiler özendirilmelidir.

Maalesef bugüne kadar ne bir yerel televizyon, ne de ulusal düzeyde yayın yapan televizyonların tarihinde, toplumun beklentilerine, ihtiyaçlarına, sosyal problemlerinin çözümüne ve toplumun geliştirilmesine, bilinçlendirilmesine yönelik, insanlar arası ilişki ve iletişim sorunlarının da ele alınabileceği, Sosyal Hizmet Uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından hazırlanmış, sunulmuş bir tek program rastlayamazsınız.

Bu durum elbette böyle sürmemeli, Sosyal Hizmet Uzmanları eşliğinde sosyal sorumluluk projeleri televizyon aracılığı ile tanıtılarak ve etkileşim sağlanarak sosyal sağlığın gelişmesi ve desteklenmesi sağlanmalıdır. İnanıyorum ki Sosyal Hizmet Uzmanlarından danışmanlık hizmeti alınarak ve uzman eşliğinde programlar yapılarak sosyal içerikli konuların işlenmesi televizyonculukta ilgi çekici yeni bir alışkanlığın başlamasını neden olacaktır.

Böyle yapıldığında sosyal gelişim bağlamında ortak bir sosyal bilincin oluşturulması, insanları arası ilişkilerin daha sağlıklı sürdürülmesi ve olumsuz çevre koşullarının etkilerinin azaltılması mümkün olabilecektir. İlginin bu yönde sağlanması, halkın öncelikli sosyal ihtiyaçlarının gündeme gelmesini ve sonuç olarak sosyal politikaların buna göre şekillenmesi ve uygulanması ile televizyon çok daha yararlı bir etkileşim aracı olarak kullanılmış olacaktır. Eylül 2008/Antalya

ALİ SONGÜL
SOSYAL HİZMET UZMANI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Songül Bey, altını ilk çizdiğiniz bölüm; çocuk ve genç için; çevrenin, arkadaşın (TV'nin) verdikleri, ailenin eğitimi kadar bir ağırlık taşıdığını hatta bastırdığını onaylamaktadır. Bu nedenle insan; "üçte birer oranda aile, çevre ve eğitiminin toplamıdır." Denilmektedir. Burada önemli olan husus ailelerimizin bunun farkında olmalarıdır. Bu konuda, yararlı ve olumlu anlamda yönlendirici yazılara olan ilgiye bakılırsa malesef şimdilik "farkındayız" diyememekteyiz. Bununla beraber geleceğimiz olan gençlerimiz için bunların bıkmadan yazılması gerekmektedir. Elinize sağlık sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 02.09.2008 13:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2227
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

1997 Hacettepe Üniversitesi mezunu sosyal hizmet uzmanıyım. Pozitif Psikoterapi, Aile ve Evlilik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster