Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Eylül '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
583
 

İnsanlar neden bazı bildikleri prensipleri kolay olduğu halde uygulamaya koymazlar?

Bildiğini sanmakla bilgiyi sindirmiş olmak ayrı şeylerdir. Biz özellikle okul eğitimimizde ansiklopedik bilgileri ezberlemek durumunda kalırız. Ve bu yüzden bir çoğumuz iyi hafızaya sahip olmayı ve ezberleyip unutmamayı en büyük kabiliyetlerden biri olarak görür. Muhakeme ve farklı düşünebilmenin, yaratıcılığın önemini tam olarak farkında değilizdir.

Fakat hayatta işimize yarayacak ve pratiğe dökmemiz gereken  birçok bilgi, öyle sadece ders ezberlenir gibi ezberlenemez. Çünkü yeterince anlaşılmadan sadece ezberlenirse yani olduğu gibi kabul edilirse, iş uygulamaya geldiğinde ya savsaklanır yada yanlış yapılır.  Eğer ben bir bilgiyi yeterince anlamadıysam ve uygulamasını da yapmıyorsam o zaman o bilgi benim için yarasızdır.

Mesela birçok anne baba, çocukların deneyerek, kendi hatalarından ders alarak hayatı daha iyi öğrenebileceğini bilir(bildiğini sanır), ama sık sık karışmadan, düzeltmeden edemez. Neden uygulamada böyle olur, çünkü bu bilgiyi sindirmemiştir yani önemini yeterince anlamamıştır. Eğer gerçekten anlamış olsa çocuğunu gözlerken daha az müdahaleci olur.

Bilgiyi sindirmede en önemli ve ilk adım karşılaşılan bilgiyi sorgulamadan kabul etmemektir. Her kim söylemiş olursa olsun benim anlayamadığım ya da bana ters gelen bilgi henüz kabul kapısını geçip yerine yerleşmemeli. Sadece zihnimin bir köşesinde ihtimal olarak durabilir, ve ben bunu destekleyen önemli bir kanıt bulana veya başka bir bilgi sayesinde anlayana kadar da o köşede durabilir. Eğer benim sindirdiğim başka bir düşünceye zıt ise hemen  silinip gidebilir de.

Bazen sindirmek uzun zaman alabilir. Mesela sevginin karşılıksız olması gerektiğini duymuşsunuzdur ve bu sizde hemen kabul görmüştür ama tatbikatta bir nevi al gülüm ver gülüm dünyası içinde olduğunuzun farkında değilsinizdir.  Sonra mesleğiniz gereği insanlara yardım edilen bir ortamda kalırsınız ve belli bir süre sonra insanları daha az yargılayarak, koşullar öne sürmeden sevmeye başlayabilirsiniz. İşte o sırada bu bilgi sindirilmeye başlanmıştır.  Yeterince sindirildikten sonra birisi size gelip, bu dünya menfaat dünyası, ne kadar alıyorsan o kadar vereceksin, seni seveni seveceksin gibi şeyler söylese ve tezini yüzlerce örnek vererek desteklese de artık size kabul ettiremez. Çünkü sevgi tatbikatını bizzat yaşamış olan siz, gerçek sevginin tadını almışsınızdır, ve artık karşılık olmasa da sevginizi vermede cimri davranmazsınız.

Bizler belli bir olgunluğa gelene kadar çevremizin söylemlerini ister istemez olduğu gibi alırız. Özellikle çocukluk döneminde bunun hipnozdan hiçbir farkı yoktur. Anne babası ve yakın çevresi tarafından kurnaz ve uyanık olması, başkalarından önce ve daha fazlasını alması  yönünde sürekli telkin edilen çocuk, büyüdüğünde büyük ihtimalle bencil olacaktır. Ve “bu devirde” önce kendini düşünmeyi bir meziyet olarak görecek, ve hatta başkaları için didinen insanların saf ya da aptal olduğuna dair kesin bir görüşü olabilecektir. Büyük bir ihtimal çevresinde de kendisi gibi yetiştirilmiş, aynı realitede bulunan bir sürü arkadaş bulacaktır. Görüldüğü gibi bazı bilgiler de yanluş veya doğru, zorla sindirtilmiş olur. İster kendi irademizle sindirilmiş, ister zorla yutturulmuş olsun, bilinçaltında yerini almış programları değiştirmek çok zor olur, bazen de  imkansızdır.

Eğer dişimizi düzenli fırçalamıyorsak, “Fırçalanmayan diş çürür” bilgisinin anlaşılmasına dair birşeyler ters gitmiştir. Çünkü tam anlaşılmış olsa unutulmaz ve tam olarak uygulanır. (Eğer dişçi koltuğuna sık sık oturmak gibi zevklerimiz yoksa). Yaşımız biraz da ileri olduğu halde hala sigara içiyoruzdur, birgün bir kalp krizi geçirip korku atlatırız ve tam o zamanlarda doktor  “Bak bu sigaraya devam edersen ölürsün” diye bastırarak söyler. Ozamana kadar bizi, keyfimizi korumak için programlanmış bilinçaltımız artık yak bir sigara diye dürtüklemek yerine sizi ölümden koruma moduna geçebilir ve bu durumda artık bedeniniz istese de biliçaltınız size sigara içirtmez.

Sindirilmiş bilgiler de sizi aktif ve etkili biçimde uygulamaya geçirir. Uygulamanın iyi sonuç verdiğini görüyorsanız bu bilginin yeterince sindirilmiş olduğunu gösterir. Bunu başka bir şekilde ifade edersek: Eğer bir türlü harekete geçemiyorsanız, sebebi büyük ihtimalle sizi harekete geçirecek bilginin tam sindirilmemiş olmasıdır. Bu özellikle bir yönünü ya da yaşam tarzını değiştirmek isteyipte bir türlü başlayamayan insanlarda için geçerlidir. Tek suçlunun yaterince sindirmemiş olmak olduğunun farkında olmazlar.

Özetle, eğer harekete geçemiyorsak, büyük ihtimalle tek yapmamız gereken, bizi harekete geçirmesini beklediğimiz bilgiyi tekrar baştan ele alıp incelemek ve üzerinde daha objektif ve daha uzun bir süre düşünmektir.Yani eyleme değil onu haklı gösteren sebebe odaklanmak. Belki sonucunda doğal olarak sindirmiş olur ve bu da sizi doğal olarak harekete geçirir. Ya da gerçekten iyice düşündükten sonra bu bilginin uygulamasına ihtiyaç olmadığına karar verilebilir. Kendisine birşey yaptırmak isteyen önce kendisini ikna etmeli.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2578
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Petrol Mühendisi  İlgi alanlarım: Psikoloji, kişisel gelişim, eğitim En çok yapmayı sevdi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster