Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
438
 

İnsanlardan beklentilerimiz doğru ve yeterli mi?

İnsanlardan beklentilerimiz doğru ve yeterli mi?
 

Kaynak: allaturkaa.de


Terzi kendi söküğünü dikemezmiş. İnsan başkalarının ne istediğini çözer de, kendini çözmesi çok zor...

........

Yıllar geçti. Her insanoğlunun yaptığı gibi kendimi aradım. Aslına bakarsanız, ortalama bir insandan daha çok tanıyorum kendimi ama bir türlü tatmin olamıyorum. Çünkü insanın kendisini tanıması bitmez. 80 yaşına da gelse, kendisinin ne olduğunu öğrenmeye çalışmakla geçer hayatı. Bakar ki, kendini tanımak uzun sürüyor ve bir o kadar da sıkıcı; sokar burnunu başkalarının hayatına. Kim ne yapıyor, nereye çişini yapıyor, neden oraya yapıyor gibi soruların cevabını aramakla geçer hayatı.

Kendimizi ve de başkalarını tanımak oldukça zahmetli bir iş. Bazen çok sıkıcı, bazen yüz güldürücü, bazen de sinirlendirici tablolar ortaya koyuyor. İşte bu aşamada olayın içine "Alışmak" denen terim giriyor. İnsan, hem kendinin hem de başkalarının görmediği özelliklerini görünce önce afallıyor; sonra alışıyor. Alışmak iyi bir şey aslında. Çünkü insan alışmak zorunda olmasaydı, yeni şeyler öğrenemez, önünü rahat göremezdi. Alışamayan, durumu kabullenemeyen insan; o şey her ne ise saplantı haline getirir. Bu insanın içini, yer de yer...

Bir de şu var ki; insanı tanımak için öncelikli kriterlerimizin olması lazım. Arkadaşlarıma söylediğimde bana gülümsedikleri bir durum var. "Esra Erol'un Evlilik programını izliyorum" dediğimde, tuhaf tuhaf bakıyorlar. Evet, ama oradan da kendime ders çıkarabileceğim için izliyorum: "Dürüst, sadık, Allah korkusu olan, bana sahip çıkabilecek bir bey arıyorum"... diyen kadınlar çoğunlukta. Demek ki, öncelikleri bu... Yalnız, birisi bana şunu söylesin, bunu istemeyen yok mu? Klişelerin içinde yüzmüyorlar mı? Bu kadarcık özellik ayırt edici özellik mi, yoksa genel özellik mi?

Bir de "Ben dürüst, sadık, Allah korkusu olan, sahip çıkabilecek beyim" diye gelen tipler var ki; ben bir kısmının böyle olmadığına eminim. Şu kadarcık basit bir süzgeçten geçirerek bile kendini tanımayan insanlar var ya da yalanın bini bir para. Bunları aşamadık daha ki, ayırt edici özelliklere gelelim. Üstelik, 19-20 yaşında çıtı pıtı kadınlar geliyor ki; içim acıdı. Cidden evlilik düşünüyorlar mı? Yoksa, vakit geçirmek için mi geliyorlar? Can sıkıntısı mı? Yoksa, bu kadar yeter diyen gençler mi? Benim bu konuda, birçok tereddütüm var açıkçası. Olabilir mi, olabilir de...

...........

Yetmiyor arkadaş, hiçbir şey için zaman yetmiyor. Kendini tanımak için uğraştığın zaman bile yetmiyor. Bunca yıldır pat diye aşık olanlara imrenmişimdir aslında. Kriteriniz neydi, ani mi, yoksa daha önceden olan bir şey mi? Ama genel olarak, bu şekilde aşık olduğunu söyleyenlerin ilişkisi uzun ömürlü olmuyor. Acaba bu konuda bir yarış mı var diye düşünmeden edemiyor insan. Bu konuda kendimi çok acımasız eleştirdim, neden benim bir partnerim olmuyordu? İstemediğimden mi, isteyip de olmadığından mı? Aslında nispeten her ikisi de. İstediğim insan ya uzakta olurdu ya da benden hoşlanmazdı ki, hoşlanmıyorsa mutlaka kendimde bulurdum suçu. İstediğim kişiyi iyi tanıyamadığıma ve onun beni istemeyeceğini tahmin edemediğim için kızardım kendime.

Benden hoşlananlar da vardı ama kendimi tanıdığım için bana uygun olmadıklarını biliyordum. Bana uygun olmayabilirler ama iyi kadınlardı. Onlara olumsuz cevap verdiğim için özürü bir borç bilirim. Kendimi tanımasam, rahatlıkla birini bulabileceğime inanıyorum ama iyi ki öyle değilim. Sonradan pişman olmak, acılar yaşatmak bana göre değil.

Yanlış anlaşılmak istemem, aşka inanmayan insan değilim ama aşk'ta bir eksiklik olduğunu bilen bir insanım. Benim aşık olmam için, karşımdakini çok az tanımam lazım. Detaylara girersem, ya severim ya nefret ederim. Genelde ilişkiler, aşk düzeyinde kaldığı için problemler çıkıyor zaten. Ama aşk olmadan da yaşanılabilinir bu dünyada.

Son söz; bir insanı yüceltip ona aşık olmak, sanki diğer insanlara haksızlık gibi değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet; önceliklerini, beklentilerini, arzularını, deşarjını tanımlamamış insan doygunluğu yakalayamaz ve benim ana sayfamda 'kendini tanımlayamamışsan henüz yoksun' diye yazar. Ama belirttiğiniz gibi muhatap kişiye denk düşmüyorsa ve durum gizliyse 'insan yaşamının en büyük problemi oluşmuştur.' mesele kendini tanımak ve karşılıklı berraklıktır. Selamlar...

Kadri KANPAK 
 07.01.2013 11:23
 

bir insanı yüceltip aşık olmak sanki diğer insanlara hkszlık mı şu diğeri kısmını seçersen asıl kendine haksızlık ...

savas barka 
 10.12.2012 7:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 123
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3068
Kayıt tarihi
: 10.04.09
 
 

Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun... Tıp Fakültesi'nden her şey çıkar, arada doktor ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster