Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1554
 

İnsanların geleceği tarıma bağlı

İnsanların geleceği tarıma bağlı
 

Gelecek Tarımda

Günümüzde olduğu gibi gelecekte de insanlar tükettikleri ve beslenmek zorunda oldukları sürece tarım en önemli sektörlerden biri olmaya devam edecek. İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında en önemli 4 bitki buğday, çeltik (pirinç), mısır (bazı ülkelerde kocadarı ve darılar) ve patates. Bu bitkilere soya, şeker pancarı (bazı ülkelerde şeker kamışı) bitkilerini de eklemek mümkün. Yapılan araştırmalarda 2050 yılında 9 milyara ulaşacak insan nüfusunu hem beslemek önemli olacak hem de insanların giderek artan bir tüketim istek kalitesi ve talebi olacak. Gelecekte insanlar daha fazla süt ve et ürünleri ve daha fazla vitamin kaynağı meyve ve sebzeler tüketecekler. Ayrıca küresel ısınma ile birlikte değişecek iklimler ve temiz su ihtiyacı dikkate alındığında üretimleri esnasında fazla su tüketen bitkiler hem daha önemli olacak hem de daha değerli bir konuma gelecekler.

Ekonomik açıdan tarıma yatırım yapanlar iyi paralar kazanacaklar ve karlı çıkacaklar. Tarım yatırımcıları büyük düşünecek ve büyük alanlarda tarım sistemleri (sebze, meyve ve tarla ürünleri üretimi ve bunlarla entegre edilmiş hayvancılık yatırımları) kurulacak ve tarım daha fazla global olacak ve daha geniş alanlarda belirli kişiler ya da kuruluşlar tarafından sürdürülecek. Konuyla ilgili önemli ayrıntılar konunun devamında yer almakta.

Dünyada tarım üretimini etkileyecek 10 Trend

Star Gazetesi

Dr.Saruhan Özel

Gelecek 10 yıl içinde tarım sektörünü derinden etkileyecek önemli 10 trendden (eğilimden) 5’i aşağıda. Bunlar hayal gücü çalıştırılarak ortaya çıkmış olasılığı düşük şeyler değil. Halen etkili olup gelecekte etkisini daha da arttıracak olan gelişmeler.

1) Dünya gıda talebinde ciddi bir artış: Bugün 6.7 milyar olduğu tahmin edilen dünya nüfusu bugünkü hızında büyüdüğü takdirde 2050 yılında yaklaşık %50 artışla 9 milyara çıkacak. Bu artışın ağırlıklı olduğu bölgelerde sadece sayı değil, gelirler de artacak ve beslenme alışkanlıkları değişecek. Geniş yoksul kesimler gelir artışıyla birlikte et ve süt gibi ürün tüketimlerini ve protein alımlarını arttıracaklar. Geçtiğimiz 20 yılda Çin’de kişi başına yıllık et tüketiminin 2.5 kat artarak 50 kg’ye çıkmasının sebebi bu. OECD, 2015 yılında dünyadaki kırmızı et tüketiminin %31 artacağını öngörüyor. 1 kg kırmızı et için ise 10 kg hububat üretimi gerekiyor. Brezilya’dan Çin’e giden soya artık hayvan yemi olarak kullanılıyor.

2) Enerji açığının kapanmasında tarım ürünlerinden faydalanılması: Dünyada enerji kaynakları sınırlı ve belli bölgelere yoğunlaşmış durumda. Özellikle gelişmiş ülkeler kendi üretimlerinin çok üzerinde olup giderek artan enerji ihtiyaçlarını karşılarken politik tavizler vermek zorunda kalmak istemedikleri için alternatif enerji kaynakları geliştirmeye çalışıyorlar. ABD Enerji Bakanlığı, 2020 yılında olan ‘alternatif yakıt’ payının %5’e çıkmasını planlıyor; bu yönde etanol’un litresine 14 cent teşvik vererek bugün 19 milyar litre olan etanol kullanımını 2015 yılında 132 milyar litreye çıkarmayı hedefliyor. Etanol, biyodizel gibi yakıtlar mısır, şekerkamışı, şekerpancarı, soya, ayçiçeği gibi ürünlerden üretiliyor. Bu doğrultuda da ABD’de etanol üretiminde 2000 yılında 15 milyon ton Mısır (sapı) kullanılırken 2008 yılında 85 milyon tona çıkmış durumda.

3) Küresel ısınma. Azalan su kaynakları ve değişen iklim koşulları özellikle su ihtiyacı yüksek tarım ürünlerini olumsuz etkiliyor. Avustralya ve Akdeniz Havzası en sorunlu bölgeler ama dünyanın her yerinde çiftçilerin sulama verimini arttırmaya, ürüne göre doğru sulama tekniklerini kullanmaya yöneldiğini ve bu yönde yatırım yaptığını görüyoruz. Su ihtiyacı yüksek ürünlerin diğerlerine göre daha değerli olacağı da görülüyor.

4) Tarım açığı olan ülkelerin başka ülkelerde yatırım arayışları: Demografik yapısı itibarı ile gelecekte tarım ürünlerine olan talebi hızla artacak ülkeler coğrafik özelliklerinin olumsuz olması nedeniyle buna cevap veremeyeceklerini görüyorlar. O nedenle tarım potansiyeli olan ülkelere giderek arazi almaya ve kendileri için önemli ürünleri üreterek ülkelerine göndermeye çalışıyorlar. Latin Amerika, Orta/Doğu Afrika, ve Batı Rusya bu bağlamda çok talep görüyor ve bu yatırımcıların listesinde Türkiye de var. Son yıllarda yatırımcıların kimliklerinde de özel sektörden kamu sektörüne (yani devlet otoritelerine) doğru belirgin bir dönüşüm görülüyor.

5) Tarım arazilerinde ölçek arayışı: Artık tarımda verimin en büyük düşmanlarından birinin ölçeklerin küçüklüğü olduğu biliniyor. Otoriteler mümkün olduğu kadar tarım sektörlerinde konsolidasyonu teşvik ederlerken yatırımcılar da arazilerde belli büyüklükleri arıyorlar. Eskiden 100 bin hektar büyük arazi sayılırken bugün tarım yatırımlarında 500 bin - 2 milyon hektarlık araziler isteniyor.

6) Teknolojinin Yaygınlaşması ve Hızlı Verim Artışı - Giderek artan tarım talebine arazi ıslahı cevap veremeyeceğine göre verim artmak zorunda. Bu nedenle global tarım sektörü teknolojik gelişmelerden çok daha fazla yararlanmaya başladı. Seracılık, topraksız tarım gibi kontrol edilebilir üretimler daha fazla talep görüyor. Uydu teknolojisi ile büyük ölçekteki araziler ve ürünlerin gelişimleri daha kolay takip ediliyor ve zamanında gerekli müdahaleler yapılıyor. Arazilere konan vericilerle cep telefonlarına don koşulları haber verilebiliyor. Genetik değişikliklere uğratılan tohumlarla verim bir kaç kat arttırılabiliyor.
7) Paketleme ve Perakende İnovasyonları - Ürünlerin raf ömürleri uzuyor. Örneğin, Chiquita muz paketlerinin içine koyduğu bir kimyasal madde ile artık muzların taze kalma sürelerini 7 gün daha uzatabiliyor. Gelişen paketleme teknikleri sayesinde ürünler ziyan edilmiyor. Tarım ürünlerinin ambalajları artık kendi artıklarından yapılır hale geliyor. Veya bu sayede aynı tarım ürünlerinden farklı taleplere hizmet verilebildiği için ürün ziyanı azalıyor. Örneğin ünlü gıda firması Sadia kümes hayvanlarının her bölgesini paketleme desteği ile dünyanın dört bir yanında değerlendirebiliyor. Ayrıca sağlıklı yaşam isteği tarım ürünlerine ek talep yaratıyor. Kokteyllerde artık yüksek kalorili snack’ler yerine sebze ve meyveler tercih ediliyor.

8) Şirketleşmeye Geçiş ve Stratejik Ortaklıklar - Küçük çiftçi ya da üreticilerin güç birliğini sağlayan birlikler ya da kooperatifler artık yerini profesyonel yönetimlerin rol oynadığı ve kar amaçlayan şirketlere bırakıyor. Araştırma, geliştirme, ürün yelpazesinin genişlemesi, daha etkin (ve ucuz) finansman kullanımı, know-how paylaşımı gibi üstünlükler şirketleşmeyle daha kolay yakalanabiliyor. Brezilyalı Copersucar, Arjantinli Los Grobo hep bu tür kooperatifçilikten şirketleşmeye geçerek dünya devi haline gelen şirketler. Şili bu şekilde küçük balık çiftliklerinden dünya somon üretiminin %38’ini üretecek boyutta profesyonel şirketler yaratabiliyor.

9) Tarım İhracatında Artış - Korumacı politikalara rağmen dünya tarım ihracatı giderek artıyor. Ürünler, ulaşılması zor bölgelerden tüketilecek bölgelere çok daha kolay gönderilebiliyor çünkü özellikle tarım sektörüne dayalı gelişmekte olan ülkelerde altyapı ve ulaşım imkanları gelişiyor. Tarım üretiminin dörtte birini nakliye sırasında kaybeden Hindistan’da bugün 500 milyar $’lık altyapı hamlesi var. Teknolojik gelişmeler de bugün daha ucuz ve daha kısa süren nakliyelere imkan tanıyor.

10) Finansman İmkanlarında ve Kullanımında Artış - Belki de en önemlisi, finansörler artık tarım sektörüne çok daha fazla ilgi duymaya başladı. Bunun için de artık daha çok kaynak bulabiliyorlar. Tarım yatırımları kısa sürede şirketleşip artık çok daha kolay halka açılabiliyorlar. Bir tuşla artık yüzlerce hisse senedi gibi alınıp satılan tarım emtia fonlarına ulaşmak mümkün. Organize vadeli işlemler piyasaları artık sadece gelişmiş ülkelere özel şeyler değil. Tarım sigortası yaygınlaşıyor. Ürünler standartlaşıyor, kullanım kolaylaşıyor. Yeni nesil tarım üreticileri daha eğitimli olup bu tür imkanları kullanmaya daha yatkın oluyorlar.

Sonuçta, global tarım sektörü bazı kontrol edilemez faktörlerin baskısı altında mecburen ve sessiz sedasız bir yapısal değişim geçiriyor. Tarım uzmanları yukarıdaki gelişmeleri doğru ya da yanlış, faydalı ya da zararlı, haklı ya da haksız görebilirler. Ama dünya bu yöne gidiyor. Öyle ya da böyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1804
Kayıt tarihi
: 10.06.10
 
 

Gündemi ve olayları yakından takip etmeye çalışıyorum. Sinema, kitaplar, spor, doğa, siyaset, miz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster