Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Tayfun Doğan-Uzm. Psikolojik Danışman

http://blog.milliyet.com.tr/tayfundogan

04 Ağustos '09

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
12946
 

İnsanlarla etkileşim korkusu: Sosyal Fobi

İnsanlarla etkileşim korkusu: Sosyal Fobi
 

Sosyal fobi, depresyon ve alkol bağımlılığından sonra toplumda en sık görülen psikolojik rahatsızlıktır. Sosyal fobi, bireyin diğer insanlarla olan ilişkilerinde olumsuz değerlendirileceği, rezil olacağı ve eleştirileceği kaygısıyla karakterize bir rahatsızlıktır. Hangi belirtiler sosyal fobiye işaret eder? Sosyal fobiyi her insan yaşar mı? Sosyal fobisi olan birey bu rahatsızlıktan kendi kendine kurtulabilir mi? Sosyal fobinin bireyin yaşamı üzerindeki etkisi nedir?

<ı>“<ı>Günlerim evde geçiyor. Genellikle internette zaman geçiriyorum. İnternette insanlarla konuşurken bir kaygı yaşamıyorum. Keşke gerçek yaşamda insanlarla iletişim kurmada da bu şekilde kaygı yaşamasam. Evde oturmaktan çok sıkıldığım için iki kez iş görüşmesine gittim. Her iki görüşmede de çok çekinerek girdiğim dershanede dershane müdürleriyle konuşurken o kadar kızardım, terledim ve söyleyeceklerimi birbirine karıştırdım ki adamların bana acıyarak bakışları hala gözlerimin önünden gitmiyor. Beni arayacaklarını söylediler ancak aramadılar, ben olsam ben de aramazdım. Çok zavallı bir durumdaydım… Mümkün olduğunca dışarı çıkmamaya çalışıyorum, mutlu insanları görmeye dayanamıyorum. Zorunlu olarak dışarı çıktığımda ise hızlı adımlarla ve gözlerim yerde işimi halledip hemen eve dönüyorum. Yolda tanıdık birisini gördüğümde tanımazlıktan geliyorum ya da hemen yolumu değiştiriyorum. Hiç arkadaşım yok, aşırı yalnızlık içindeyim. Diğer insanlarla konuşurken kilitleniyorum, terliyorum, kızarıyorum ve rezil oluyorum. En acısı 26 yaşındayım ve sanki hiç mutluluk yaşamamış gibiyim. Hayatımın geri kalanının da bu şekilde geçeceği korkusu beni bitiriyor. Ben de diğer insanlar gibi mutlu olmak, gülmek, kendimi ifade etmek istiyorum.”

Bu sözler bir sosyal fobik bireyin sözleridir. Doğası gereği sosyal bir varlık olan insan, gerek yaşamını devam ettirebilmek için gerekse daha kaliteli bir yaşam için diğer insanlarla etkileşim içinde olmaya ihtiyaç duyar. Diğer insanlarla olan bu etkileşim sırasında, bir performans sergilerken, diğer insanlardan bir istekte bulunurken ya da dikkatin kendisine yöneldiği durumlarda belli düzeyde kaygı yaşar. Yaşanan bu kaygının birey açısından gerekli ve faydalı, özellikle türünün devamı açısından yabancılara karşı koruyucu bir duygu olduğu söylenebilir. Ancak sosyal ilişkilerde yaşanan bu kaygının ne kadarının normal ve kabul edilebilir; ne kadarının ise psikolojik bir rahatsızlık olarak kabul edileceği önemlidir. Pek çok kültürde “utanmaz” sözcüğünün hakaret olarak kullanıldığı göz önüne alınırsa bireyin yaşadığı belli oranda kaygı ve utangaçlık duygusunun normal kabul edildiği anlaşılabilir. Sosyal fobide ise bireyin sosyal ilişkilerinde yaşadığı bu kaygının abartılı bir durumu söz konusudur.

Sosyal fobinin belirtileri nelerdir?

Sosyal fobinin belirgin bir takım işaretleri şunlardır: <ı>(i) Sosyal bir olay için günler hatta haftalar öncesinden başlayan yoğun kaygı. <ı>(ii) Özellikle tanımadığı insanlar tarafından yargılanacağına ya da olumsuz değerlendirileceğine yönelik aşırı korku. <ı>(iii) Kendisini utandıracak ya da rezil duruma düşürecek bir davranışta bulunma korkusu. <ı>(iv) Günlük yaşamda aksaklıklara yol açacak derecede sosyal ortamlardan ve insanlardan kaçınma. <ı>(v) İnsanların ilgisini çekmeye ya da insanlarda olumlu izlenim bırakmaya karşı yoğun bir istek içinde olma ama bunu gerçekleştirebilecek özgüvenden yoksun olma. <ı>(vi) Gerekli durumlarda hakkını arayamama, hayır diyememe ya da atılgan davranışlarda bulunamama sonucu özsaygıda azalma ve depresif ruh hali.

Sosyal fobi bireyin yaşam kalitesini kısıtlayıcı bir hastalıktır. Özellikle bireyin iş, özel ve eğitim yaşamında gerçek performansını göstermesini engelleyebilmektedir. Sosyal fobik bireyler iş başvurusunda bulunmakta güçlük çekmekte, iş ve eğitim yaşamını yarıda bırakabilmektedir. İnsanlarla özelliklede karşı cinsle iletişim kuramamasından dolayı evlilik yapamamakta ve çocuk sahibi olamamaktadırlar. Sosyal anksiyete bozukluğunun yarattığı olumsuz ve depresif ruh hali nedeniyle intihara kadar varabilecek davranışlar görülebilmektedir. Bazı sosyal fobi hastaları ise yaşadıkları kaygıyı bastırabilmek amacıyla alkol ya da madde bağımlısı olabilmektedir. Sağlıkları açısından ise doktora gitmek yoğun kaygıya neden olduğu için sağlık hizmetlerinden faydalanamamaktadırlar.

Sosyal anksiyete bozukluğunun özünü olumsuz değerlendirilme korkusu oluşturulmaktadır. Yani sosyal fobik birey başka insanlar tarafından incelendiği durumlarda, sosyal ortamlarda ya da performans göstermesi gereken durumlarda rezil olacağı, utanacağı ve utanmasının diğerleri tarafından fark edileceği korkusunu yaşamaktadır. Sosyal fobi hastaları hata yapma, gülünç duruma düşme ya da kendilerine yakışmayacaklarını düşündükleri davranışları yapma korkusu içindedir. İnsanlarla ilişkilerinde arka plana itilmiş olmaktan, dostça olmayan bir şekilde kendilerine davranılmasından, aptalca görünmekten, kontrolü kaybetmekten, panik yaşamaktan, ne söyleyeceğini bilememekten ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkabilecek belirtilerin fark edileceğinden korku ve kaygı duymaktadır.

Sosyal fobi kimlerde görülür?

Sosyal fobi kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülmektedir. Yine bekarlarda, yalnız yaşayanlarda, boşanmış bireylerde, düşük sosyo-ekonomik gruplarda ve düşük eğitim düzeyindeki bireylerde daha yaygın olarak görülmektedir. Bunlar yaşanan sosyal fobinin sonuçları olarak da değerlendirilebilir.

Sosyal fobinin tedavisi?

Sosyal fobi inatçı bir bozukluktur. Ancak tedaviye iyi yanıt verebilen bir rahatsızlıktır. Sosyal fobinin tedavisinde psikoterapi ve ilaçla tedavinin etkili olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle bilişsel-davranışçı terapiler sosyal fobinin tedavisinde kullanılan en etkili yöntemlerdir. Bu tedavi yönteminde sosyal fobik bireylerin yaşadıkları korku ve kaygı ile ilgili gerçekçi olmayan düşünceleri ele alınır ve işlenir. Hastalığın ne kadar süredir yaşandığına göre ve bireyin tedaviye yanıt verme düzeyine göre tedavi süresi 12-20 seans kadar sürebilir. Tedaviyle birlikte sosyal fobiye eşlik eden depresyon ve alkol bağımlılığı gibi rahatsızlıklarda sona erer. Belli süre yapılacak bireysel psikoterapilerden sonra imkanlar dahilinde yapılacak grupla psikoterapilerde sosyal fobinin tedavisinde oldukça etkilidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 6984
Kayıt tarihi
: 02.08.09
 
 

1979 Niğde doğumluyum. Psikolojik Danışman olarak görev yapıyorum ve bu alanda doktora eğitimime dev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster