Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
739
 

İnsanlığımız ve yaşlı köpek

İnsanlığımız ve yaşlı köpek
 

Gece.

Ağustos böceklerinin şarkılarından başka ses duyulmuyor.

Meraklı gözlerle deniz ve gökyüzünün birleştiği yerdeki kızıllığa bakıyorum.

Hiç rüzgâr yok………….. Çok sıcak.

Sırtımı bir çam ağacının gövdesine yaslıyorum..

Bir sinek çıplak omzuma konuyor.

Kemikleri derisinden çıkmak üzere olan yaşlı köpek, kuyruğu bacaklarının arasında, bir gözü bende, poşetin içerisindeki çöpleri karıştırıyor.

Göz göze geliyoruz.

Tepki vermiyorum.

Ağaçtan bir kozalak düşüyor yere, köpek irkiliyor

Sinek uçuyor.

Ormanın içinden denize inen patikanın sonuna köylüler “çakıl” diyor.

Çakılda buz gibi bir kaynak var..

Kaynakla denizin mesafesi bir metre ya var ya yok

Oturduğum yerden kalkıp, çakıla doğru yürümeye başlıyorum...

Ayağımın altında dallar kırılıyor.

Gecenin içinde binlerce göz varmış gibi…

Bakışları hissediliyor, nedense kimse kendini göstermiyor!

Baykuşun sesi karanlığı yırtınca, sırtım ürperiyor.

Korkuyorum!! Neden bilmem korkmaktan da büyük keyif alıyorum..

Yaşlı köpek peşimde

Temkinli, ne yapacağımı kestiremediği için mesafeyi koruyor.

Bir elimi dizime vurup köpeği yanıma çağırıyorum. Ne evrensel bir dil bu!

Heyecanlanıp adımlarını sıklaştırıyor.

Yanıma gelince oturuyor.

Başını okşarken gözlerini kapatıyor.

Su içebilmem için yüzü koyun uzanmam gerekiyor..

Önce burnumu buz gibi suya sokuyorum ardından soluksuz kana kana içiyorum.

Benden sonra sıra köpeğe geliyor.

Arka arkaya geldiğimiz patikadan yan yana dönüyoruz arabanın olduğu yere..

Çadırın fermuarını açıp uyku tulumunun üzerine bırakıyorum kendimi.

Köpek kafasını içeriye doğru uzatıyor.

Girme sakın….. Adımız çıkacak sonra

Söylediğime gülüyorum..

Uyumuşum.

Aradan ne kadar zaman geçiyor bilmiyorum..

Yaşlı arkadaşımın horlamasına uyanıyorum.

Köpeğin horlayanı!

Cep telefonunun alarmı çalıyor saat beş...

Yemleri termosun içinden çıkartıp kumsala iniyorum.

Oltaların ikisini de denize fırlatıyorum.

Köpek yine yanımda…

Sanırım ben dostun çok anlayanını ve az konuşanını seviyorum..

Benimki arada hırlıyor ama olsun!

Onunla konuşmanın kendi kendimle konuşmaktan bir farkı yok…

Farkında değil ama “deli” sıfatından kurtarıyor beni…

Görenlerin “kendi kendine konuşuyor” demesi başka “köpekle konuşuyor” demesiiiii bambaşka..

Bakalım uğurlu musun?

Balık yakalarsam yemek yok tamam mı?

Balıkların pırıltısı denizin maviliğine karışıyor ve arka arkaya çekiyorum;

Mırmırları, isparileri… Mercan keyfimi cilalıyor, ispendekler kovayı resim defterine çeviriyor.

Bir gözüm kamışlarda, bir gözüm köpekte…

Beklediğim olmuyor…

Yaşlı arkadaşım balıklara dokunmuyor...

Ballısın oğlum sen..Bak doldurduk kovayı

Dokuz gibi bir araç homurtusu duyuluyor önce...

Sonra; sözleştiğimiz gibi iş yerinden arkadaşlar beni buluyor..

Yanıma ilk gelen..

Köpeğe patlatıyor tekmeyi..

“ Bu ne böyle lan uyuz……Görmesem kovadan balık çalacaktı kitapsız”

Yaşlı arkadaşım bütün gücüyle, kuyruğunu bacaklarının arasından çıkartmadan kaçıyor…

Tekmeyi atan, tekmeyi vurduğunu unutuyor, kovadaki balıkları diğerlerine gösteriyor…

Gelenlerle hiç konuşmuyorum…

Kırmızı mercanı alıp köpeğe doğru fırlatıyorum..

Duruyor..

Başını yana doğru eğip gözlerimin içine bakıyor..

Arkasını dönüp gidiyor,balığa dokunmuyor.

Mesajı alıyorum..

İnsanlığımızla baş başa kalıyorum..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sana kim blog oku dedi. Güldüren bir yazı ummuştum, mosmor oldum. İçim acıdı ihtiyar köpeğe. Balığın da senin olsun der gibi gidişi, gözümde canlandı da, anlayana bu nasıl bir hakarettir. Çok güzel anlatmışsınız, sevgilerimle...

narçiçeği 
 23.02.2008 2:14
Cevap :
Köpeğe tekme atan arkadaşıma acıyarak gülümseyebilirdiniz, olay aklıma geldikçe ben öyle yapıyorum..Selamlar..  23.02.2008 15:09
 

bilene. kainatın tüm sırrı, doğada gizli . dilini çözebilene. çözüp de yazabilene sevgi ve aydınlıkla...

Neşe İleri 
 21.02.2008 13:51
Cevap :
Her zaman olduğu gibi görmezden, bilmezden gelmeyi seviyoruz biz…Sıkışınca yaşananlardan, yaşanmayanlara çeviriyoruz gözlerimizi…  21.02.2008 23:39
 

Okudum, öylece kaldım. Hayat...Ne söylesen boş, değişmeyecek kimsenin rolleri. Dost yine dost kalacak, tekmeyi savuran her fıstatta deneyecek yine gücü yetebildiği herkese tekmesini savurmayı. Gel de buğulu gözlerle bakma hayata...

Sema GÜZEL 
 20.02.2008 13:00
Cevap :
Yorumuna verebileceğim tek yanıt var; haklısın…  20.02.2008 22:47
 

Ne yani resmen yaşlı arkadaşım dediğin o canlının tekme yemesine göz mü yumdun? Valla inanmam. Senin böyle birşeye izin vermiş olma ihtimalin yok bence. Sen o tekme atana öyle bir tekme savurmuşsundur ki bir süre sonra balık diye oltana o takılmıştır. Sevgilerle

Gülün içinden 
 20.02.2008 0:37
Cevap :
Ne güzel böyle düşünmen… Herkes hayatında bir defa kahraman olur, olmalıdır da. Bu hikayenin kahramanı yaşlı köpek…………Ben ödleğiyim…Teşekkürler..  20.02.2008 0:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1108
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster