Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
789
 

İnsanlığın Anayurdu, Mu Uygarlığı ve Atatürk

İnsanlığın Anayurdu, Mu Uygarlığı ve Atatürk
 

Atatürk ve Mu Uygarlığı


James Churchward’ın elli yılı aşkın bir zaman içerisinde tüm dünyayı dolaşarak yaptığı araştırmaların sonuçları ve elle ettiği belgeler ve kanıtların ortaya çıkardığı tablo, yakın geçmişte ve günümüzde geçerli olan tarih bilgilerini değişime zorlamaktadır. James Churchward, ortaya koyduğu bilgilerle insanlığın Ezoterik Tarihini gün ışığına çıkarmış nadir bir araştırmacıdır. Kapsamlı araştırmalarıyla bizleri tarihin derinliklerinde hayal bile edemeyeceğimiz kadar eskilere götürmekte ve insanlığın Ana Yurdu olarak ifade ettiği Mu Uygarlığının bilgilerini günümüz insanlığına naklederek bu alanda böylesine önemli bilgilerden haberdar olmamızı sağlamıştır. 

James Churchward’ın elde ettiği veriler, Pasifik Okyanusu’nda bulunan ve merkezi ekvatorun biraz altına dülen, büyük bir kıtanın varlığını ortaya çıkartmaktadır. Küçük de olsa bazı kısımları halen su yüzünde bulunan bu büyük kıtanın doğudan batıya uzunluğu yaklaşık 9000 km’dir. Kıta, günümüzden yaklaşık 12.000 yıl önce çok büyük depremlerle çökerek üzerindeki 60 milyon insanla birlikte kocaman bir su altı mezarlığı haline gelmiştir. Bugünkü Paskalya, Tahiti, Somoa, Cook, Marshall, Gilbert, Caroline, Mariana, Hawai ve Marquesa adaları bu kadim kıtanın sessiz mezarına bekçilik edercesine ayakta durmaktadırlar. Bu çerçevede dahilinde, Kuzey ve Güney Amerika, Atlantis, Batı Avrupa, Mısır, Hint Babil, Uygur ve Anadolu uygarlıklarının kökeniyle ilgili çarpıcı tarihsel açıklamalarda bulunmakta ve insanlığın ilk yurdu ve ana vatanı olan Mu’dan kalma bazı anahtar sembollerin yorumlarına da yer vermektedir. 

James Churcward’ın arkeolojik tabletleri deşifre ederek aktardığı bilgilerden meydana gelen kitaplarının ülkemizde basılmasının çok ilginç ve önemli bir yönü daha bulunmaktadır. Bu kitaplar bundan 79 yıl önce ülkemize getirtilip Türkçe’ye çevirtilmiş, uzun uzun incelenmiş ve hakkında raporlar hazırlanarak Türkiye Cumhuriyetinin mimarı ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından okunmuştur. 1930’lu yılların başlarında emekli General Tahsin Mayatepek, Güney Amerika medeniyetlerinden olan Maya toplumunun dil ve kültürleriyle Anadolu ve Orta Asya kültürleri arasındaki benzerlikleri anlatan bir raporu Atatürk’e sundu. Raporu inceleyen Atatürk, konu hakkında daha kapsamlı araştırmalar yapmak üzere Tahsin Mayatepek’i Meksika’ya ateşe olarak atadı. Tahsin Mayatepek Meksika’da yoğun bir şekilde araştırmalar yaptı. Tahsin bey burada Maya kültürünü inceledi ve Türk kültürü ile arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri tespit etti. Örneğin 130 dan fazla yer ve kelimenin Maya ve Türk dillerinde aynı veya çok benzer olduğunu gördü. (Örneğin bizdeki ‘tepe’ Maya dilinde ‘tepek’ olarak geçer. Zaten Tahsin bey de sanırım bu soyadı araştırmalarından sonra benimsemiştir) Araştırmalar ilerledikçe karşılaştığı bilgi ve veriler konunun başka yönlerine kaymaktaydı. Durumundan sürekli Atatürk’ü haberdar ediyor ve yüreklenerek araştırmalarını sürdürüyordu. Daha sonra önce arkelog William Niven’ın Meksika kazıları sonucunda elde ettiği günümüzden 13.000-15.000 yıl öncesine ait tabletlerin deşifrelerine, daha sonra da James Churchward’ın Hindistan’da bulup deşifre ettiği eski tabletlerin tercümelerinden haberdar oldu. Durumu öğrenen Atatürk, bu bilim adamlarının eserlerinin süratle elde edilip dilimize çevrilmesini istedi. O zamanın şartlarında 60 kişiden oluşan bir çeviri kurulu tarafından bu eserler süratle dilimize çevrilerek Atatürk’e sunuldu. Kitapların tam metinlerinin yanı sıra başta Tahsin Mayatepek ve diğer araştırmacıların hazırladıkları raporlar da Atatürk’e ulaştırıldı . Atatürk konudan çok etkilenmişti. Raporları inceledi. Çeviriler üzerinde uzun uzun durup, üzerlerinde pek çık notlar alarak çalışmalarını sürdürdü. Özellikle insanın yaratılışı, Mu’nun insanlığın anayurdu olduğu, nüfusunun 60 milyon olduğu, ilk insanın orada yaratıldığı, Mu’nun batış nedenleri ve göçleri, kolonileri; Orta Asya Uygurlar ve Türklerle ilgili kısımlarının altlarını çizerek okumuş ve notlar almıştır. Ayrıca Mu kökenli özel ad ve sıfatlar ve bunların öz Türkçe’yle karşılaştırılmaları, Mu’nun yönetim biçimi, güneş enerjisinin aydınlatmada kullanımı gibi konularla ilgili satırların altlarını çizerek işaretlemiş, sayfa yanlarına kendi kalemiyle notlar almıştır. 

James Churchward’ın Atatürk’ün okuduğu eserleri, Anıtkabir’deki Atatürk kitaplarının bulunduğu bölümde durmaktadır. Kitapların Anıtkabir Kütüphane numaraları: İngilizceleri 199, 200, 1301, 1302 numaralarda, çevirileri ise 1482, 1483, 1484 ve 1485 numaralara kayıtlıdır. Anıtkabire gidenler bu eserleri camekanlı vitrinin içinde görebilirler. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu eserleri okuduğunu ortaya koyan önemli belgelerden biri de “özel işaretleri, uyarıları ve düştüğü notlar ile Atatürk’ün okuduğu kitaplar” isimli kitabın 376 ile 395. Sayfaları arasında yer almaktadır. Bu sayfalarda, Atatürk’ün tercümeler üzerindeki kendi kalemiyle yazdığı işaretler ve notlar bulunmaktadır. İlerleyen zaman içinde Tahsin Bey, tüm araştırma ve incelemelerini pek çok resim ve belgelerle birlikte Atatürk’e, raporlar halinde sunmuştur. Atatürk aramızdan ayrıldıktan sonra konu bir daha açılmamış, hazırlanan raporların akıbeti de meçhul hale gelmiştir. 

Alahattin Öztekin 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu araştırmalar; Mu adası sakinlerinin Türk olduğunu, diğer dünya dillerinde Türkçe kelimelerin oluşu bu efsanenin doğru olduğuna, başka bir deyişle bütün dünya uluslarının aslınsa Türk kökenli olduğunu gösteriyorsa ve bu Atatürk'ün bu kadar ilgisini çekmesine rağmen neden terk edildi acaba? Yazınızda buna değinmediğiniz için soruyorum. Yazdıklarınız sakın Dil-Güneş teorisi denilen saçmalıklarla ilgili olmasın? Ne dersiniz?Saygılar, selamlar.

hazandagüzeldir 
 23.07.2011 17:21
Cevap :
merhaba (1) James Churchward'ın araştırmalarında orta asya, Uygur, Babil, Maya, hind ve Anadolu Uygarlıklarının kökeni ile ilgili bilgiler verilmektedir. Mu adası sakinlerinin Türk olduğunu ne Atatürk nede Churchward söylememektedir. Bahsedilen ortak kültürdür. Dil benzerlikleridir. Güneş Dil Teorisinin tarih içerisinde oynadığı rol, Atatürk Devrimleri'ni anlamak açısından önemlidir. Ümmetten millete geçme aşamasında olan ve Batı karşısında kendisini aşağılanmış hisseden Türk milletine özgüven aşılamak Teorinin amaçları arasında görülmüştür. Teori, Atatürk Devrimleri'nin yıktığı düzenle ve Avrupa merkezci tarih teorileriyle hesaplaşma çabası olarak değerlendirilmektedir. Bundan dolayı bilimsel nedenlerden çok siyasi nedenlerle desteklenmiştir. Çünkü kendisine güvenen ve saygı duyan bir millet bilincinin uyanmasını istiyordu.  25.07.2011 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 157
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 4998
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster