Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1166
 

İnsanlığın esas temeli çökmüş

İnsanlığın esas temeli çökmüş
 

Görsel alıntı


Üzerinde insanlık yapısı tesis edilen esas temel son yarım asırdan itibaren kısmen yıkılmış, kısmen çökmüş ve kısmen de yer, yer çatlamış.

Yıkık, çökük, çatlamış adeta viran olmuş bir insanlık temeli üzerinde sürdürülen yaşamda huzur, güven ve gerçek mutluluk olamaz.

Hangi yeni malzeme ile yeni bir tesis inşa edilirse edilsin yıkılmış, çökmüş ve çatlamış temel hiçbir yeni yapıyı artık üstünde taşıyamaz.

Her şey insanlık için sözleri geçmişte kaldı.

Savaşlara, çatışmalara, haksızlıklara sahne olan dünyada ezilenlere yer yok. Artık haksızların, güçlülerin yaşadığı bir dünya var.

İnsan gibi olma, insanca davranma, insan gibi doğru ve dürüst olma, insanı gerçekten sevme ve insana gerçekten saygı gösterme kavramlarını yitirmiş toplumlar var.

Çöken, yıkılan, viran olan  insanlık temeli üzerine yalandan, hileden ibaret yeni bir tesis var.

Çöken insanlık temelinde;

Aldatma, kul hakkı yeme, haram kazançla geçinme, emanete hıyanet etme, rüşvet alma, verme yoktur.

Hırsızlık ve adaletsizlik yapma, doğruyu bırakıp eliyle, diliyle fitne ve fesat çıkarma, haksızlıkları, zulümleri, adaletsizliği, kötülüğü savunma, devletin ve halkın soyulmasına yardımcı olma, aşırı israfta bulunup tüketme, süsten, püsten, lüksten geri kalmama yoktur.

Dürüst sözlü ve güvenilir doğru insan olma, adaletli ve merhametli olma, iffetli olma, yardımsever ve cömert olma, sevdiğini Allah için sevme, onurunu koruma, insanlar arasında ayırım yapmama, sorumluluk sahibi olma vardır.

Peki, şimdi ne var;

Yalan var, hile var, haksızlık var, hukuksuzluk var, benlik var.

Hal bu ki insanlık kâinatta en değerli bir varlık olarak yaratıldı. Ruhunda bir taraftan Yüce Yaratıcının emirlerine karşı sorumlu, diğer yandan  akıl ve irade gücünü kullanmada hür.

Bilme yeteneği, eşyayı isimlendirme gücü bakımından Meleklerden daha üstün. Üstünlük ibadetle değil, öyle olsaydı Meleklerin ibadeti Hz. Âdem (a.s.) dan daha çoktu.

İnsanlık yarattıkların içinde en şereflisi, yüklendiği emanetin sorumluluğunu vicdanında hisseden sağlam ölçülere sahip.

İnsan nefsine esir, benliğine köle, sorumsuz ve şımarık tutumunun mağlubu olursa makamdan azledileceği gibi yarattıkların içinde en sefili de olabilir.

İnsanlık vicdanında yirmi dört saat açık duran bir mahkeme olmalı. Bu mahkemede kendini muhakeme etmeli ve kendini denetlemeli. İçinde bulunduğumuz zamanda böyle bir mahkeme var mı?

Mecnun bir deveye rast gelmiş. Deveye binmiş yularını sıkıca tutarak " Yalvarırım sana beni şu ilerideki Leyla'ma kavuştur " demiş.

Deve ise; Senin ileride Leyla’n varsa benim de geride tutkunum var, yavrum “ diye karşılık vermiş. Mecnun yuları bırakmamış tekrar yalvarmış, yakarmış olmamış, sonunda deveden inmiş ve anladım ikimiz de dertliyiz, sen yavruna, ben Leyla’ma, öyleyse sen yoluna, ben yoluma demiş.

Kıssadan hissede şunu anlamak gerek. İnsanlık temeli çökmüş ise insanlık viran olmuş demektir. Her kes kendine yeni bir temel, yeni bir tesis arıyor.   

Hz. Ali (ra) ne güzel anlatmış: “ Derdin sende, ama görmezlikten geliyorsun. Farkında değil gibisin. Bilesin ki ilacında sende. Küçük bir varlık sanıyorsun kendini. Hâlbuki “ en büyük âlem sende dürülmüş”

Keşke insanlık ölseydi.

Ölüm haktır der yas tutardık, ölen insanlıktan umut kesilirdi. İnsanlık temelinin yıkılması, çökmesi ve çatlamasının enkazı içinde başka yarattıklar peyda oldu.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ortada bir tuhaflık var da bu geçmişte de böyleydi biz mi görmüyorduk yoksa yeni yaşam biçimi mi insanı böyle yaptı diye düşünmeden edemiyorum. İnsan ilişkileri, insanlık denilen kavram eskilerin anlattığı gibi değil. Beyefendilerin ve hanımefendilerin sayısı azaldı, nezakete pek değer verilmiyor, zayıflık gibi görülüyor. İyi niyet, yardımseverlik pek değerli görülmüyor olsa gerek. Ya da iyi insanlar çoğunlukta da olsa sesini çıkarmıyor olabilir mi? Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 01.11.2015 19:04
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın,Güz Özlemi; Evet haklısınız ortada anlaşılmaz bir tuhaflık var.Yaradılış gayesine esas olan İnsanlık temeli günümüzdeki insanlık temeli değildir.Her türlü nimetlerle, her türlü sevgiyle, ilgiyle, güzellikte yaratılan dünya da bu günkü dünya değildir.İnsanoğlu dünyayı nimetlerini tekeline almak için yalana, hileye, zora, şiddete başvurdu doğayı yok etti. dünyayı toz duman etti, güven ve huzuru yok etti.Bunlar olunca sevgi, ilgi,saygı Beyefendilik, Hanımefendilik, nezaket ve yardımseverlik azaldı.İnsanlığın esas temeli çöktü, duvarları yıkıldı, çatısı düştü. Umutsuz olmak istemezdim,lakin artık hiç bir zaman yeni inşa edilen temeller o esas temelin yerini tutmaz. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   02.11.2015 0:03
 

Değerli Mehmet Bey,her şey önce insan için ve insanca olmalıyken durum malesef tam tersi.Kollektif bir ego sarmış dünyanın dört bir yanını ve durum öyle görünüyor ki kurtuluş yok çok zor.Paylaşıma teşekkür ediyor,selam ve sevgiler sunuyorum.

Şennur Köseli 
 07.10.2015 11:41
Cevap :
Kıymetli Şennur: İnsanlık temeli çökmüş, çöken temel üzerine yeni temeller inşa edilmek isteniyor ancak gerçek ve yıkılıp viran olan insanlığın eski temeli hiç bir yeni temeli üstünde barındırmaz.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  07.10.2015 16:21
 

Devinimleri,sonuçları ve özleri değişmez doğal yasların egemenliği altında yaşar tüm canlılık.İçlerinde en değerli olan insan soyu hem iyilikler hem de kötülüklerle içiçe yaşamını sürdürür.Kötülükler ağır bastığında da insanlığımızı kaybedip kendi öz niteliğimizden çıkarak insan modelimizle hayvanlığın o kaba yabaniliğine geçerek bütün acıların ve kaosların kaynağı oluruz.İnsan kaybolan kendini bulmalı ve insanlığın vasıflarını yeniden edinmelidir...Çok anlamlı ve uyarıcı,bilgilendirici,bilgi verici güzel bir yazıydı!Elinize sağlık Burakgazi bey dostum.Öylesine çokça çağrışımlar yaptı ki yazınızın içeriği...Düşündürdü de fazlasıyla...Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 02.10.2015 20:11
Cevap :
Kıymetli öğretmenimiz Sayın Abbas Oğuz: Yorumunuz hem yazımızı nakış ettirdiği hemde bizleri ziyadesiyle sevindirdi.Ne derlerse desinler insanlığın esas temeli çökmüş çökmüş temel üzerine yeni yapı tesis edilmek isteniyor ancak çöken temel hiç bir yapıyı üzerinde taşıyamaz.Her akıl sahibi kendine göre bir yol çizmiş o yolda yürümeye başlamışlar.Yolun nereye gideceği meçhul.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  03.10.2015 19:29
 

İçerik olarak insanı hüzünlendirip, endişelendirse de anlatım bakımından mükemmel bir yazı okuduk. Yüreğinize, fikrinize sağlıklar. Haklısınız insanlık yerini insana terk etti. İnsan insanlığı unuttu. Kendi derdine düştü. Benliğini her şeyin üstüne çıkardı. Hal böyle iken dünyayı yaşanmaz hale getirdi. Yazınızda salık verdiğiniz çözüm çok anlamlı. Durum ümitsiz vak'a değil. Çözüm yine insanın kendinde, iç dünyasına yönelmeli kendini tanımalı vakit geçirmeden kendini bilmeli.Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen için de sorun yok demektir. Mehmet Bey kaleminiz daim olsun. Sağlık ve esenlikler sizinle olsun. Selam ve saygılar.

Hanife MERT 
 01.10.2015 22:14
Cevap :
Kıymetli yazarımız Sayın,Hanife MERT: Yorumunuz da önemli bir söz var. "İnsanlık yerini insana terk etti" aynen öyle olmuş.İnsan da akıl ve irade gücünü keyfi tutum ve davranışlarla kullanmış insanlık temelini viran etmiştir.Gelenler de insanlığı değil insanı takip etmişler.Dünyayı kirlettiler,yaşamı zehirlediler. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   02.10.2015 15:10
 
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7049
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1751
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster