Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
238
 

İnsanlığın resmi, rengi, sesi, kokusu

İnsanlığın resmi, rengi, sesi, kokusu
 

İnsanlığın rengi, sesi, kokusu vardır. İnsanlığın resmi vardır.


Aşkı konuşmayanımız, aşktan söz etmeyenimiz var mı?

Çok nadir.

İnsanların çok büyük bir çoğunluğu, tamamına yakını aşktan söz eder. İlk gençlik dönemi ile o dönemin hemen öncesi ve sonrası başta olmak üzere her dönemde konuşulur aşk.

Doğru konuşulur, yanlış konuşulur. Hissedilerek konuşulur, dudaktan konuşulur ama konuşulur.

İnsanlık da konuşulan şeylerden biridir.

İnsanlık da en az aşk kadar önemlidir.

Her ne kadar aşk kadar yoğun olmasa da her zaman gündemdedir.

Zor gününde, felaket anında tanıdık, tanımadık güçlük çekenlere, insanlar başta olmak üzere her türlü canlıya el uzatmak insanlıktır.

İnsanlık doğal koşullarda, her zaman ve her yerde alkışlanan bir şeydir. Sempati ve sevgi doğuran bir eylemdir.

İnsanlığın rengi, sesi, kokusu vardır. İnsanlığın resmi vardır.

İnsanlık kişinin içinde, mayasında olan bir şeydir.

Çok çeşitli şekillerde belli eder kendini. Bazen apaçık ve herkesin gözü önünde ortaya çıkar, bazen gizlidir, kolay fark edilmez.

Gündüzün gecesi, sıcağın soğuğu gibi insanlığın tam karşıtı durumundaki insanlık dışı duruş, düşmanlık, kindarlık da öyledir. Bazen aleni, bazen gizlidir.

Birinin acısından çıkardığı sese, bir ağıta, bir çığlığa başka biri samimi olarak eşlik ediyorsa bu insanlığın sesidir.

Tıpkı onun gibi sevinç ifade eden seslere katılan insan da insanlığın sesine katkı sağlar.

Bir yerde zulme, haksızlığa karşı bir direniş varsa, o direnişi desteklemek, haksızlığa karşı çıkmak kişiyi riske atan bir durumsa ve buna rağmen kişi haksızlığa uğramışların safına, yanına geçiyorsa bu da insanlığın rengidir.

O desteği veren, mazlumun yanında durarak tertemiz rengini ortaya koymaktadır.

İnsanlığın resmi tıpkı insanlık dışı olmanın resmi gibi her gün gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına taşınıp durur ve izleyenleri tanık kılar.

İnsanlık dışı olmanın resmi de bireye, topluma, kendi ülkesine ya da başka ülkeye haksızlık edenlerin, zulmedenlerin, cinayet işleyen ve bunu hoş göstermeye çalışanların resmidir. O resimde de, o karakterdeki insanlar yer alır.

Onlar haksızlığı egemen kılmak için her zaman, her zeminde ve her şekilde kendilerini gösterirler.

Boşandıkları kadına ve ailesine kin gütmeye devam eder, zulmeder, katliam yaparlar.

Çocuklara baskı uygular, onları istismar ederler.

Suriye’deki diktatör, Mısır’daki darbeci gibi kendi halklarını öldürür ya da insanlığını yitirmiş başka liderler, ağalar, beyler gibi başka ülkelere çoğu kez ekonomik çıkar amaçlı girip, silahlı ya da silahsız her türlü tecavüzü, zulmü yapar, bunu doğal bir şey gibi görürler. Sayısız insanı kendi adamları katlederken sessiz kalır, olabildiğince gizlemeye özen gösterir; kendilerinden biri zarar gördüğünde bas bas bağırırlar.

Ya da bütün bunları yapanların yanında durur, buz gibi yüzleri ile onlara her türlü desteği verirler.

Onların resimleri insanlık dışı olmanın resmidir.

İnsanlığın resmi de onların yaptıklarının tam tersinin resmidir.

Bir çocuğun, kedinin, köpeğin başını okşamaktan tutun, bir savaşta, kavgada, grevde, eylemde mazlumun yanında durmaya kadar çıkar beklentisi olmaksızın, vicdanın baskısıyla harekete geçenlerin her resmi insanlığın resmidir.

Bilmediği uzak ülkelere yardım götürenler, o yardımı yardımseverlerden talep edenler, yapanlar, dağıtanlar; uzak ve yabancı ülkelerde zor koşullar altında para hesabı yapmadan hekimlik, öğretmenlik, teknik işler yapanların resmi insanlığın resmidir.

Gerçekten yoksul birinin ihtiyaçlarının çıkar beklentisi olmayan başka kişiler tarafından karşılandığı her resim insanlığın resmidir.

Arkadaşımız Harun beyin yaptığı gibi, şehirlerarası yolda aracıyla seyrederken yolun ortasındaki ödü patlamış kuş yavrusunu gördüğü için geri dönüp o kuşu yoldan kaldırmak, yol kenarında güvenli bir yere koymak insanlığın resmidir.

İnsanlığın kokusu da bu resimlerden, eylemlerden, çabalardan gelir.

O kokuyu televizyondan, gazetedeki resimden alırsınız.

O kokuya sahip insanları az biraz birlikte olunca tanırsınız.

Dinleri, dilleri, ırkları, ideolojileri, ülkeleri, cinsiyet ve yaşları ne olursa olsun insanlığın rengini, sesini, kokusunu taşıyanları biraz dikkatle tanırsınız.

Aynı şekilde dinleri, dilleri, ideolojileri, ülkeleri, cinsiyet ve yaşları ne olursa olsun insanlıktan nasibini alamamış olanları da biraz dikkatle tanırsınız.

Büyük halk ozanımız Aşık Veysel’in ifadesiyle “iki kapılı handa” yaşam yolculuğumuzu sürdürürken iki resimde bulunanları da görür, kendi yerinizi seçersiniz.

Beklentilerinizde, dünyayı anlama ve yorumlama tarzınızda, kalbinizde ve beyninizde bir sorun yoksa doğru yeri bulmakta güçlük çekmezsiniz.

----------

“Adam var ki, adamların naxşıdır. (nakışıdır)

Adam da var, eşşeh ondan yaxşıdır. (iyidir)

 

Bir Azeri deyişi

 

 

 

18.09.2014 18:53 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 236
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 219
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster