Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
76
 

İnsanlık

(Hiç Kimse Ne Ayak, Ne Baş Olsun. Hak Karşısında; Herkes Baş, Herkes Ayak Olsun.)

Geçen gün Gezi Parkı ile ilgili bir görüş bildirirken, dünyada bir değişik akım var dedim. Beni anlamayan hocanın biri biraz bozulur gibi oldu. Ve bana akımın senin olsun dedi. Herhalde beni anlamadı. Görüntüsü her ne kadar modern olsada, dindar ve tutucu yapısıyla değişikliği pek sevmeyen birisi olduğunu düşündüğümden bu yazıyı kaleme alma gereği duydum.

Ben de dinini, kitabını birçok kitaptan okuyup öğrenip bilip düşünen biri olarak kendimi sorumlu sayıp, muhterem zata buradan yazıp cevap verme gereği duydum. Çünkü din ilmi okumadan ziyade tefekkür ister. Yoksa din ilmi isabetli olmaz. Günümüzde de öyle değil mi. O nedenle de din ilminde tefekkürden uzak olan insanlar dini her zaman derinlemesine anlayamayabilirler. Dolayısıylada dine zihinlerindeki kalıplaşmış bilgi yapısıyla kendi akıl güçleriyle kendi gönül pencerelerinden bakıp görüp müşaade ettikleri kadarıyla değerlendirme yapabilirler.

Sayın hocamız orada öylece baka dursun. Biz, bizim dışımızdaki dünya nasıl değişiyor, nasıl yeniden oluşup yaşıyor ona bir bakalım. Sen ileriyi görüp kendi başına ilerleyip yol alamıyorsan, hiç olmazsa senden önde gideni takip etmelisin ki, yolda geç kalıp, geride kalmayasın.

Evet, dünyada insanları ve yönetimleri değiştirip yenileyecek olan yeni bir rüzgâr esmekte, esen bu rüzgâr hızlı yayılan bilgiye dayalı bir güçle dünyayı küçültüp bütün insanlığın yönetime katılıp söz sahibi olabileceği çok geniş kapsamlı demokratik yeni bir uzlaşı ve paylaşımcılıkla insanlığın gelişip olgunlaşmasına yönelik yeni oluşumun akımını taşıyor.

Bu esen yeni akımın temel yapısını insan ve insanlık oluşturduğundan, içinde bilgi, hak, hakuk ve özgürlük vardır. Kişinin algılamasını geliştirip farkındalığını artırarak kendini tanıyıp birey olmasını, dünya ile iç içe yaşayıp kendi kültürel yapısı içinde kişilik kazanıp, hak ve hukukunu koruyarak kimlik sahibi olması vardır. Kısacası insan olup insanca yaşamanın farkındalığını fark edip yaşaması vardır. Kendini güvende hissederek yaşaması için bütün dünya ile birlikteliği, dayanışması vardır. Dünya insanlık âleminde neler olup bittiğini bilmesi vardır. Azınlıktan ziyade çoğunluğa güveni vardır. Hak ve hukukunun korunup kollanmasına itikadı, inançı vardır

Bu bilincle yaşamak için, bu bilinçin bütün dünyaya yayılması fikri vardır.

Bu bilginin dünya çapında yayılıp çoğaltılması için teknolojini geliştirilmesi vardır.

Bu projede dünyayı küçültmek için uydular vasıtasıyla uzaydan faydalanması vardır.

Aynı anda bütün dünyanın aynı bilgiye, teknolojiye ulaşıp faydalanması vardır.

Dünyadaki bütün insanların hak ve hukuklarının gaspında aynı anda bütün dünyanın harekete geçmesi vardır.

İçinde yaşayıp var olduğu hayatı kolaylaştırıp yaşamın kalitesini artırıp, daha çok güzelleştirmek vardır.

İnsanların öğrenmelerini özendirip bilgilerini daha çok artırmak vardır. Buna bağlı insanların algılama ve idrak etme güçlerini artırıp bu güçe bağlı olarak yenilmez olan inanç, güçlerine güç katmak vardır. Çünkü oluşan bu inanç güçü insanı yenilmez kılar.

Hiç bir güçte, (oluşturulan bu güçe karşı rıza gösterilmedikçe), bu güce güç yetiremez. İstediklerini buyurgan bir dille bu güce boyun eğdirip, yerine getiremez.

Güç yetiremediklerinde de hiç bir güç, asla insanların özgürlüklerini ellerinden alamaz. İstediklerini yapıp yerine getirmek için de asla buyurgan bir dil kullanıp, boyun eğdirimezler.

Artık dünya bu şekilde özğürlüğe koşuyor. Akımın adı da özgürlütür hocam, özgürlük. Dünya uyandıkça özgürlük artacak.

Özgürlük artıkça dünya uyanacak. Dünyada özgürlüğe uyanmadık yer kalmayacak.

Bu özgürlük akımı da bu şekilde bir süre yol alıp ilerleyip yalpalayacak. Çünkü özgürlüğün aşırısı şeytanlıktır. Bu nokta özgürlüğün doyum noktasını aşmış olacağından insanları yeni bir arayışa sokup orta yolu bulduracaktır.

İşte yaşamakla bulunacak olan yeni yolun, yeni akımın adı da insanlık olacaktır. Çünkü özgürlüğün aşırısının şeytanlık, teslimiyetin aşırısının meleklik olduğunu yaşayıp gören insanlık, makul olan orta yolu bulup seçip yaşayacaktır.

İnsanlar makul olan orta yolu bulup yaşadıklarında, yanlarında; ne şeytanlık, ne de meleklik iddiası taşıyan insanlar olmayacaktır. İyi - kötü çekişmeleri hızını kaybedip azalacağından ister istemez herkes dünyada insan olup, insan olarak yaşayacaktır.

İnsan hak, hukukuda böylece korunup, yaşatılacak. İnsana hak ettiği değer verilerek yaşaması sağlanacak diye düşünüyorum.

İstersenin bu akımın adını insanlık koyalım demokrasiden çok daha ötesi olan insanlık, kendi hak ve hukunu kendi geniş katılımla kendi sağlayıp kendi korusun.

Deveyle pire, kralla köle bir olsun. Hiç kimse ne kral, ne de köle olsun. İnsanlar eğitilip vicdan sahibi olsun. Vicdan, hâkimiyeti her yeri sarıp sarmalasın.

Hiç kimse ne ayak, ne baş olsun. Hak karşısında herkes baş, herkes ayak olsun.

Evet, şimdi benim bu sağduyulu duygu ve düşşüncelerime karşılık, sizler de bu bağlamda duygu ve düşünclerinizi yansıtırsanız sevinirim.

Belki insanlığın gelişmesine bu şekilde hep birlikte katkı sağlarız. Kim bilir?

 

29.06.2013

Cahit KARAÇ

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 124
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 488
Kayıt tarihi
: 27.09.11
 
 

1953 yılında Kahramanmaraş İli, Elbistan İlçesi, Akveren Köyü doğumluyum. Ankara Kimya Meslek Lis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster