Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ismail hakkı özsarı

http://blog.milliyet.com.tr/ihozsari

02 Temmuz '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
290
 

İnsanoğlu giderek kanserleşiyor

İnsanoğlu giderek kanserleşiyor
 

alıntıdır


Günümüzün en korkulan hastalıklarından bir tanesi de kanserdir.

Kanser en basit açıklamasıyla; Kontrolsüz hücre çoğalmasıdır.

Sinir hücreleri hariç sağlıklı vücut hücreleri bölünebilme yeteneğine sahiptirler. Ölen hücrelerin yenilenmesi, vücut dokularının onarılması, büyüme ve gelişme amacıyla bu yeteneklerini kullanırlar. Ancak, sonsuz sayıda bölünemezler. Bu yetenekleri sınırlıdır. Gerektiği yerde ve gerektiği sayıda bölünebilirler. Bu işi de aldıkları emirlere göre gerçekleştirirler. Yani söz dinleyerek yaparlar.

Buna karşın kanser hücreleri bu bilinci kaybederler. Söz dinlemezler. Kontrolden çıkarlar. Kısaca anarşist haline gelirler. Zamanla biriken kanser hücreleri kitleler halinde bir araya gelirler. Bunlara TÜMÖR denir. Eğer kanser hücreleri tümörden ayrılıp başka organlara giderse bu olaya tıp dilinde METASTAZ denir. Metastaz iki yolla olur. Birincisi LENF damarları (Ak kan taşırlar) yoluyla olur. İkincisi de VENLERLE (Toplardamarlarla) olur. Yani kan yoluyla yayılır.

Bu hücreler gittikleri yerde tümör kolonileri oluşturarak büyümeye devam ederler. Zamanla, tedavi edilmeyen ya da edilemeyen bu tümör kitlelerini oluşturan kanser hücreleri çevre organlara bası yapar. Sağlıklı hücrelere kan yoluyla gelen besinlerle beslenerek onların ölmesine neden olurlar.

İşte böylece vücudun kendisinin ürettiği bu anarşist hücreler; zaman içinde ait olduğu bütünün ölüp yok olmasına neden olurlar.

İnsanoğlu da tıpkı kanser hücresi gibi üzerinde yaşadığı dünyayı yok ediyor. Bunu yaparken; toprağı, suyu, havayı kirletiyor. Verimli arazileri yapılaşmaya açıyor. Fabrika atıklarıyla akarsuları ve denizleri kirletiyor. Maden arama adı altında dünyanın en güzel köşelerini delik deşik ederek işe yaramaz hale getiriyor. Oysa bilmiyor mu ki altın, gümüş yenmez!

Atalarımız ne güzel söylemişler; ‘BİR AVUÇ ALTININ OLACAĞINA BİR AVUÇ TOPRAĞIN OLSUN.’

Bu gidişe dur demek gerekir

Bunun için de acilen şu önlemlerin alınması zorunludur;

1. Öncelikle fosil yakıtlardan (petrol, kömür vb.) kurtulup, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmelidir.

2. Zengin ülkeler aşırı kaynak tüketimine son vermelidirler. Zira insanoğlunun bu aç gözlülüğü tüm dünyanın sonunu yavaş yavaş getirmektedir.

3. Dünyamız büyümediğine göre nüfus artış hızı ile kaynaklar arasında doğru orantı kurulmalıdır.

1802 yılında 1 milyar olan dünya nüfusu bugün 7 milyar civarında.

4. Dünya üzerinde, adil bölüşümün gerçekleştirilmesi şarttır.

nusret atayman bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 976
Kayıt tarihi
: 12.07.12
 
 

Emekli öğretmenim. Kitap okumayı ve düşüncelerimi paylaşmayı çok severim. Tarih özel ilgi alanımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster