Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
157
 

İnsanseverler Derneği kurulmalı

İnsanseverler Derneği kurulmalı
 

Ankara'da İranlı bir öğretmen Eryaman'da sabah sporu yaparken, köpek sürüsünün saldırması sonucu ölmüş. Haberde bunu okudum.

Fazlaca yankı bulmadı bu haber.

Bulacağını da ummuyordum zaten. Çünkü sokak köpekleri  hayvanseverden ziyade -sokak köpeğisever diyebileceğim dernekler tarafından, madden ve manen koruma altındalar.

Sokak hayvanlarına tapınma derecesinde düşkün bu insanlar için hayvan canı insana eşit hatta daha kıymetli.

Bu dernek mensupları, belediyelere kamu kurumlarına baskın düzenlerler sık sık. Belediye çalışanlarının üzerine yürürler hatta topluca. Kendilerini de kahraman addederler her zaman. Belediyeleri amaçlarına uygun olarak çok başarılı şekilde ürküttüklerinden bu ülkede büyükşehirlerde bir sokak köpeği saltanatı sürer gider.

Sürsün. Diyeceğimiz yok.Onlar da canlı tabii ki yaşamak hakları. Filler, yunuslar, fok balıkları gibi.

Peki ya biz?

Bizim yaşama hakkımız? Korkuyu, fobiyi  geçtik sadece yaşama hakkımız?

Köpeklere tanıyacağımız hakların, refahın sınırı nereye kadar olabilir.

Bizler özellikle geceleri köpek sürüsü dolaşıyor diye dışarı çıkmaktan vaz mı geçmeliyiz?

Sabah sporlarında yeşil alanlarda koşmamalı mıyız?

Köpek sürüleri yaklaşırken bulabildiğimiz en güvenli yere sığınıp onların geçmesini mi beklemeliyiz.

Çocuklarımızı parkta sokakta oynatmayarak içeri mi kapatmalıytız?

Avrupa da Amerika'da  görülmeyen şekilde, köpekler başıboş, tasmasız, özgür mutlu yaşasınlar diye ne yapmalıyız.

Bu hayvanlar için her yıl kısırlaştırma, küpe takma vs. vergilerimizden ödediğimiz masraflar önemli değil de neyi ne kadar feda etmeliyiz?

Köşe yazarlarının bazıları  hergün yazıyor köpeklere işkence yapıldı, köpekler zehirlendi köpek hakları, köpeklerle ilgili kanunlar... Çok güzel.

Köpeklere işkence yapılmasını katledilmesini zaten göğsünde kalbi olan, Allaha inanan  kim nasıl savunabilir ki?

Normal şartlarda, hadi gidip şu köpekleri katledin diye hangi "insan "diyebilir ki.

Ancak, herşeyin bir dozu dengesi yok mudur?

Sevgilerin de mantık terazisinde dengelenmesi gereken anlar yok mudur?

Ne köpekleri katletmek, ne de insanları katlettirmek. Ara çözüm yok mudur.

Avrupanın dünyanın yaptığı çözümler neden bizim sokak köpeği severler tarafından asla kabul görmez. Çünkü bu insanlar köpekleri illa sokakta ve tasmasız başıboş isterler.

İlla sokakta, insanların ürkek bakışları arasında sürüler halinde gezsinler..

Şehrin tek sahibi olarak. İnsanın efendisi olarak gezsinler.

E onlardan kalan imkanlarla da biz yaşayalım.

Hem biz neden korkuyoruz ki.

Pittbullar dobermanlar insanları çocukları parçalıyorsa bu da insanın suçu.

Bir ev köpeği insana saldırıyorsa "aaa zavallı hayvan normalde asla saldırmaz ama acaba ne oldu kimbilir?"

"Canım pitbul bir insanı öldürdü diye neden uyutuluyor ki? Zavallı hayvan. Yaşasın doya doya. Belki bir süre sonra başka bir insanı daha öldürecek şansa sahip olacaktı. Pitbullcuk. Hayvancık. Sevimli hayvan.

Üç kişiyi de parçalasa sevimli hayvan.

Çünkü o bir hayvan.

Hayvan sevilesidir. Kıymetlidir. Oysa insan. Gebersin  insan.

Hııı demek sen hayvan sevmiyorsun. Sen o zaman insan düşmanısın. Ön yargılar nefret nefret.

Köpekler insanı karşılıksız asla sever ihanet etmezmiş. Doğrudur. Peki bir hayvan insan haline gelebilir miymiş sihirli şekilde. Bir köpek size "arkadaşım üzülme git hadi biraz uyu dinlen zamana bırak üstesinden gelirsin" diyebilir mi?

"Hadii otur bir satranç oynayalım" diyebilir mi? Bize yaptığı her etkiyle, onca kötü söz davranışına rağmen kalbimizi kırmasına, hatta ihanet etmesine rağmen insana insandan daha çok dost olabilecek bir canlı olabilir mi?

Ha kuyruk sallar, ayaklarınıza sürünür sevgiyle havlar, miyavlar gözlerinize bakar, attığınız topu size geri getirir vs. eğlendirir. Bunlar yapayalnız, insanlardan yana çok sıkıntı çekmiş ya da sevginin bu biçimini de yaşamayı seven mutlu aileler için çok güzeldir. Ancak bir hayvandan insan tavrının tamamını bulamazsınız. İmkansız.

Evet gerçekten de çok harika köpekler var.

Benim görümcemin köpeği insana benzeyen en sevimli en akıllı şeker bir hayvan mesela.

Eskiden köpek korkum vardı ve onun bir de babamın siyah şimşek isimli köpeğinin sayesinde yendim korkumu epeydir. Hayvan sevgisini de tattım.

Ancak ben o hayvanla sohbet edemem. Bir  anıyı paylaşamam.

Onu güldüremem. O da beni bir dereceye kadar güldürür.

Kederli bir günümde bana derdimi azaltacak değişik fikirler veremez.

Onunla dolaşmak, keyif kadar bir nebze de iş ve sorumluluk gibidir. Onunla romantik bir yemek yiyemem. Sinemaya da gidemem

Yani neticede hayvan insan değildir.

Çok özel ve sevilen olabilir.

Kızım oğlum denilip aileden sayılabilir can dostudur bu anlamda ancak "insan değildir". Eşiniz, çocuğunuz arkadaşınız gibidir" ama eşiniz arkadaşınız çocuğunuz değildir tamamen. Ancak "gibi" dir.

İşte bu noktada hayvana verilen mantık ölçüsünü aşan değeri, şiddete dayalı önyargılarla, baskılarla insana üstün kılma çabalarını anlayamıyorum.

Köpeğinin çocuğunu parçaladığını gören bir annenin duygularını merak ederim hep. Allah korusun.

Bazı katı tipler varki onlar köpekleri masum çocukjlarını parçalasa bile yine debinbir sebeple  köpeklerini mazur görmeye çalışacaklar sanki. Yazık çok yazık.

Her canlıya değer verelim ancak öncelikle  insana da hakettiği değeri verelim

Hatta tercih etmek zorunda kalmayı istemeyiz ama tabii ki insan mı hayvan mı noktasında hayvanı seçip insanı ezdirmeyelim

Doğada her canlı önce kendisini kendi neslini seçer ancak sokak köpeği severlerin tavrına bakıyorum da önce hayvan hep hayvan sonra insan der gibiler artık.

Yani amaç mı araç mı olmuş hayvanseverlik içtenlikle mi yapılıyor, trend mi olmuş karışmış. Ölen İranlı öğretmen için, pitbullların dobermanların parçaladığı bütün insanlar için çok üzgünüm.

Keşke insanseverler derneği diye bir kurum olsaydı.

Köpekler, suçları sadece yakınlarından geçmek olan dolaşmak olan ya da masumane yatağında uyumak olan insanları-tamamen değişken ve belirsiz doğal içgüdüleri nedeniyle- parçaladıklarında, bu dernekler onlara sahip çıksaydı.

Kuduza yakalanıp ölen insanların, karantina altındaki hallerini, dünyanın en korkunç görüntülerini, kuduz aşılarının her zaman kurtarıcı olamadığını, köpeklerin bir tehdit olmadan da yüzdesi çok düşük olsa da saldırabileceklerini, bir köpeğin insanın ummadığı bir hareketi bile kendisine tehdit olarak algılayabileceğini, bunun onların doğalarından kaynaklandığını veterinerlerin de söylediğini yazabilselerdi örneğin.

Köşeyazarları korkudan tırsıp böyle bir konu yokmuş gibi davranmasalardı.

Keşke.

Sonuç olarak şunu vurgulamalıyım, canı olan doğal olarak ölünceye dek korunacak diye bir şey zaten ne şimdi ne de dün hiç olmadı insan gerçeğinde. Her zaman canlıların insana göre durumuna etkisine bakıldı. İnsan esas alındı. Optimum denge.

Bizler sivrisinekleri öldürürüz. Karasinekleri. Bizi sokmak üzere olan arıları, zehirli örümcekleri. Kobraları. Onlar da canlıdır. Ama öldürürüz.

Hatta garip ama gerçek, hastalık yapan mikrop ve bakterileri de canlı organizma oldukları halde bize zarar verme noktasında olduklarından öldürürüz.

Yani her an çeşitli amaçlarla çok cana kıyıyor insanlık.

Mezbahalarda da çok hayvan öldürülüyor kesilerek.koyunlar, kuzular. İnekler.

Develer.

Balıkları da avlayıp öldürüyoruz.

Ancak biz insanlar asırlardır topyekün katil miyiz?

Hayır değiliz.

Sadece bütün doğada olduğu gibi bizde de kendimizi sağlığımızı canımızı koruma güdüsü hatta Allaha karşı görevimiz vardır ayrıca besin zinciri içinde de protein alması gereken bir fiziki yapıya sahibiz.

Yani burada mesele "hayvanlar keyfi olarak  katledilsin insanlar yaşasın meselesi" asla değildir. Zorunluluk halleri söz konusudur. Hayatın her alanında hep olması gereken denge.

Umarım yazım herkesi biraz daha meseleyi gözden geçirip iç sesleriyle, zihinleriyle konuşmaya ve yazmaya sevkeder.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Çok haklısınız. Giderek sokak köpekleri daha da tehlikeli oluyor. Sevgi ile egoyu karıştırmasak daha iyi olacak. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 01.04.2012 11:55
Cevap :
İşin en zor tarafı da ortalıkta sadece, tek tarafın sesinin duyulması.Benim gibi düşünen milyonların korkudan ses çıkaramaması.çoktandır düşünüp ertelediğim bir yazıydı.İyi akşamlar..  01.04.2012 19:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 219
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 382
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster