Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
958
 

İnternet bilgilerinin güvenirliği...

İnternet bilgilerinin güvenirliği...
 

Genelkurmay Başkanı,"adli bir belge" sayılması gereken bu belge için "bir kağıt parçası" demiştir...


GENELKURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ, "İRTİCAYLA MÜCADELE EYLEM PLANI" İÇİN "KAĞIT PARÇASI" DEDİ Mİ?...DEMEDİ Mİ?

Başlarken...

Şu ana kadar 275 blog yazdım...

Bu blogların hiçbirinde kaynak olarak "internet bilgileri"ni kullanmadım....Bu tavrımı da, yazdığım bloglarda, bloglarıma yapılan yorumlara verdiğim yanıtlarda ve de arkadaşlarımın yazdığı diğer bloglara yaptığım yorumlarda yeri ve zamanı geldiğinde belirttim.

Çünkü, tarihi, siyasi, sosyokültürel hatta sağlık konularında internette verilen bilgilerin birbirini tutmadığını, konuların çarpıtıldığını gördüm...Yukarıda özetle saydığım konularda yeterli altyapısı olmayanların verilen bu yanlış bilgilere inandığına da şahit oldum...

Bizler blog yazarları olarak, hem kendimize ve hem de bloglarımızı okuyanlara karşı saygılı olmak zorundayız. Bu nedenle de yazdığımız bloglarda tatmin edici kaynaklar göstermek zorundayız....İnternetten aldığımız bilgileri de başka, özellikle yazılı yeri-yurdu belli kaynaklardan teyit etmeden kullanmamalıyız...

Ben böyle yapıyorum...Yazdığım bütün bloglarda kullandığım yazılı kaynağın(özellikle kitabın) yazarını, kitabın adını, basım tarihini ve sayfa numarasını tereddüte meydan bırakmayacak şekilde açıkça yazıyorum...Bütün bloglarımda kullandığım basılı kaynakların 500'ü aştığını söyleyebilirim... Her isteyen, verdiğim kaynaklara kolayca ulaşabilir ve yazdıklarımın doğruluğunu araştırabilir.

Ama internet bilgiler öyle değil, , , Bugün varlar...Yarın yoklar...Ya içerikleri değiştirilir ya da silinir.

ŞİMDİ ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YERE GELEBİLİRİZ...

28-10-2009 günü, "Akıllılık, farkındalık ve içimizdeki kötüler..." başlığını taşıyan bir blog yazdım...Bloğuma yorum getiren arkadaşlarımdan biri, bloğuma yaptığı yorumda, internet sayfalarından yararlandığı bilgilere dayanarak bana, Genelkurmay Başkanı'nın "İrtcayla mücadele eylem planı" için, sanki hiç "kağıt parçası" dememiş gibi, "hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır" dediğini yazdı ve bunun doğruluğunu anlamam için de bakmam gereken bazı internet sayfaları önerdi...

Arkadaşımın dediğini yaptım...Verdiği adreslerden birine girdim...Hatta arkadaşımın söylediği gibi benzer diğer bazı sayfalara da girdim...Girdim ama, bloğumun başında "başlarken" başlığı altında yazdıklarımın doğruluğunu bir kez daha gördüm...Arkadaşımın önerdiği sayfalarda ve benzerlerinde Genelkurmay Başkanı'nın 26 Haziran 2009 günü yaptığı basın toplantısında, konuşmasının belge için söylediği "kağıt parçası" bölümü yoktu...Yani makaslanmıştı.

Sonra, diğer bazı sayfalara girerek, Genelkurmay Başkanı'nın 26 Haziran 2009 günü yaptığı basın açıklamasında yaptığı konuşmanın tamamına ulaştım ve üstelik bu konuşmayı da canlı olarak bir kez daha Genelkurmay Başkanı'nın kendi ağzından sesli olarak dinledim.

Genelkurmay Başkanı, konuşmasının başında dünya ve çevre ülkeler hakkında küçük bir açıklama yaptıktan sonra aynen şöyle diyordu:

"...Türkiye, neredeyse iki haftadır Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın topladığı ve talep ettiği bütün bilgiler çerçevesinde yürüttüğü hazırlık soruşturması neticesinde ulaşılmış olduğu kararla ortaya çıkan BİR KAĞIT PARÇASI etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir, harcamıştır..."

Konuşmanın ve yazılı metnin bir başka yerinde bir kez daha. "BU KAĞIT PARÇASI, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak ve karalamak için hazırlandı" ifadesini kulaklarımla duydum ve gözlerimle okudum.

Not : Metin içindeki büyük harflerle vurgulama bana aittir.

Genelkurmay Başkanı'nın devam eden konuşmasında ve yazılı metinin daha sonraki bölümlerinde, bu belge için "hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır" şeklindeki ifadesini de duydum ve okudum...Duydum ve okudum ama, bana yorum yazan arkadaşımın, bana verdiği internet adreslerinde yalnızca bu ifade ortaya konmuş: Genelkurmay Başkanı'nın belge için iki yerde kullandığı "kağıt parçası" ifadelerine yer verilmemiş...Bir anlamda makaslanmış denebilir.

Bu arada, sanırım karşı görüşlü bir internet sitesinde de, Genelkurmay Başkan'nın yaptığı konuşma metninin, Genelkurmay İnternet Sitesi'nden kaldırıldığını okudum...Okudum ama, bu konuşmanın Genelkurmay sitesine konup konmadığını bilmediğim için, yukarıdaki tavrımı sürdürerek bu bilgiye itiber etmedim...

"KAĞIT PARÇASI" ve "HUKUKİ ANLAMDA KAĞIT PARÇASI"...

Bana yorum yazan arkadaşım bu konuya da takılmış ve "kağıt parçası" ve "hukuki anlamda kağıt parçası" arasında dağlar kadar fark olduğunu ifade etmiş. Şimdi bu konuda da birkaç şey söylemek istiyorum.

Bence, bir "kağıt parçası" olarak nitelenen bu belge, savcılık dosyasına girdiğinde ve mahkemeye konu edilip hakimin önündeki dosyada yer aldığında "adli bir belge" niteliğine bürünür. Ama bu durum, bu belgenin "önemsiz, geçersiz, küçümseyici " anlamına gelebilecek "bir kağıt parçası" gibi nitelendirilmesini haklı çıkarmaz.....Ama Genelkurmay Başkanı, bu belge, savcının dosyasında, mahkeme hakiminin önünde "adli bir belge" olarak yer alırken ve daha belgenin gerçekliği ve sahteliği henüz ortaya çıkmamışken, yukarıda ifade ettiğim gibi bu belgeye "önemsiz, geçersiz ve küçümseyici" anlamlarını yüklemekte mahzur görmemiştir.

Bana bir örnek gösterebilir misiniz ki, savcılık dosyasına girmiş, savcılığı hazırladığı iddianameye konu olmuş ve mahkeme hakiminin önündeki dosyada yer almış bir belge için -sahte de olsa- "bir kağıt parçası" densin...Hangi savcı, hangi hakim ya da hangi bir hukukçu böyle bir ifade kullanır?

Bitirirken...

Tekrar ediyorum ve arkadaşlarımdan rica ediyorum; internet bilgilerine fazla itibar etmeyin...Onlar bugün vardır; yarın yoktur... Yeri yurdu belli basılı kaynakları kullanın...Herkes her konuda, her şeyi bilemez...Bu bakımdan internetten aldığınız her bilgiyi, denetlemeden ve başka kaynaklardan teyit etmeden servise sunmayın...Konu hakkında altyapı bilgisi olmayanları yanıltabilir ve onların başka istikametlere yönelmelerine neden olabilirsiniz...Bunu hem kendinize hem de yazılarınızı okuyan okuyuculara duymanız gereken saygı için yapın...Herkesin, mümkün olduğu kadar "doğru bilgilenmek hakkı vardır"...Elimizden geldiği kadar bu hususa dikkat etmemizin ve önem vermemizin gerektiğini düşünüyorum.

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bloğuma ara başlık olarak koyduğum "zurnanın zırt dediği yer" ifadesi, bazıları tarafından hoş karşılanmayabilir ve belki de bir argo sözü olarak algılanabilir...Bu ifade, yazın literatürümüzde bulunan bir "deyim"dir...Anlamı da "sürdürülmekte olan bir işin en can alıcı noktası"dır...Bunu herkes biliyor ama, sanırım biraz da kendim rahatsız olduğum için bu açıklamayı yapmak zorunda hissettim..."Şimdi gelelim işin(konunun) en can alıcı noktasına" desem daha iyi olurdu sanki...Neyse...Selamlar.

cdenizkent 
 01.11.2009 9:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 949
Toplam yorum
: 2440
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1378
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster