Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '17

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
769
 

İnternet Üzerinden Yayınlanan Uzun Metraj Samsung Reklamı, Fi...

İnternet Üzerinden Yayınlanan Uzun Metraj Samsung Reklamı, Fi...
 

Fi, son dört bölümdür sanki Samsung reklamı yapmak için çekiliyor gibi. Çamaşır makinesi, ocak, telefon, hoparlör, tablet derken yazık ediliyor diziye.


Fi, son dört bölümdür öyle bir hale geldi ki, sanki dizi Samsung reklamı yapmak için çekiliyor gibi...

Bir hikayenin izlenebilirliğini ne belirler?

Seyircinin, o hikayede gerçekleşen olaylarının içerisine, kendisini ne kadar bıraktığı belirler.

Olacakların merak edilmesi belirler.

Karakterlerin sevilmesi belirler.

Siz bu koşulların hepsini oluşturmuş, seyirciyi çekmeyi başarmışsınız ama şimdi de neredeyse her sahnede ben reklamım diye bağıran bir ürün koyarak ve bunu insanların gözüne sokarak,

Siz kendinizi hikayeye fazla kaptırmayın, bu bir kurgu diye bas bas bağırıyorsunuz.

Hatta bunu karakter yapılarından çalma pahasına yapıyorsunuz.

Dolayısıyla da kendi elinizle kurduğunuz dünyayı yine kendi elinizle yok ediyorsunuz.

Örneğin en son yayınlanan yedinci bölümde ofis sahnesinde, Can Manay gelir ve masasına oturur.

İncelemesi için bir dergi konulmuştur zira kendisiyle ilgili bir haberi çıkmıştır.

Ancak kendisini ve hayatını her şeyin üzerinde tutan ve bunun için kötülük yapmaktan bile geri durmayan Can Manay, kendi haberini okumak yerine nedense Samsung sayfası ile ilgilenir.

İnandık mı?

Hayır...

Ya da...

Çöp toplayarak geçimini sağlayan bir dans öğrencisinin, 317 lira değerindeki hoparlörü hediye etmesi ne kadar mantıklı olabilir ki?

Evet, diziler için sponsorluklar önemli.

Olmalı da...

Ama bu reklamları senaryoya yedirmenin bir yolu yok mu?

Yani reklamı sahne içine kör göze parmak değil de, çaktırmadan sokmak mümkün değil mi?

Bu kadar ucuzlatılmak zorunda mı?

Tabi ki değil...

Netflix de, Dizilerinde Bu Yöntemi Kullanıyor Ama...

Çevrimiçi video içerikleri yayınlayan Netflix, dizilerinde bu tip reklamları oldukça başarılı bir şekilde kullanıyor.

Mesela Uber reklamları bunların başında geliyor.

“Nasıl gideceğiz",  "Uber çağıralım" gibi diyaloglar dizilerde kullanılarak, hiç rahatsız etmeden, senaryonun olağan akışı bozulmadan reklam yapılıyor.

Fi ’de ise; neredeyse her sahne başına bir Samsung ürünü düşüyor.

En zengininden en fakirine herkes Samsung telefon kullanıyor.

Duru karakteri durup dururken çamaşır makinesine bir eşyasını atıyor.

Bir dizide reklam yaparken bile, o reklamı koyacağınız sahneyi attığınızda, dizinin bütünlüğünden kayıp söz konusu değilse, o sahne boş, o reklam yanlış mantığı ile yaklaşılmalı.

Can Manay o dergiye bakmasa, Duru o çamaşır makinesine kıyafet atmasa, dizi bir şey kaybetmiyorsa, o sahne çöptür.

Ve sadece Samsung için yapılmış demektir.

Bu da hikayeden seyirciyi koparıyor anlamına gelir.

Bu şekilde çamaşır makinesi, ocak, telefon, hoparlör, tablet derken yazık ediliyor diziye.

Ayrıca markaya"yarar" diye yapılan reklam da, "zarar" olmaktan öteye gitmiyor.

 son dört bölümdür öyle bir hale geldi ki, sanki dizi Samsung reklamı yapmak için çekiliyor gibi...

Bir hikayenin izlenebilirliğini ne belirler?

Seyircinin, o hikayede gerçekleşen olaylarının içerisine, kendisini ne kadar bıraktığı belirler.

Olacakların merak edilmesi belirler.

Karakterlerin sevilmesi belirler.

Siz bu koşulların hepsini oluşturmuş, seyirciyi çekmeyi başarmışsınız ama şimdi de neredeyse her sahnede ben reklamım diye bağıran bir ürün koyarak ve bunu insanların gözüne sokarak,

Siz kendinizi hikayeye fazla kaptırmayın, bu bir kurgu diye bas bas bağırıyorsunuz.

Hatta bunu karakter yapılarından çalma pahasına yapıyorsunuz.

Dolayısıyla da kendi elinizle kurduğunuz dünyayı yine kendi elinizle yok ediyorsunuz.

Örneğin en son yayınlanan yedinci bölümde ofis sahnesinde, Can Manay gelir ve masasına oturur.

İncelemesi için bir dergi konulmuştur zira kendisiyle ilgili bir haberi çıkmıştır.

Ancak kendisini ve hayatını her şeyin üzerinde tutan ve bunun için kötülük yapmaktan bile geri durmayan Can Manay, kendi haberini okumak yerine nedense Samsung sayfası ile ilgilenir.

İnandık mı?

Hayır...

Ya da...

Çöp toplayarak geçimini sağlayan bir dans öğrencisinin, 317 lira değerindeki hoparlörü hediye etmesi ne kadar mantıklı olabilir ki?

Evet, diziler için sponsorluklar önemli.

Olmalı da...

Ama bu reklamları senaryoya yedirmenin bir yolu yok mu?

Yani reklamı sahne içine kör göze parmak değil de, çaktırmadan sokmak mümkün değil mi?

Bu kadar ucuzlatılmak zorunda mı?

Tabi ki değil...

Netflix de, Dizilerinde Bu Yöntemi Kullanıyor Ama...

Çevrimiçi video içerikleri yayınlayan Netflix, dizilerinde bu tip reklamları oldukça başarılı bir şekilde kullanıyor.

Mesela Uber reklamları bunların başında geliyor.

“Nasıl gideceğiz",  "Uber çağıralım" gibi diyaloglar dizilerde kullanılarak, hiç rahatsız etmeden, senaryonun olağan akışı bozulmadan reklam yapılıyor.

Fi ’de ise; neredeyse her sahne başına bir Samsung ürünü düşüyor.

En zengininden en fakirine herkes Samsung telefon kullanıyor.

Duru karakteri durup dururken çamaşır makinesine bir eşyasını atıyor.

Bir dizide reklam yaparken bile, o reklamı koyacağınız sahneyi attığınızda, dizinin bütünlüğünden kayıp söz konusu değilse, o sahne boş, o reklam yanlış mantığı ile yaklaşılmalı.

Can Manay o dergiye bakmasa, Duru o çamaşır makinesine kıyafet atmasa, dizi bir şey kaybetmiyorsa, o sahne çöptür.

Ve sadece Samsung için yapılmış demektir.

Bu da hikayeden seyirciyi koparıyor anlamına gelir.

Bu şekilde çamaşır makinesi, ocak, telefon, hoparlör, tablet derken yazık ediliyor diziye.

Ayrıca markaya"yarar" diye yapılan reklam da, "zarar" olmaktan öteye gitmiyor.

Televizyon, sinema, yaşam ve sokaktaki hayat üzerine diğer yazılarımı okumak istiyorsanız, http://www.bibaksana.com.tr adresli bloguma uğramayı unutmayın. :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 172
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1800
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

Okur, gezer, izler ve yazar...                 ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster