Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '09

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1026
 

İnternet ve gençler

İnternet ve gençler
 

www.bildirgec.com


Bugüne kadar blog yazılarımda önemli konulara değinmeye çalıştım. Aile içi iletişim, evlilik, çocuk psikolojisi vb. şimdi ise son yıllarda artan bir bağlılık türü olan internet ve internet oyunları konusun yine aileler ve gençler için çok önemli olduğunu düşünüyorum.

17 yaşında bir gençle görüşürken bana söyledikleri beni bu konuda yazmaya yöneltti. Gencimiz lise son sınıf öğrencisi, bölümü de bilgisayar. Böyle olunca ister istemez zaten bilgisayarla zaten iç içe yaşıyor. Okul ortamında arkadaşlarıyla sorunlar yaşadığını söyleyen gencin evde de babasıyla iletişimi zayıf, baba tepkisel ve bu yaştaki bir gence şiddet uygulayabiliyor. Anne oğluna bir arkadaş olmaya çalışıyor ama babanın yerini alamıyor doğal olarak. Genç evde ve okulda bulamadığını internet cafede buluyor. Bilgisayardan anladığı için orada ona değer veriyorlar. Ancak okul başarısı düşüyor. İnternet bir süre sonra onun kâbusu oluyor. MSN de konuşmaya bayılıyor. Ailesi evde olmadığı akşamlar sabaha kadar “chat”leşiyor. Tabii bir de internet oyunu var. Online oynanan oyunların birine takılıyor ve saatlerini buna harcıyor.

Yardım isteyen bu gencin durumu, bu yazıyı okuyan birçok ebeveynimize çok tanıdık gelecektir. Ailelerimiz bu sorunla başa çıkmakta zorlanıyor. Nasıl tepki vereceklerini bilemiyor aileler. Yasaklasak mı, yoksa hiç karışmasak mı? Yasaklasak daha tepkisel oluyor, izin versek bu kez de artık bizi hiç dinlemiyor.

Bu ve bunun gibi birçok durumda özellikle babanın tutumları ve baba ile çocuk veya genç arasındaki iletişime çok iyi bakmak gerekiyor. Baba, çocuğuyla vakit geçiren, onu eleştirip yargılamayan, çocuğuna değer veren ve bunu gösteren ve en önemlisi de çocuğunu sevdiğini davranışlarıyla gösterebilen bir yapıdaysa çocuk/genç evden kaçma ihtiyacı duymuyor. Buradan kastım çocuğun evi terk etmesi değildir. Çocuk evde vakit geçirmektense internet cafelerde vakit geçirmek istemesi de bir evden kaçıştır.

Yine birçok aile yapısında gördüğüm şu yapının çok tehlikeli olduğunu söylemem gerek; baba, çocukla ilgili sorumluluk almaktan kaçınıyor, ben işe gider para kazanır, harçlık veririm diyor. Anne ise onu eğitir, onunla ilgilenir, sever, okulunu takip eder, derslerini çalıştırır ve bir isteği varsa bunu babaya bildirir. Bunu yaparken de kendisinin çok sinirli olduğunu ve çocuğuna kızmak istemediğini mazeret olarak gösteriyor.

Hal böyle olunca çocuğuyla arasında görünmez bir duvar örülüyor. Birbirleriyle yabancılaşıyorlar. Paylaşım olmayan ortamda herkes kendi hayatını yaşamaya başlıyor. İşin ilginç tarafı ise babalar anneye kızıyor ki bir çocuğa sahip çıkamadın diye.

Sürekli anlatmaya çalıştığım bir şey var. Baba çocuk için özellikle de erkek çocuğu için çok ama çok önemlidir. Erkek çocuğunun modeli babadır. 2 yaşına kadar çocuk anneyi bilir ama ondan sonra babaya bir düşkünlük başlar. Baba gibi yürür, konuşur, yemek yer. Onu taklit etmeye çalışır. Ancak baba kendini geriye çekerse çocukta bir süre sonra babasına uzaklaşıyor.

Konumuz internet, biliyorum ancak olay sadece bu kadar basit değil. İnternet neden değil sonuçtur. Çocuklarımız nasıl bataklığa saplanıyorlar? Bunu anlayabilmek için aileye ve özelliklede babaya bakmak gerekiyor.

İnternet ve bilgisayar günümüzün vazgeçilmez araçlarıdır. Bu konuda herhangi bir tereddüt yok. Ancak bunları sınırlandırarak çocuklarının kullanımına açmakta ailenin görevidir. Evinizde bilgisayar ailenin ortak kullanımında olan bir oda da olsun. İnternet muhakkak filtrelendirilmiş olsun. Bilgisayar kullanımı zamanla sınırlandırılmış olmalı. Eğer uyulmuyorsa ebeveyn olma özelliğinizi kullanarak bilgisayarı yasaklamalısınız. Ancak burada şuna çok dikkat etmek lazım. Çocukla konuşarak, anlatarak başta koyulan kuralları hatırlatarak, kurallara uyması durumunda böyle bir yaptırıma maruz kalmayacağını vurgulayarak bunları yapın.

Şu çok önemli ki çocuklarınıza kuralları benimsetmek istiyorsanız en uygun dönem 2-3 yaş dönemleridir. Bir kere çocuklara kuralları ve bu kurallara uymanın önemini anlatabilirseniz çocuğun yaşı büyüdükçe dönem dönem zorlansanız da genel olarak kurallara uyma sağlanacaktır.

Bununla ilgili bir anımı hemen anlatayım. Büyük oğluma, Kurban bayramında komşumuzla bayramlaşmaya gittiğimizde evin hanımı evde şeker kalmadığını onun yerine sakız verebileceğini söylüyor. O gün ise annesi ona sakız çiğnememe cezası vermişti. Oğlum teyzeye, sakızı alamayacağını çünkü annesinin kendisine ceza verdiğini söylüyor. Yaşı kaç 3 buçuk. Bu yaşlarda ona bunu kavratmak çok önemli.

İnternet oyunlarının çocukların ruh sağlıklarına da birçok olumsuz etkisi vardır. Çocukların gerçekle ilişkisini kesmelerine asosyal özellik kazanmalarına çevreleriyle iletişim kurma problemleri yaşamalarına sebep olabiliyor. Genç MSN de her şeyi yazabiliyor, ancak iş gerçek yaşama gelince neyi nasıl diyeceğini bilemiyor. Gerçek arkadaşlara gerek duymuyor. Sanal arkadaşlıklar çok daha cazip hale geliyor çünkü MSN de istemediğiniz kişiyi engelleyebiliyor veya silebiliyorsunuz ama gerçek yaşamda problemi çözmeye çalışmanız gerekiyor. Bu durum çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesini engellemektedir.

Aslında bu konu daha da uzar ancak ben ailelere şunu tavsiye ediyorum. Evinizde çocuklarınızla beraber bir bütün olarak yaşamaya çalışın, odaları paylaşıp kamplaşmayın. Ancak özel hayata saygı duyun. Bilgisayarı çocuğunuzla beraber kullanın. Zaman sınırlamalarına önem gösterin. Sürekli iletişim halinde bulunun. Baba - anne olarak tutarlı ve iki ebeveynin de sorumluluk aldığı bir aile olmaya çalışın. Gençlerin duygusal özelliklerini iyi düşünün. Onlarla empati kurun, çok yasakçı veya kuralsız olmayın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 2047
Kayıt tarihi
: 07.11.07
 
 

Psikolojik Danışmanım, iki tane dünya tatlısı çocuğum var. Fanatik Beşiktaşlıyım... Psikolojiye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster