Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1069
 

Internet ve insan halleri

Internet ve insan halleri
 

Google'dan alıntıdır


Internet üzerine yanılgılar... Internet sanal mı, gerçek mi? 

Teknolojik gelişmelerle sanala doğru hızla sürükleniyor dünya.
Herşey sanallaştı artık diye, üstelik şikayet ediyor insanlar.
Herşey internette, internetle artık… sanal paylaşımlar, sanal dostluklar, sanal aşklar, sanal oyunlar…
Sanal sevinçler, sanal kimlikler, sanal üzüntüler, sanal mutluluklar…
Boşuna vakit kaybı… böyle diyorlar.

Oysa nesi sanal, basbayağı, eni konu gerçek işte.
Ben bu makinanın başında gerçek bir insan değil miyim? Ben kullanmıyor muyum bunu?
Sen yine karşı tarafta o makinanın başında gerçek bir insan değil misin?
Sevinmelerimiz de, üzülmelerimiz de, hatta birşeylere tepemiz atıp sinirlenmelerimiz de yine gerçek değil mi?
Niyetlerimiz asıl işte…. herşeyden önce niyetlerimiz, yine gerçek değil mi… ister iyi niyetli olalım, ister ard niyetli??
Sen iyi niyetliysen de, kötü niyetliysen de… söyle bana şimdi… bu gerçek değil mi???
Anla işte artık bunu.
Sanal değil, gerçek bu!

Aslında sanallık, sadece insanın kendi düşüncesinde; yoksa internet ortamında falan değil!
Ama gel de anlat bunu insana.
Hele de böyle zannedişlerdeyse, hep kendini kandırmakla meşgulse o insan, hadi gel de anlat bakalım gerçeğin o sandığı gibi olmadığını.

Oysa gerçek şu: Internet dünyası da esasen yine gerçek dünyanın sadece bir parçası.
Yani, o da aslında gerçek bir dünya.
Hani zorlasak, olsa olsa arada tek bir fark olabilir belki, buna da zaten fark denirse tabii.
O da şu ki:
İnternet dünyası gerçekliğinde, insanlar asıl dünyalarında olduğundan çok daha fazla “zan” içinde.
Bütün mesele, ve insanı yanıltan da bu işte.
İnternette insan daha da zannettikçe, internet dünyasının da sanal olduğunu zannediyor.

Şöyle ki:
Mesela diyelim, birtakım insanlar internette bir site kurmuş. Kurucu onlar ya, kendilerini kral sanıyorlar.
Yine diyelim ki mesela, o site de çok rağbet görmüş, çünkü zanneden insan da çok ya…
Adamlar da bu rağbeti görünce, kendilerini internetin de kralı zannetmiş.
Adam emrediyor, adamın astığı astık, kestiği kestik.
Onun o anda canı öyle istiyorsa öyle, istemiyorsa öyle değil.
Keyfine göre adamın, kural mural yok. Kural kendisi.
Ama kural mural da var tabi, çünkü “tebaa” neye uyacak? Bu kurallara tabii, ama kendi değil!
Adam küfreder de, hakaret de eder, hakir de görür… Ahaliye saygı duymak, insan yerine koymak falan ne kelime… saygı duyulacak olan, adam yerine koyulacak olan, o sadece!!
Adam kral bile değil aslında, diktatör sanki.
Krallığı bile diktatörlük zannediyor :)

Oysa kral buna mı denir? İnsanların kralı olmak kolay mı zannediyorsun sen?
O “kral adamdır” denildi mi, akan sular durur.
Ama insanlara bunu söyletmek öyle kolay mıdır sanıyorsun?
Zanlarda yani işte… internette olduğu için de daha da bir zanlarda, sanrılarda, yanılgılarda. Çünkü oranın daha farklı bir dünya olduğunu düşünüyor; Oysa değil.
Orada da yine aynı insanlar var, asıl dünyadaki insanlar…
İnternetteki insanlar da, uzaydan veya başka bir yerden, başka bir gezegenden gelmedi oraya.
Ve bu insanlar için de gerçek şu;
Kral şuna denir; şuna kral der, kral kabul eder insanlar:
Kral mert olur, dürüst olur, cesur olur, emin olur, güvenli, güçlü ve güvenilir olur, insanından yana olur, korur, kollar gözetir…
Gücünü insana karşı değil, insandan yana kullanır
Bilir çünkü, ancak hak tanırsa halkına, krallık da hakedilir…
Bilir çünkü, ancak saygı duyarsa insanına, o da saygın olur.
Bilir çünkü ancak halk varsa zaten, kendi de kral olabilir.
Bilir bu gerçekleri, zanlarda değildir.
Bilgedir, olgundur, akıllıdır, asildir kral.
Peki var mı sende bu bilgelik, bu gerçekleri bilirlik, bu asalet..? Düşün bir bakalım…
Var mı?
YOK.
İşte bizim de bu sanallığa karnımız tok.
Gerçek bu!

Ama kendini bu kral zannedenler anlamıyor işte bir türlü bunu.
Oysa, ne krallığı, neyin krallığı, ne diktatörlüğü be kuzum? Aklınızı toplayın lütfen...
Devlet içinde devlet olur mu? Muz cumhuriyeti mi burası? Değil.
Sen bir insansın, ben de bir insan… insana yakışan da zaten sadece demokrasi!! Krallık değil.
O halde neyin krallığı bu.. olsa olsa sanal bir krallık olur işte ancak:
Hayal krallığı;
Hayali krallık;
Krallık hayali...!

Tamam, anlıyorum ben seni, kendini önemseme ihtiyacı hissediyorsun.
O yüzden de kendini bir kral gibi görmek istiyorsun.
Bu nedenle de zaten, kendini bir kral "zannediyor"sun.
Ama ne yazık ki işte gerçekten “gerçek insanların” bulunduğu bir dünyada böyle bir krallık YOK!!!!
Senin sanal sandığın o dünyadaki krallık da maalesef işte böyle, "sanal" kalır ancak.
Kendini bilen hiç kimse de kralmış, mıralmış takmaz tabi haliyle.
Çünkü, gerçek bir krallık değil ki, o internet dünyası sanal değil, bir gerçek… ve gerçek de, gerçek krallık da, dünya da senin sandığından bambaşka.
Siz kendinizi kendi sanallığınıza, sanal dünyanıza fazla kaptırmışsınız anlaşılan.
Sizinkisine krallık sanrısı, krallık yanılgısı, zaten sanal olan bir krallıkta kendini kral "sanmak" denebilir ancak.
Gerçek bu!!

Bir de internet sanalmış, boşuna vakit kaybıymış diyorlar…
E biliyorsunuz işte, şimdi bu yazıyı yazan ben, bu yazıyı yazan şu el, gerçek değil mi?
Ve yine, bu yazıyı yazdığım ve yazılı olanlar da gerçek değil mi?
Ya siz, siz işte.. siz de bunu şimdi okuyanlar, siz de gerçek değil misiniz?
Eeee, o halde?
Nesi boşuna vakit kaybı şimdi bunun?
Gerçeği bilmek, gerçekleri düşünmek;
Gerçeği paylaşmak, gerçekleri yazmak;
Gerçeği aramak, gerçekleri okumak,
Siz söyleyin madem
Gerçeğin peşinde, gerçeklerle iştigal etmek,
Gerçeğin altını çizmek…
Gerçekler…
Vakit kaybı mı?
 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Baktım çoktandır yeni yazı üretimi yok ben de ilk yazılar doğru uzanayım dedim. Biraz çok laflama olsa da güzel bir yazı. Laf kalabalığı birbirine dolanıp anlam düşüklüğü yapmamış. Sadece hızlı anlayan bir zihin için sıkıntı. Tabi sözün özüyle geç anlayana süper. Tespit çok yerinde: İnternetin kendi varlığı ve internet geçişleri gerçektir. Hem de maddi gerçekliktendir. Sanallık da internette mevcuttur elbette. Tıpkı internet ortamı dışında olduğu gibi. Dediğiniz gibi olmayanı olmuş gibi göstermek veya olmadan olmuş gibi görünmek manasına sanallık insanın olduğu her yerde olasıdır. Teşekkürler. Yazı dilinizi seviyorum. Yazmaktan vazgeçmeyin. Ne yazsanız okutursunuz; bu yetenek yazdıklarınızın içinde saklıdır.

Muharrem Soyek 
 04.08.2017 15:40
Cevap :
Sık sık rastlarım, kimi insanlar derler ki: "sanaldan tanıdığımda gıcık olduğum insanlarla yüzyüze tanışınca hiç de öyle olmadıklarını, son derece şeker insanlar olduklarını gözlemledim". Ben de böyle diyenlere hep derim ki eğer bir insan gerçek hayatta da düzgün-dürüst-iyi biriyse zaten sanalda da öyledir, maskelere ihtiyaç duymaz! Lakin gerçek hayatta zaten sahtekarın tekiyse, bil ki burada da yine sırf o yüzden öyledir ama yüzyüze gelince de yine işte maskesini takıp karşında bu defa da sevimlilik rolünü oynamaktadır. Bir de tabii böyle diyenlere şunu da derim, "asıl, neye, niye gıcık olduğun da önemli, zira karşındaki insan mesela gerçekleri-doğruları söylüyor diye gıcık oluyorsan, o zaman da zaten gıcık olan o değil, sensindir". Tabii böyle dedim diye bu defa da bana gıcık olurlar:)) Onun için aslında internet dünyası özellikle psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri vs açısından muhteşem bir "labaratuvar"dır. Teşekkürler Muharrem Bey, üstü örtülü takdirleriniz için de..  05.08.2017 17:54
 

Gerçekten ikna edici bir yazı.Büyük bir gururla okudum sayın yazarım.Yüreğine sağlık.

Kerim Korkut 
 10.09.2012 19:15
Cevap :
Bu güzel satırlarınızdan onur duydum; teveccüh buyurmuşsunuz değerli yazarım, çok teşekkür ederim...  10.09.2012 23:03
 

Yani pozitiflik de bir yere kadardır Necip bey. Anlayanadır herşey. Israrla anlamıyorsa anladığı dildendir. Yanlış mı? O da tutmuyora zaten, yok saymaktır, çünkü öyle bir insan zaten yoktur, hiç tir. Haksız mıyım? Bu arada, çok rahat ve iyi geçen, tüm o seyahatle hedeflediğiniz herşeyin tam da istediğiniz gibi olacağı güzel, keyifli bir yolculuk dilerim. Görüşmek üzere, tekrar teşekkürler, dostluk, sevgi ve saygılarımla...

Filiz Alev 
 24.03.2011 5:07
 

Merhabalar...Sn. FİLİZ hanım..! Evet aramıza HOŞGELDİNİZ..! :-)) Burası yani (MB) ince uzun bir yoldur... Burada çok değişik düşüncelerdeki arkadaşlara rastlıyacaksınız... Gün olacak fikir tartışmalarına gireceksiniz, gün gelecek güzel ve samimi dostlukları yakalayacaksınız.. İcabında haksızlıklarada uğrayacaksınız.. Fakat işte bütün bunlara tahammül edebilirseniz şayet, "ARENA" daki yerinizi alabilirsiniz..(Teşbihde hata olmaz) Benim size samimi bir dost tavsiyem ; 1*Yazılarınızın genel olarak okunmasını istiyorsanız, sakın uzun yazmayınız.! 2* Gelen yorumlarınıza mutlaka cevap veriniz.! 3* Dostluk ve arkadaşlıklar zamanla pekişir, bunu unutmayınız.! 4* Mümkün olduğunca (+) olmaya çalışınız (Fikir ve düşünceler ters olsa dahi) 5* Mümkün olduğunca okuyup, yazıya yorum yazınız (Tabii ki kendi düşüncenize paralel olarak)..v.s...v.s.. Zaten zaman bu işin ilacıdır.. Yaşayıp, göreceksiniz.. Ben yaklaşık (4) senedir buradayım.. Size sevgiler, selamlar ve saygılar sunarım.. NK-ADA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 23.03.2011 23:01
Cevap :
Çok teşekkürler Necip Bey, çok zarifsiniz.Tüm bu söylediklerinize vakıfım ve aynen katılıyorum da ama, bunların özelikle de bazılarını artık, bazılarını ise zaten burda uygulayabilmem pek mümkün görünmüyor. Şu daracık cvp penceresinde anlatabilmeyi isterdim ama sığmaz buraya:) Hayatta hiç birşeyin sadece bir tek sebebi ve sonucu yoktur zira. Ama en azından pozitiflik mesela; Zaten yapı olarak son derece girişken, içten, samimi, iyiniyetli ve olumluyumdur. Hatta insanları ben zaten en kötü şeyde bile olumlu düşünmeye sevketmeye çalışırım. Ama benim bütün bu olumluluğuma ve iyi niyetime rağmen, daha 20 gün olmuş ben geleli, kimse kimseyi tanımaz, etmez. Üstelik ben yeniyim daha, siz eskisiniz.. Be hey allahın kulları, hiç mi düşünmezsiniz, hiç mi bilmezsiniz de, kendinizi düşüreceğiniz durumu bile hesap etmeden, içi sadece gerçek kadar değerli birşeyle dolu, doğru bir yazıya da yazarına da saygısızlık da yetmez, taa hakarete kadar vardırırsınız.. Yani pozitiflik de bir yere kadardır Neci  24.03.2011 4:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 1647
Toplam mesaj
: 185
Ort. okunma sayısı
: 3059
Kayıt tarihi
: 03.03.11
 
 

Ekonomistim, emekliyim. İki evlat annesiyim. Müzikle ilgilenirim, bestelerim vardır. Düşünürüm, a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster