Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '18

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
85
 

İntihar Şairleri

İntihar Şairleri
 

şiirinin soluğu tükenirse şair ölür/ mü?
 
" Edebiyat, felsefe ve şiirle uğraşan yazarlarının ölüm ve intiharları üzerine, amerikalı bilim adamı dr. james kaufman tarafından kapsamlı bir araştırma yapılmıştır. 
Söz konusu araştırmada muhtelif zamanlarda yaşamına son veren veya doğal yollarla ölen 1987 yazarın hayatı incelenmiş ve şu sonuca varılmıştır:
 
* Şairler, edebiyatın diğer dallarıyla ilgilenenlerden daha erken ölümle tanışır. 
Şairlerin diğer edebi türlerle ilgilenen insanlardan daha çok dirençsiz olmasının nedeni ise:
Dr. Kaufman Journal of Death Studies dergisinde yayınlanan araştırmasında, şairlerin ruh hastalıklarına yatkınlığında en temel sorunları “normal bir insandan daha fazla düşünme, yalnızlık hissini çok daha şiddetli yaşama, zirveye erken yaşta çıkma, içlerine kapanma ve sosyal hayatla olan bağlarının şiirle gitgide zayıflaması olarak sıralamıştır. 
 
* Şairlerin yaşamla bağlarını erken koparmaları "onların iç dünyalarında olup biten sancıları şiirle atlatmaya çalışmalarına ve bu duygular şiirin onaramayacağı bir dereceye eriştiğinde düştükleri ruhsal bunalımla kendilerini imha etmeyi son çare olarak görmeleriyle" açıklamıştır. 
 
* Şairliğin akıl hastalıkları ve depresyonla ilişkili olduğu düşüncesinin çok abartılan romantik bir adet olduğunu savunan karşı bir cephe olsa da; kaufman “şiirin kendine zarar vermeye yatkın insanlar için daha cazip bir uğraş olduğunu araştırmasında bilimsel olarak ortaya koymuştur. Dr. Kaufman ayrıca, ‘kendi kendini imha’ konusunda, kadınların erkeklere göre daha aceleci davrandığını, kadınların ruhsal sorunlarla baş etme olasılığının erkeklere göre çok daha düşük olduğunu ve bu durumu, yirmi dokuz yaşında yaşamına son vermiş bir kadın şairin, Sylvia Plath’ın adıyla anıp, ‘Sylvia Plath Etkisi’ olarak adlandırmıştır.
 
Sylvia Plath teorisin en temel özelliği ise “özgün üretimle deliliğin bağdaştırılmasıdır”. 
teori özetle özgün üretim yapabilmek için insanın içsel duygularını normal insanlardan çok derin hissetmesi gerektiğini, bu derinliğin boyutlarının kontrolden çıkmasının şairi intihara kadar götürebileceği temeline dayanır." (Ekşi Sözlükten alıntı)
 
Bu tez ne derece gerçeği yansıtır bilmiyorum ancak Nilgün Marmara'nın onun hayatının üzerine incelemeler yaptığı Slyvia Plath'ın kaderi onun da kaderi oldu.  “Slyvia Plath’ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi” konulu tezi, onu giderek içine çekti.Tez bitiminde bambaşka birine dönüşmüştü Nilgün Marmara 
 
Slyvia’nın hayatı, Slyvia’nın düşünceleri, onun sorgulamadan kabullendikleri; her şey Nilgün’de özel bir yer etmişti. Şiirlerinden çeviriler yaptı. Bir yandan da “yaşama karşı ölüm” temalı şiirler yazmaya başlamıştı; her bir kelimesi buram buram intihar kokuyordu. Yazgısının Slyvia ile ortak olduğuna inanıyordu. Aralık 86’da yazdığı şiirine, “Ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım…” diye başladı.
 
Bir süreliğine kocasının işi nedeniyle Libya’ya taşındılar. Ülkenin baskıcı yaklaşımı, Nilgün’ün hiç sebepsiz yere bile boğulan ruhunu daha da boğmaya başlamıştı. Hemen Türkiye’ye döndüler.
 
Ama çok geçti; Nilgün geri dönüşü olmadığını hissettiği o yola girmişti. Psikolojisi günden güne kötüleşti. Psikiyatr yollarını aşındırmaya başladı. Teşhisi manik depresyondu. Hepsinin de önerisi ortak oldu; okuma yazmaya ara vermeliydi. Bir de kullanması gereken ilaçlar vardı. 
 
Ne ilaçları kullandı, ne okumaktan, yazmaktan vazgeçti. Sadece daha da yalnızlaştı. Şimdi yeni arkadaşı alkoldü; ona sığındıkça, daha da yalnızlığa gömdü ruhunu. 
Nilgün. 13 Ekim 1987’de, henüz 29 yaşındayken, kendini altıncı kattaki evlerinden aşağı bıraktı. Bir çığlık bile atmamıştı…
 
Teze uygunluğu açısından yazıya Nilgün Marmara'yı konuk ettim. (Ayrıca ölümü beni çok etkileyenlerin başında gelir.) Ancak bir tek Nilgün değildi edebiyatımızdaki "intihar şairleri" Aşağıya isimlerini aldığım şairlerini konu alan bir kitap hazırlanmış. Kitabın açıklaması şöyle: Türk şiirinde ölüm ve intiharın kapladığı alana farklı perspektiflerden bakmak isteyenler için önemli bir kaynak sunuyoruz. Bu çalışmada Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde intihar etmiş otuz bir şairin şiirleri ve onlar hakkında kaleme alınmış metinler yer alıyor. Kitabı değerli kılan, metinleri yazanların intihar eden şairlerin yakın dostları olması, tanıklıklara dayanması. 
 
İNTİHAR ŞAİRLERİ
Sadullah Paşa . İlhan Şevket . Rabia Bayraktar . Metin Akbaş . Can İren . Yetik Ozan . Kaya Çanca . İlhami Çiçek . Soysal Ekinci . Nilgün Marmara . Orhan Talat Şalcıoğlu . Nazir Akalın . Hüseyin Alacatlı . Kenan özcan . Kemal Taştekin . Kaan İnce . Zafer Ekin Karabay . Özge Dirik . Can Tanyeli . Onursal Yakupoğlu . Emir Çelebi . Beşir Fuad . Şakir Efendi . Tokadîzâde Şekip . Mehmet Galip Efendi . Ömer İhyaüddin Efendi . Tevfik Nevzad . Halil Nihat Boztepe . Osman Fahri . Ziya Gökalp . Güngör Rona.
 
Henüz kitabı okumadım ancak bu isimlerin tek tek hayat hikâyelerini ve şiirleri inceledim. Kitap bir nebze olsun bizlere artı bilgi verir mi bilmiyorum ama onların aziz hâtırâsı adına okunması gerektiğine inanıyorum.
 
***
 
"Ölmek değildir ömrümüzün en feci işi
Müşkil budur ki ölmeden evvel ölür kişi" demiş Yahya Kemal Beyatlı. "Her insan bir karakutudur" demiştim bir şiirimde. Dileğim ve dualarım "şairler ölmesin" dir. 
 
 
Sevgiyle kalın
 
Hâdiye Kaptan
Cemile Torun, Matilla, Emre Erden bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli SAHAFÇA; Önemli bir konuyu dile getirmişsiniz. Kişinin dünyada ve kendi yaşamında olanlara karşı dirençsiz kalması, yaşadığı hayattan tat almaması, olumsuzlukların etrafını sarması sonucu beyinde hazırlanan ve tasarlanan bir nevi kendi ölümünü hazırlamaktır.Kişi esas dünyadaki cezasının bilincinde olsa olanlara karşı sabır ve tahammül gösterebilir.Yıllarca silinmeyecek bir iz bırakan zor bir konu.Saygılar sunuyorum.Tüm ailenize sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 23.10.2018 16:55
Cevap :
İnsan bir karakutu, kimbilir ne duygu fırtınasına kapılıp bu yola girdiler. Bir cinnet olsa gerek.Genç yaşlarında göçüp gittiler, arkada kalanlarda elbetteki büyük yıkım. Teşekkürler ediyorum değerli yazarım ayırdığınız vakte. Selamlar ile Sağlıcakla kalın.  24.10.2018 21:09
 

Şüphesiz, kim olursa olsun intihar, insanoğlunun hayatında tadacağı en trajik vedalardan biridir. Şair intiharları konusunda bende iz bırakanların başında Rus Şairler Sergei Yesenin ve Vladimir Mayakovski gelir. Yesenin intihar ettiğinde Mayakovski'ye bıraktığı şiirin sonunda şöyle der: ''Ölmek yeni bir şey değildir dünyada ama yaşamakta yeni bir şey olmasa gerek.'' Mayakovski, Yesenin'in intiharına çok şaşırır ve çok kızar, Yesenin'i bencillikle suçlar ve ölümünden sonra O'na yazdığı şiirde cevap olarak şöyle der:''Şu yaşamda en kolay iştir ölmek, asıl güç olan yepyeni bir hayata başlamak.'' İlginçtir ki Mayakovski'de Yesenin'den beş yıl sonra intihar ederek yaşamına son verir. Kaleminize sağlık. Saygıyla...

Özkan Sarı 
 22.10.2018 18:30
Cevap :
Bu yazıyı kitaba dikkat çekmek adına kaleme aldım. Kendi şairlerimizin kısacık yaşamları çok etkilemiştir beni. Nilgün Marmara ve Özge Dirik aynı şekilde ölümleri. "ve yarın üşüştüler başıma; yaşlar, ayaklar, gözler ?ve yarı yaşam yakınmaları sürdü adıma ?ve yar uzun saçlı bir adamla geldi mezarlığa ?ve ya bir kadınla… ve ?gömdüler beni, ?öldürdükleri gibi ?özenle." yazmış Özge Dirik Mezarındaki manzarayı resmetmiş önceden.Bu ve bunun gibi intihar ve ölüm üzerine şiirleri. Ve diğerlerinin farklı şekilde ama aynı yolu seçmeleri. Evet Rus Şairler ve Sylvia Plath' da intihar girişimini övünçle anlatmıştır: Gene yaptım, gene yaptım işte On yılda bir kere Beceririm bunu ben! Ben de onlardandım, tek tip kadın işte İlk seferinde on yaşındaydım. Kazaydı. İkinci seferinde istedim Bitirip gitmeyi ve hiç dönmemeyi. Üstüme kapaklandım. Teşekkürler ederim ayırdığınız zamana.  24.10.2018 20:42
 

Etkileyici ve ben duygulandım. Genç yaşta ölen şairler deyince aklıma Ömer Seyfettin gelir. Selamlarımla.

Kerim Korkut 
 22.10.2018 13:38
Cevap :
Tabii ki insanız etkilenmeden edemiyor kişi.  24.10.2018 19:38
 

Nilgün Marmara dahil niceleri duygu fırtınasının içsel yaşamın derinliğinde yaşam buldular. Sonsuz yalnızlığı ölümle buluşturmak adına ölmeyi, ölümü seçtiler, ilginç bir yaşam öyküsü, Nilgünü anlamak adına nitelikli bir yazı idi Hadiye hanım, emeğinize sağlık, teşekkür ederim, selamlar.

Nizamettin BİBER 
 21.10.2018 9:30
Cevap :
Nilgün Marmara ve diğerlerini anlamak adına belki kitaptan da bir nebze bir şeyler çıkarabiliriz.Keşke onları yaşatabilecek sevinci birileri verebilseydi ellerine. Şairler ölmesindir dileğim.  22.10.2018 16:22
 
 
Toplam blog
: 495
Toplam yorum
: 1656
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 143
Kayıt tarihi
: 16.05.11
 
 

Güzel Sanatlara tutkulu, Türk sanat müziği hayranı,  deniz ve İstanbul âşığı şiiryazar bir fâni....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster