Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '08

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
1401
 

İpek Böceğinin Mutluluğu...

İpek Böceğinin Mutluluğu...
 




Kozasından çıkmamak için uzun süre savaş vermiş bir İpek böceği o.. çevresindekilere heyecanlı saatler, dakikalar geçirtmişti bu sebepten.

9 ay 17 gün beklediği yetmemiş gibi, annesinin karnında bir elinde cımbız, bir elinde ayna pozisyonunda yakalamıştık.

Neredeyse yeşillenmiş, yosun tutmuş bir şekilde kozasından güç- bela doktor zoruyla çıkartılarak, sayıca kalabalık ailemize ilk torun vazifesini görmek için aramıza katılma lütfunu bize göstermişti.

Ablamın hamileliği boyunca kesilmeyen mide bulantılarına karşılık olarak Annem'in " saçlı doğacak bu kız" tahminleri tamammen "foss" çıkmıştı. Zannettik ki, kara saçlı bir kız çocuğu alacağız kucağımıza. Bir de ilk torun ya, heyecanla bekliyoruz nasıl birşey olacak, kime benzeyecek..

Saçları bir ipek kadar yumuşacıktı diyememeyeceğim çünkü saçları yoktu. Kel doğmuştu. Ama teni bir ipek kadar yumuşacık ve pürüzsüzdü diyebilirim... Buna istinaden adı " İpek" oldu. Ablamla, eniştem karışımı bir kuzu. 

Gözünüzü açıp kapama mesafesinde büyüyor çocuklar. Hiçbir şey anlamıyorsunuz. Bebeklik, çocukluk, ergenlik, okul dönemi başladı mı zaten arkası çorap söküğü gibi geliyor. Gün geliyor karşınıza dikiliveriyorlar evlenmek için.

Evlenme kararını ilk duyduğumda verdiğim tepki çok garipti.

- Aaa... Daha çok küçük değil mi? Bu ne acele? Oysa benim evlendiğim yaşın ta içindeydi ve bu bana hatırlatıldığında ise, "Olsun, gene de küçük" demiştim inatla. İpek veya kendi çocuklarım, biliyorum ki hangi yaşın içerisinde olurlarsa olsunlar benim gözümde her daim çocuk olarak kalacaklar. ve halâ öyleler. benim ilk göz ağrım o. Teyzesinin kuzusu. Bir tanem...

Beklenen sayılı gün çabucak geçiveriyor özenle hazırlanan yuvanın telaşı içerisinde. Ayrılığın hüznü doluyor yüreğe gün gün.

Ben bir köşede ağlarken, "Ayrılıklarınız böyle olsun kızım" diyor, İpek'in evini görmeye gelen yaşlı bir kadın. Sakın ağlamayın, yoksa Allah'ın gücüne gider. Bak ne güzel yapmış kozasını. Allah mutlu etsin, bir yastıkça kocatsın kızım" 

İpek'in evi için hazırladığı çeyizleri görmeye gelen kadınların, kızların ardı arkası kesilmiyor. Eve girip çıkanlara kızıyorum "neyi görmeye geldiniz?" diye söyleniyorum içimden. Ama bir gelenek bu biliyorum. Tabii ses çıkartamıyorum. Evin perdelerini, koltuklarını, mutfağın çekmecelerini, buzdolabın kapısını bile açıp içine bakanlar... Gelin yatağının örtüsünü kaldırarak çarşafını bile inceleyenler, çoğunluğun verdiği karara göre, gelin yatagının çarşaf takımı ve yatak örtüsü çok ama çok beğenildi. Hele ki cibinliği çok büyük ilgi gördü:)

Aralarındaki muhabbet bile dinlemeye değerdi.. " bu işlemeden bilmem kimin çeyizinde de görmüştüm ama o zaman elimde iş vardı, düğünden sonra isteyeyim de örneğini çıkarayım bari hoş olmuş" " bunu ablan mı yaptı Sema?" havlunun dantelini gördün mü, aaaa.. bu son modelinden galiba... oooo... gelin yatağının cibinliği de var sen de koysana kız, çatal kaşığı ne markaymış?" gibi fısıltılar.. Çok ayıp. Ayıplıyorum. Ağzım açık kalıyor bu konuşmalara.. "Ne ayıp ya" diyorum. Havlusundan, yatağından,çarşafından çatalından "sana ne" diyorum ama ses çıkartmıyorum



Tüm gelinler güzeldir.. Benim güzel İpeğim en güzel gelin oldu o gece.


Gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce,
Bahar gelir tüm çiçekler ıslanır.
Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce,
Hüzün keder yüreğime yaslanır.

Sen ağlama!
Bir damla gözyaşın yeter.
Sen üzülme gülüm
Gamzende güllerin biter...

En çok rahmetli annemin görmesini dilediğim bir düğündü.. ilk gözağrısı İpek böceğinin mürüvvetine yukarıdan bir yerlerden baktı belki. Yapılan tüm hazırlıklara belki biz hissetmeden yardım etti.... Belki çaresizce baktı gökyüzünden.. Belki o da ağladı sevinçten. Kimbilir?

Sen ağlama!
Bir damla gözyaşın yeter.
Sen üzülme gülüm
Gamzende güllerin biter.
Yollarıma,
Taş koysalar da döneceğim
Gözlerinden,
Yaşlarını sileceğim...

Bilirim ki dişi kuş yaparmış yuvayı ama erkek kuş da korurmuş dış etkenlere karşı. Eşi Selçuk bambaşka bir insan. İpeğimin gözlerine baktığı zaman masmavi bir gökyüzü seriliveriyor. Pırıl pırıl apaydınlık bir gökyüzü. Biliyorum ki, gözümüz arkada kalmadan yuvalarında muhabbetle yaşayacaklar.


Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine, İpek ve Selçuk'a mutluluklar...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cok yakısmıslar allah nice güzel günleri beraber elele geçirmeleini nasip etsin..

ssevilayy 
 28.09.2008 1:08
Cevap :
çok teşekkürler canım benim:)) sevgilerimle..  01.10.2008 17:48
 

Nasıl da yakışmış ait olduğu sahibine...Dilerim, yaşam boyu en az fotoğrafta göründükleri kadar mutlu olurlar, birlikte yaşlanırlar...Ayrıca Zuzu'da sana benziyor. Havası yani...Onun da yaşam boyu mutluluklarını görmek nasip olur, dilerim.Hep sevgilerimle...

Neşe İleri 
 17.09.2008 15:22
Cevap :
Neşe'm ya neredesin sen he? bi görünüyorsun bir kayboluyorsun !! kambersiz düğün hiç de güzel olmadı.. Güzel dileklerin için çok teşekkürler canım, sevgilerimle.  17.09.2008 23:14
 

sanki bir dergiden alıntı gibi fotoğraf, çok güzel ve şirinler,maşallah , mutlulukları daim olsun , sevgiler

Dilek Fuçucı 
 09.09.2008 10:29
Cevap :
Güzel dileklerin için çok teşekkürler Dilek'cim:)) sevgilerimle.  09.09.2008 12:32
 

Yüzlerindeki pozitif ışık dünyalarına yansısın ve ömür boyu o ışık seli içinde aydınlık, sevgi ve mutlulukla yol alsınlar...

MARTILAR ÖZGÜRDÜR 
 31.08.2008 20:02
Cevap :
bu güzel dileklerin için çok teşekkür ederim arkadaşım:))) sevgi ve selamlarımla....  31.08.2008 21:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1377
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster