Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Mayıs '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
881
 

İrade ve seçme özgürlüğü

İrade ve seçme özgürlüğü
 

Seçimlerimiz


Tanrı suretinde yaratılan insanoğluna bir irade verilmiş. Bu irade ki “külli irade”nin yeryüzündeki tecellisi olarak “cüzi irade” şeklinde insanda vücut bulmuş. İyi ki de öyle olmuş.

Mahmud Erol Kılıç’ın deyimiyle “insan irade demek; iradesiyle, özgür tercihiyle var olur. İnsanın iradesini ve tercihini imkansız kıldığınızda insanı ortadan kaldırmış olursunuz”.

Çok güzel söylemiş. Mahatma Gandhi’nin o meşhur sözüyle aktardığı gibi düşüncelerimiz kaderimizi etkiliyor.

"Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür...
Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür...
Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür...
Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür...

Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür...
Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür..."

Neysek onu çekiyoruz hayatımıza. Neyse onu seçiyoruz çünkü. Evet! Neyi istediğimizi değil, neysek onu çekiyoruz hayatımıza. “Sırrın sırrı” işte bu. Herkes kendi hali kadarını alır yani. Hal erbablarının kaşığı da o denli geniş olur. Halden ise kastım bir olma seviyesi, varlık seviyesi.

“Armut dibine düşer”. “Ne ekersen onu biçersin”. Bunlar hep bizlere eskilerin Anadolu’muzun tasavvuf eksenli mirasınden gelen bilgelik nasihatleriymiş de bizler onu yeni yeni anlamaya başlamışız.

İstediğin hayatı bir nevi seçimlerinle yaratıyorsun. Bu insana verilen cüzi irade ile mümkün. Ancak “Kader ve Hür İrade” (http://blog.milliyet.com.tr/kader-ve-hur-irade/Blog/?BlogNo=432204) adlı yazımda belirttiğim gibi cuzi iradenin kullanımı bir sınırsızlık değil külli iradenin verdiği izin mahiyetinde olur. Yolcunun varacağı nokta belli ama yollar ve istasyonlar insana kalmış.

Kaderinin efendisi olmak istiyorsa o zaman aklının özgürlüğüne sahip çıkacaksın. Her duruma, her koşulda, her ortamda, her insanla hayat seni sınar. Hayat insanı eksikleriyle sınar. Ekskliklerini görmen, aşman ve tamamlanman için sınar. Ancak aklın özgürlüğünü her daim koruyacaksın ki seçme özgürlüğün olabilsin.

Bu yüzden kişi iradesini ve seçme özgürlüğüne sahip çıkmalı. Onu gerekirse korumalı. İradesi ve seçme özgürlüğü elinden alınan insan tüyleri yolunmuş, uçamayan kuşa benzer. Aslında insan hiçbir zaman bunu unutmaz; sadece kaybeder... tekrar hatırlayana ve sahip çıkana dek.

ANCAK bir nokta önemli. Seçme özgürlüğü demek her istediğini her şekilde yapmak demek değil. Seçme özgürlüğü farklı alternatifler arasından seçim yapabilmek özgürlüğüdür. Hatta bazen tek bir seçenek olsa bile insan bir seçim yapar. Bkz “Vazgeçmek bir Özgürlüktür”  adlı yazım ... http://blog.milliyet.com.tr/vazgecmek-bir-ozgurluktur/Blog/?BlogNo=443338)

Alternatifler arasından seçim yapabilen insan bazen zorluklara katlanmayı seçer, bazen de savaşmayı. Ama her durumda farkındalıkla kararını verir ve sorumluluğu üstlenir.

Peki doğru seçimi yapmak nasıl mümkün?

İşte şimdi de tüm filozofların dem vurduğu BİLGELİK devreye giriyor. Zeka, akıl ve bilgelik farklı şeyler; hatta haller.

Bilgelik bir son nokta değilelbet. “Seyri süluk” dediğimiz insanın sonsuz basamaklı tekamül merdiveninde tırmanışında bir “fenafillah basamağı”. Seyri süluk treninin önemli bir istasyonu.

Aklın ve sezgilerin dengesinde bir ayağı gökte bir ayağı yerde, bir ayağı fiziksel yaşamda bir ayağı mana aleminde olabilen bir bilgelik insanın kalp gözüyle de görmesini sağlar. Akıldan kalbe geçen insan ise “bekabillah” yolunda artık ilerlemektedir ve seçimlerinde doğruyu daha iyi görebilir.

Sevgiler,

Kenan

 

https://twitter.com/Naacel

http://naacel.blogspot.co.uk/

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday/

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1137
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster