Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
242
 

Irak İran'a; Suriye Bize Irak Değil!

Irak İran'a; Suriye Bize Irak Değil!
 

Kuralların yeniden yazılmadığı dünyada var olan kurallar var olmayan kurallar veya varmış gibi kabul edilen kuralların arasında bir sis perdesi oluşturulduğu açıktır. Sis perdesini yazılı kurallar oluştururken, ormanda aslanlarla diğerleri arasında yazılı kurallara benzeyen kurallara benzemektedir. Aslanlar hata yaptığında tavşanlar aslanları yargılama hakkına sahip olabilir, aslanları tavşanların yargıladığı bir orman neyse dünyada da birkaç ülkenin yargılanamazlığı devam dâhilindedir. Devler liginde olmayan, aslanlardan biri olmayanım aslanın yemeğine uzanması pek de akıllıca bir yaklaşım olmadığını çoğu hayvan hikâyelerinde anlatılmıştır.

Mevcut durumda bizim dahilimiz olmadığı halde en azından olayların planlayıcısı rolünde olmayan bir ülkenin vatandaşları olarak Suriye’de yaratılan kaos ve Türkiye dahil dünyaya saçılan insanlar, hayatlarını Ege’nin soğuk sularında noktalayan çocuklar ve emperyalizmin soğuk ve acımasız neticesini yaşıyoruz.

Güçlülerle güçsüzlerin ortaklığı, milyarder işadamı ile işçisinin ortaklığına benzer, kendimizi kandırmaya gerek yok.

Bir ülkede yapılabilecek en kötü şey; ülkedeki vatandaşları birbirine rakip, düşman ederek yönetmektir; esasında bu yöntem ülkemizde onlarca yıldır devam ediyor olsa da esasında bir ülke bu yöntemle ancak o ülkeye düşman bir zihniyet tarafından yönetildiğini mevcut dünya yönetimleri ölçeğinde düşünüldüğünde Fransa’nın Afrika’da yöntemi, İngiltere’nin Hindistan’da yöntemi de benzer özelliklere sahiptir. “Böl-parçala-yut” bir yönetim hatta yok ediliş öyküsünün sindirime hazırlık aşamasıdır ve kurumunda aynı yöntemi izleyen amirlerden ülkesinde benzer yöntemi izleyen din adamı hatta yöneticisine kadar toplumsal anlamda toplumuna verebileceği aslında pek bir şey yoktur. Kutsal değerlerin, toplumun geçmişinden geleceğine taşıdığı hangi değer mevcut siyaset kurallarıyla siyaset yapıldığı takdirde bozunuma uğrayacağı açıktır. Mevcut kurallarla siyaset yapılmaya devam edildiği takdirde yüz yıla kalmaz dünyada camiler, kiliseler, sinagoglar gelecek yüzyıllarda tatlı bir anı olarak kalabileceği öngörüsü boş bir öngörü olmasa gerek. Yüzyıl sonra dünyada başka bir din veya dinler göreceğimizi şimdiden öngörmek için çok zeki olmaya gerek yok.

Güneyimizde binlerce tırla Türkiye de dahil olmak üzere bölgede en modern silahların hibe edilmesiyle kurulan bir ordu ve bu ordunun yaklaşık yüz bin kişiye yakın bir güç güneyimize dostumuz Amerika tarafından monte edildi. Silahlar en korkağı cesaret sahibi, en aptalı kahraman yapmaya paradan sonra muktedir bir güç unsuru olarak söz konusu silahların bir devlet kurmak üzere mi, yoksa bir devleti yok etmek parçalamak üzere mi kurulduğu konusu önemli bir soru olarak ortaya çıksa da aslında, Irak’ın  durumu, Suriye’nin parçalanmış yapısı göz önünde bulundurulduğunda silahların Suriye’de Türkiye’ye devasa bir harekat düzenleme amacıyla yerleştirildiğini algılamamak kurt-eşek hikayesinde eşek yerine konulanların haline düşürülenlerin durumu değilse bunu tanımlamak için farklı diller bulmak ama doğru anlamlandırılmayı sağlamadığı sürece eksiktir. Kutsal değerleri pazara sunarak ticaretinde herhangi bir mal, meta veya hizmet üretmeden zengin olabilme zekasında olan, bir gün emek verip alın teri dökmeyi enayilik kabul eden ve prensip olarak hava satıp altın tahta kurulabilme zekasına sahip son derece zeki  ve keskin zekaya sahip elitlerin renklerinin dillerinin, dinlerinin önemi yoktur da önemsizlerce önemli olarak kabul edilir. Avcılık dünyasında insan psikolojisi tam olarak anlaşıldığında avcılıkta hile yapan, aldatan, daha çok avlayan avcı nasıl ki muteber bir avcı ise düşman hatlarına sızıp  onların kılıklarına bürünen, onları en iyi şekilde aldatan casus da benzer şekilde muteber bir ajandır ve ajanslarda ajan diye geçmeyen birçok sıfattın bazı durumlarda vücut bulmuş halidir ki, dinini başka dilde konuşan, bilimini bambaşka bir dilde oluşturan, sebep sonuç öncesizliği ve kaosu yönetim biçimi olarak seçen toplumlarda sonuçlarının ağır olması beklenebilir. Olumsuz düşünmek birçoklarınca kötü bir ruh halinin tezahürü olarak görünür. Kötümserlik sebepsiz iyimserlik, tuzağa koşan avların kesinlikle reddedeceği bir durumdur. Her av avcı olmadan önce elbette tuzağına son sürat koşarak ilerliyordu ki, avın amacı, avcının nihai hedefleri, avın değeri, avcının ruh hali gibi birçok değişken sonuca ortak etki eder.

Türkiye ve dünyada kendisini hayırsever veya bedava bir şeyler verdiği iddiasında bulunan bir sürü avcı her geçen gün av tekniklerini geliştirir ve bunu alenen yaparlarken dünyada avcılar ve avlar ve silahlar olmak üzere başka bir şey yokmuş gibi geliyor. Avlamak için kullanılan hemen hemen hayatın her aşamasında anlamlı,değerli veya önemli olduğuna kuşku olmayan hayatın her gerekliliğinin içine özenle yerleştirilen tuzaklara düşmeme gibi bir seçeneğinin sıradan insanın çok uzağında olmadığını düşündürten birçok olay ve olgu durumsallığı ile karşımızda dost olarak başköşe başına kurulmuş emirler savuruyor.

Sonuç; Suriye’deki Kuzeye Amerika tarafından gönderilen her mermi biz Türkiye aleyhine bir eylemin vücut bulmuş halidir. Amaç bölmek, parçalamak, yok etmek değilse güzellik kabul etmezseniz, sizi yola getirmesini biliriz demenin bir yönetimidir. Hedef Türkiye’dir çünkü aksi halde İran hedef olsaydı, işgal edilen Irak toprakları İran’a olası bir operasyon ve çevreleme için çok ırak değildi.

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 442
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 313
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster