Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aysegül Akbay Yarpuzlu

http://blog.milliyet.com.tr/yarpuzlu

06 Eylül '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
416
 

Irak’ta 2014 seçimleri öncesinde durum

Bugün, 2004 yılında devrilen Sosyalist Baas’lı Saddam Hüseyin dönemi sonrasında, OrtaDoğu’da neredeyse tüm coğrafyada ağırlık kazanmaya başlayan, İslami radikal akımların, son zamanlardaki Suriye olgusunda da gözlediğimiz ölçüde, TC’nin AKP hükümeti tarafından da yoğunlukla izlenen İslam kışkırtıcı desteklerinin endişesiyle, bu kez Irak’taki 2014 Başkanlık seçimleri öncesinde, bölgedeki baskının politik niteliği, anayasal ortam ve muhalefetteki siyasi eğilimler üzerine birkaç satır yazmaya çalışacağım.

Irak, Osmanlı hegamonyası sonrasında etkisine girdiği İngiltere’den bağımsızlığını 1932’de kazanmıştı. 1968’de iktidara gelen Sosyalist Baas partisi, İran-Irak savaşı, Al Anfal kampanyaları ve Körfez savaşına dayanırken, Birleşmiş Milletler yaptırımları sonrasında 2003 yılında ABD tarafından işgal edilmişti. İşgal sonrasında, Irak yönetimi, önce koalisyon güçlerine, akabinde, Irak geçici hükümetine aktarılırken, ünlü al-Dujail mahkemesi ile yargılanan Saddam ve yakın çalışma arkadaşları, insanlığa karşı işlenen suçlardan suçlu bulunarak asılmışlardı. Saddam’ın beş Irak’lı yargıç tarafından idama mahkum edildiği bu dava, sonrasında, Uluslararası Af Örgütü ve çeşitli insan hakları kuruluşları davanın adil olmadığı yönünde görüş belirtmişlerdir.

Öte yandan, ABD’de ve İngiltere’de karşılıklı suçlamaların bir kısmı liberallik kavramı çerçevesinde gelişmiş,kendine göre; liberalliği, şovenizmle eşdeğer tutan Cumhuriyetçiler ve Bush’un destekçisi İngiliz İşçi Partisi’nin lideri Tony Blair, savaş karşıtı liberaller tarafından insanlık suçu ile suçlanırken, kimi sol ve tutucu guruplarsa, Bush yanlılarına liberal rozetini yakıştırarak, liberal ulusçuluğu eleştiri yağmuruna tutmaya girişmişlerdir.

Saddam sonrası Irak Cumhuriyeti’nin Başkanlığına son kez 2010’da olmak üzere dörderden sekiz yıllığına Kürt lider Celal Talabani seçilmiştir ve 2014’de görev süresi dolmaktadır.

Adı cumhuriyet olsa da Irak’ta henüz gerçek bir demokrasiden söz etmek ne yazık ki mümkün değildir. Bugün bile Irak Medeni Hukuk yanında, İslam hukukuna göre düzenlenmiş bir anayasal yapıda yönetilmektedir. Irak Uluslararası İnsanlık Suçları Mahkemesini henüz tanımamıştır ve bu durumun böyle sürmesi halinde, adil yargılanmayan Saddam’ın takipçilerinin, Uluslararası Hukuk zemininde tarihi uluslararası yargıya taşımaları gerekeceğine hiç şüphe yoktur. Unutmayalım ki Baas partisi tümüyle yok olmamıştır.

Irak’taki demokratik siyasi oluşumlara baktığımızda, son parlamento seçimlerinde, Ulusal Hareket % 25.9, Hukuk Birliği % 25.8 ve Ulusal Birlik % 19.4 oy almıştır. Öte yandan Kürtleri temsil eden siyasi örgütler arasında, Federalist İslami Kürt Birliği’ni savunan gurupların da % 5 oranında temsil hakkı kazanmış olduğunu gözlüyoruz.

Irak’ta bugün yaklaşık 20’ye yakın siyasi parti ile yoğun bir iç politika var. Bunu yanında baskı gurupları olarak anılan, Şii ve Sünni silahlı eylemcilerin de bazı siyasi partilerle yakın temasta oldukları biliniyor.

Genel olarak, bu tablo çok partili demokratik hayatı besleyebilecek bir zemin gibi görünmekle birlikte, insan hakları ihlallerinin sürdüğü, özellikle GLBT gibi konularda yoğun ayrımcılık bulunduğu biliniyor.

Görünen o ki, 2014 seçimlerinde, işbaşına gelecek yeni Başkan’ı önemli bir mücadele bekliyor olacak Irak’ın gerçek bir demokrasiye dönüşebilmesi alanında hem içerde, hem de dışarda.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 367
Kayıt tarihi
: 21.03.12
 
 

Halk Sağlığı Profesörü, Kamu Yönetimi ve Avrupa Birliği Uzmanı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster