Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
6073
 

İran' ı nasıl bilirsiniz? - 2

İran' ı nasıl bilirsiniz? - 2
 

Kaldığım Yerden Devam...

Hayatımda ilk defa yalnız uçağa bindiğimden, baya bir korkuyordum. İngilizce de çok kötü. Annemin dediği gibi inince kalabalığı takip ettim :) İyi ki de etmişim aman ne dolambaçlı yermiş. Neyse gittik amaaaaannn upuzun bir kuyruk. Turist kadınların kafasında mendil kadar eşarplar, sırada birbirlerine bakıp kıkır kıkır gülüyorlar. İlk şoku orada yaşadım. Gecenin o yarısı pasaport görevlilerinin ezici bir çoğunluğu kadındı. Hepsi çarşaflıydılar. Sanırım devlet memurları siyah çarşaf giymek zorunda. Bana bir bey denk geldi. Hemen Türkçe olarak "Türk müsün?" diye sordu. Evet dedim. Damgayı bastı pasaportu verirken de "Hoşgeldin!" demeyi ihmal etmedi. Doğrusu çok hoşuma gitti bu jest. Belki de o kadar korkunç bir yer değildi be bu İran :)

Bu şekilde başlayan İran gezilerimden 3 tane yaptım. Hepsi de Tahran'a ama Tebriz ve İsfahan içimde kaldı. Evet ! Çok gitmek istedim oralara da ama içinde kaldı. O kadar beğendim yani bu memleketi: İşte izlenimlerim:


**** Birincisi öyle sanıldığı gibi herkes çarşaflı felan değil. Sokaklarda 10 kişiden ikisi çarşaflı. Onların da yüzleri kapalı değil. Geri kalanlar özellikle de gençler. Bizim çene altından bağladığımız yöntemle başlarını bağlıyorlar ve saçları gözüküyor. Bunda da bir problem yok. Altlarına dize kadar uzun gömlekler onun altına da bol paça pantolon giyiyor bayanlar. Beyelr zaten gayet modern görünümlü. Hanımlar açık ayakkabılar, rengarenk terlikler giyebiliyorlar. Tercihen markalı. Yüzlerde sürme ve bol makyaj, tırnaklarda da oje var. Ve de gerçekten egzotik bir güzellikleri var.

****Tahran'da hayat çok canlı. Herkesin arabası var. Büyük bir çoğunluk çok eski model araba kullanıyordu. Peykan mıydı neydi? Bunların bir kısmı da taksi. Eski araba kullanmayanlarda Peugot 206 vardı. Hatta her yer 206 dıydı desem yeridir. Trafik akşamları tam bir keşmekeş. Bizden de beter, kurallara hiç uymuyorlar diyebilirim. Akşam beş şeritli yollar bakmışsın yedi şerit olmuş. Arada suni şeritler olmuş ha ha :) Ancak çok önemli bir farkları var bizden. Trafikte kolay sinirlenmiyorlar. Korna çalınınca "Sen geç!" " Aman rica ederim, siz geçin!" gibi işaretleşmeler oluyor. Nasıl sinirlenmiyorlar hiç anlayamadım o yoğunlukta. Bir de enteresan bir özellikleri daha; diyelim ki iki kişi indi kavga ediyor. Bağıra çağıra. Eğer birisi pişman olursa hemen özür diliyor. Bunun daha komiği bunu gören öteki de "Hayır ben senden özür dilerim..." diye başlıyor. Yaw siz iki dakka önce birbirinizi öldürüyodunuz :)

****Benzin çok ucuz. Neredeyse sokakları da benzinle yıkayacaklar. Ha bu arada sokaklar çok çok temizdi. Çok utandım. Trafikte şöförlerin büyük bir çoğunluğu da kadın. Herhangi bir saatten sonra kadın sokağa çıkamaz diye bir şey yok. Gece ikide bile kadın şöför gördüm. Hem de yalnızdı. Demek o sadece bizim hüsnü kuruntumuzmuş.

**** Akşamları çok geç yemek yeniyor. Lokantalar her zaman açık değil. Hem öğlenleri hem de akşamları belli saatleri beklemek zorundasınız. Yemekler çok lezzetliydi. Fazla bir şey yemesemde.

****Akşamları büyük parklar bahçeler dolu. Aynı bizim gibi park girişinde mısırcılar felan var. Yalnız mısırı közde kızartıp pişince suya atıyorlar. Bizimkileri tam suya atarken "Aman atmaaa!" diye bağırınca adamcağız bayaaa şaşırdı onu öyle kara kara yememize :) Haa bu arada Türkçe her işinizi halledebiliyorsunuz. Sokakta biri bilmese biri mutlaka Türkçe biliyor ve yardımcı oluyor. Kadın olarak bir erkeğe soru sormakta veya erkeklerin kadınlara soru sormasında bir problem yok. Açıkçası ben kaldırımların bile ayrı ayrı olacağını düşünmüştüm :)

****İşte bu parklarda bahçelerde sevgililer el ele dolaşıyor. En çok buna şaşırdım. Demek ki neymiş televiyonda her duyduğuna inanmamak gerekiyormuş. Hatta gençler aynı bizim gibi hep birlikte arabalara doluşup bir yerlere de gidebiliyorlar. Evli olmanıza ille de gerek yok.

****En güzel çikolataları İran da yedim. Hepsi de yabancı çikolataydı. Bir de en güzel cipsleri. Bir de en güzel greyfurt suyunu :) Bunlardan her gün yedim desem yeridir.

****Taksiiiii. İşte en garip gelen bu oldu. Yuh artık dedirtti bana. Güvenli bir şehir midir bilemem ama İran' da evden çıktınız bir yere gideceksiniz. Sokağa çıkın. Yol kenarında durup elinizi kaldırın. Evet aynen öyle. Önünüzde duran ilk arabaya gitmek istediğiniz yeri söyleyin. Para da anlaşırsanız binin gidin. Brrr valla benim kanım dondu. Bu ne rahatlık dedim. Sanırım Rusya'da ve bazı başka bazı yerlerde de böyle. İstanbul da ben böyle bir şey yapabileceğimi hiç sanmıyorum!! Keza İran da da yapamadım, ama çoğu bayan yapıyor. Hatta bir keresinde akşam vakti genç bir kızı gördüm böyle bir adamın arabasnına bindi gitti gözümün önünde. Nerdeyse kolundan tutup çekecektim "sen nereye gidiyorsun??" diye :) Meğer orda çok normalmiş. Bir de dolmuş arabalar var, gayri beladan kalma bazıları :) Onlarda da gayet kalabalık biniliyor. Hatta bazen hiç tanışmayan bir bayan bir erkek ön koltuğa beraberce sıkışabiliyorlar. Ben bundan hiçmi hiç hoşlanmadım. Ama orda normalmiş. Saygı duydum tabii. Herkesin adeti farklı.

****Otobüsler tam söylendiği gibi haremlik selamlık çünkü devlete ait. Kadınlar arkadan, erkekler önden biniyor. Ayrı ayrı oturuluyor.

****İranlılar tam da komşumuz olacak adamlar yani. Tam böyle keyif insanları. Hayattan zevk almasını yaşamasını gülmesini eğlenmesini biliyorlar. Onlarla hiç sıkılmıyorsunuz. Hele de Türkseniz. Türkleri çok seviyorlar. Hemen sohbete başlıyorlar. "AAAA Türk müsün ? Neresindensin? ..." vs. vs. Çok ikramcılar aynı bizim gibi. Kuru yemişçide her şeyin kurutulmuşu vardı. Kuruyemişçi bana zorla herşeyden yedirirken boğacaktı :) Ben biraz utangacım tezgahtan yemek konusunda. Adam tuturdu illa tadına bakacaksın. İşte onun da tadına bak bunun da. Bir de yemeyince kocama şikayet ediyor. " Karına söyle yesin çekinmesin. Al sen ver... Bak yesin niye yemiyor AAA! " diye. Çok tatlılar ya. Tebriz'den güzel tatlılar geliyor. Ordan bir kutu tatlı almıştık.

****Bir de tabii kapalı çarşı gibi bir pazara gittik. Ben oldum olası pazarları çok severim. Orayı da çok beğendim.

****Remi tatil Perşembeleri ve Cumaları.

****İran' da ezan sesi duyamıyorsunuz. Bunu çok garipsedim. Ezan camilerin içinde okunuyormuş. O yüzden ezan sesi duyamıyorsunuz.

****İran ucuz ucuz ucuz.... Başka diyecek hiçbir şey yok. Taksi tuttuk Tahran'ı gezmek için.Adam bize rehberlik te yaptı. Rıza Pehlevi nin sarayını müze yapmışlar oralara gittik. bütün gün gezdik taksiyle. Şöför bize rehberlikte yaptı. Gezdi bizimle. Sonuç 8 Amerikan doları !!! Her şey çok ucuz. Özellikle kısıtlı imkanlara sahip olup ta yurt dışını görmek isteyenler bu ülkeye rahatça gidebilirler.

****Tarihi yerler çok. Özellikle İsfahan'ın tarihi açıdan çok zengin harika bir yer olduğunu söylüyorlar. Sonuçta aten İranlıların soyu Perslerden geliyormuş. Kendilerini Arap sananlara kızıyorlar. Ben de öyle sanıyordum :) Bir de sanırım tarihleri oyunca başka milletler tarafından hiç esaret altına alınmamış nadir milletlerden biri. Bununla da övünüyorlar.

****Okula giden kız oranı çok çok fazla. Herkes okulas gidiyor zaten ama sanki bana çok fazla kız var gibi geldi.

**** Eğitim düzeyi oldukça yüsek İRan'da. bu da beni oldukça utandırdı. Eşimin ev sahibinin evinin gittik. Evde tabii herkes istediği gibi giyiniyor. 55 yaşında felandı sanırım bayan. Bana dedi ki ; "İngilizce mi konuşmak istersin, Frasça mı, yoksa Türkçe mi?" Valla şaşırdım! Kızı da cilt doktoruydu. Diğer bir kızı Kanada daymış. Orada ne okuyorsa artık. Sonradan eşimden de öğrendiğim kadarıyla genelde bu öyleymiş. Ayrıca eşimin şirketinden bir bayan beni arabasıyla gezdirdi. Pazarlara, çeşitli yerlere götürdü. O da dört ya da beş dil biliyor. Türkçe'yi çok güzel konuşuyordu. Halbuki ben orada herkesi cahil sanıyordum !!

****Tahran'ın bana çok güzel gelmesinin asıl sebebi: Evde pencereden bakınca Tahran'ı çeviren yalçın dağları, tepeleri görüyorsunuz kırmızı kırmızı çorak dağlar. Bu benim çok hoşuma giden ve yabancısı olduğum bir şeydi. Bayaa bir seyrettim o dağları :)

****Eğlenmek isteyenlere öyle bar, disko felan yok. Ama her yer restoran, çay bahçesi vs. Haa bir de kayak seviyorsanız İranlılar her Perşembe, Cuma kayağa gidiyorlar. Çok güzel kayak merkezleri varmış ama ben ezelden beri çok üşüyen bir adam olduğum ve kesinlikle o teleferiklere adımımı atmayacağımı söylediğim için, İranlı arkadaşlar oraları gösteremediklerinden biraz bozuldular bana :)

****HAA Bir de Alamut Kalesi hikayem var. Çok görmek sitediğim bir yerdi. O da daha sonraki yazıya kalsın şimdi aklıma gelmeyen şeylerle birlikte.

Kıssadan Hisse: Ne umduuuuum, ne buldum. İran çok güzel bir yermiş. Bu kadar yakınımızda. Muhakkak gidilip görülmesi gerek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

GERCEKTEN SASIRDIM.BOYLE BIR ULKE BEKLEMIYORDUM.

SELDA KOKSALDI 
 27.06.2007 13:14
 

bende 2 sene evel iranı 2 ay kadar gezdım süper bir memleket insanlar sıcak daha kazıklama nedır bılmıyorlar yemek yemeye gırıyorsun turk oldugunu ogrendımı para mara almıyorlar daha ustune gene gel acıkınca bak darılırız gelmessen falan dıyorlar tarıhı yerler cok park kültürü var özellıkle tahranda belkı 10 larca cok ıyı dızayn edılmıs parklar yollar otobanlar super ve en onemlısı can güvenliği çok ust duzeyde cunku hata yaptılarmı sonunu bılıyorlar :) buda caydırıcılık iran cok ucuz her sey bol umarım turkıyede bu yanlarını alır :)

atilla recai 
 30.05.2007 16:50
 

bende 2 sene evel gıttım 2 ay kaldım babam iran asıllı türk sana bende hamedanı öneririm alisadr denen bır kasaba var mağaralarla meşhur ıcınde nerhırler akıyor kayıklarla yaklasık 2 saat sızı gezdırıyorlar, kuzeyde cok guzel hazar kıyıları anzeli yada şimal diyorlar aynı bızım karadenız ıklımı heryer yemyesıl :) zenjan da cok guzel tarıhı yerlerı ve bıcakcılıgıyla meşhur bu arada sızın yazınıza ek ıranda turıst oldugunuzu anlayıp kazıklamaya calısan ınsana rastlanmaz :) daha para almamaya gayret ederler mesela ben bır hedıyelık aldım parasını verdım adam kasasından rasgele para cıkardı uzerıne parada vermeye calıstı sen konaksın al bu helal olsun sana dedı :)

atilla recai 
 29.05.2007 23:16
 

Dedim değil mi "İyi geçecek" diye... Halen oralardaysan "Tebrzi, İsfahan, Şiraz, Meşhed ve Hazar kıyısında Raşth'ı mutlaka gör... Buralara her gün "Uçak" var. Önceden programlarsan rahat gider gelirsin... Görebilirsen gör de "Alamut" biraz çetin yerdir. Yani fiziki cografya olarak... Görebilirsen çok iyiy. Ama sizs bir tavsiyem, önce "Alamut" isimli kitabı okuyarak gidin oraya. İçinde adeta "Yaşarsınız" ila ki... Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 21.05.2007 13:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1505
Kayıt tarihi
: 17.09.06
 
 

1979 Hamburg doğumlu. İstanbullu ama artık orda yaşamıyor. Okumayı kitapları hep sevse de bu özelliğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster