Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
488
 

İran bana ne diyor?

İran bana ne diyor?
 

"Oyum buradadır!" Kaynak:İnternet


Cumhurbaşkanı seçimlerinden sonra İran durulmak bilmiyor, bu durum kimilerine göre muhalefetin yenilgiyi kabullenmeyip destekleyicilerini kışkırtması sonucudur, kimine göre ise seçimlere hile karışmasının önlenemez bir karşı duruşudur.

İşin aslı hiç birimiz gerçeği tam anlamıyla bilemeyiz, İran’da yaşasak dahi kapalı kapılar ardında neler olup bittiğini bilmemiz mümkün değildir, kendi ülkemizde bilemediğimiz gibi…

İran hakkında ulusal yayınlarından başka bilgi alınamıyor olması ve dahi konuya tam olarak vakıf olamamamız yine de orada neler olup bittiğini anlamaya çalışmamızı engelleyemiyor.

Düşüncelere de ket vurulamaz ki zaten!

Eylemlere, sosyal yaşantıya, oylara müdahale edilir, edilebilirliğini her birimiz gayet de iyi biliriz, çelmelerle fikirler de değiştirilebilir, ancak düşünmeye ket vurmaya kimsenin gücü yetmez, yetemez yani!

İran’ın güncel durumu bana ne diyor, biliyor musunuz, canımız pahasına da olsa molla rejimini istemiyoruz!

Biliyoruz, görüyoruz ve yaşıyoruz ki bizler kula kulluk etmekteyiz, bu durumdan hiç de hoşnut değiliz!

Şimdi birileri soracak elbette, madem ne diye izin verdiniz molla rejimine?

Destekleyenler yine sizler değil miydiniz, ya da aileniz?

İşin aslı hiç sevmem bu tür sorgulamaları! Nedenine gelince insanların beklentileri hep vardır, var oldukları sürece yaşama zaten tutunacaklardır ancak oriental düşüncede beklentiler hep başka kişilere odaklıdır, hep bir vesile beklerler, birileri çıkacaktır ve onlara maddi, manevi sonsuz olanaklar sunacaktır!

Bunu bilen bazı kişiler pek rahat bir şekilde istedikleri yöne bu insanları çekebilirler!

İnsan zaten deneme yanılma yoluyla öğrenir, hatalar ise en iyi öğretmendir, az biraz lütfen dikkat edin, en iyi öğrendiğimiz konular en utanarak, sıkılarak, içimiz acıyarak öğrendiklerimizdir!

İş hayatımızda da, aşk yaşantımızda da, soyut kavramları algılamamızda da durum bundan ibarettir!

Aşk acıtır bir yerde canını der birileri, tam da aşkı doludizgin yaşarken, itiraf edelim pek komik gelmez mi bize bu sözler, “Hıh!” deriz, “Bizimki bambaşka bir aşk, gör bak!”

Oysa aşk bir yerlerde can acıtır gerçekten de, yaşamadan bilmek ne mümkün!

İşte tam da bu nedenle “Zamanında düşünseydin!” lafını hiç sevemedim gitti, hangi birimiz hangi öğüdü tuttuk ki gençlik yıllarımızda, şu anda kimi suçlama hakkını bulabiliriz ki kendimizde bu meyanda?

İran bana tam da bunu söylüyor şu anda: Nedeni maddiydi, maneviydi, ne fark eder ki? Bir hataydı, kandırıldık gitti, hatanın neresinden dönülse kar değil midir ey ahali!

İnsanların madde ve maneviyat ile kandırılabildiklerini bilen kişiler, özellikle oriental toplumlar konusunda ısrarla vurgulama yapıyorum, aynı yolu deneyen bir başkalarının olabileceğini de gayet iyi bilirler.

Korku ve kaygıları da bu yüzdendir zaten!

Bu nedenle tahakküm altına almak isterler, at gözlüğü taktırmak konusunda ısrarcı olmalarının nedeni de budur, kendilerine benzer bir başkalarının çalımlarına, akıl çelmelerine kapılmaları en büyük korkularıdır!

Hele ki toplum bireyselliği öğrenmeye, hak ve hukukunu aramaya, dinsel baskıları sorgulamaya başlarsa, ödleri kopar, dur otur astıkları gibi asılırlar alimallah, başkalarına yaptıkları asla başlarına gelsin istemezler, oryantalizmin en önemli vurgularından biri de budur: Kendi çapında her bir birey kendini özel hissetmek, hissettirmek ister! Bir işe yaramadığını içten içe bilir aslında, bu bilinci bastırmak ister egosu, iki satır ayaküstü yetkili biriyle konuşmuş olmasını abartarak, ballandırarak, hatta üstünlük sağlayarak anlatan toplumlara bir bakınız, oysa o anda el etek öpmüştür, hatta belki de biraz hakir görülmüştür ancak etrafa yansıyan şekli bilmem kim ile dün gece bir araya geldik, bir ikram bir özen bana, sormayın gitsin!

Hep başkalarını suçlayarak aklanmayı isterler, en kolay yol budur çünkü, akıllarınca hem aklanacaklar hem de diğer muhtemel alternatifleri yok edeceklerdir!

İran bana ne diyor, biliyor musunuz, özgürlüğümüzü istiyoruz!

Oylarımız özgür olsun, inancımız da öyle!

Saçımız bize ait, namusumuzun bekçisi biziz!..

Kandırıldığımız fark ettik, cennetten tapu verilmiyormuş, memur rütbesinde iş de keza!

Kandırıldığımızı söyleme özgürlüğümüz dahi yok şu anda, bazı kişiler emperyalist güçlere karşı tavır sanıyor kendi içimize kapanmamızı, oysa burada olup bitenlerden dünyanın haberi olsun istenmiyor, zira olan biten insan haklarına pek bir aykırı!

Bu durumu halk istemiyor, zoraki cumhurbaşkanının şahsi tercihidir bu, bu nedenle lütfen alkışlamayınız, ve lütfen bir zaman yapılan hatalardan dolayı genelleme yapıp hepimizi suçlamayınız!

Bir çoğumuzun isteği haricindeydi darbe, dahilinde gibi gösterildiğine bakmayınız!

Bir elinde tüfek, diğer elinde Kuran ile gelen adamlara askerler Allah korkusundan karşı duramadılar, bir de düşman hep dışarıdan gelir diye öğretilmişti, darbe esnasında şaşalayıp kalmaları işte bu iki neden yüzündendi askerlerin!

İran bana diyor ki: Az biraz zorla, az biraz inançla, az biraz da kafa kola alınmayla, hem de daha iyi şartlar sunulmasıyla bir deneyim yaşadık, hatamızı anladık, başımızdan gitsin istiyoruz lakin ahtapot gibi her yere kol salmış!

Yalanla, riyayla ısrarla kalmak istiyor, gözdağına beden, silahlarına hedef oluyoruz, kurtulalım istiyoruz, sesimizi dahi duyuramıyoruz!

Alkışlıyor birileri, emperyalist güçlere karşı koyuyor İran, ne mutlu! İran kan ağlıyor, kızılcık şerbeti o diye birileri ısrar ediyor!

Özgürlüğüm olsun, emperyalist güçlere karşı koyarım, yeter ki özgür yaşayayım, yeter ki öldürülmeme bahane bulunmasın!

Devletin televizyonuna kanmayın, İran, neden kendi içine kapanıyor, bir düşünün bakalım! Zorba liderin iç işlerimize karışmayınız gerekçesi ile mi, yoksa yaşanan zorbalıkların gün ışığına çıkma endişe midir?

İran diyor ki bana: Aman ha gözünüzü dört açın!

Gülgün Karaoğlu

Haziran,24/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1286
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster