Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
927
 

İran’da demokrasi(!) denemeleri

İran’da demokrasi(!) denemeleri
 

Mert Demir NY ABD


İran’da yapılan genel seçimler, İslam devriminden bu yana hakim olan baskı rejimini sarsacak nitelikte toplumsal hareketlere sebep oldu. Halk, baskı, korkutma ve zorlama üzerine inşa edilen ve korunan rejime karşı en şiddetli tepkilerinden birini vermek için sokaklara döküldü. Seslerini duyurdukları kesin; fakat bu çabalar ne kadar etkili olur, bunu söylemek zor! Bir noktadan bakıldığında daha özgür bir yaşam için atılan bir çığlık niteliğindeki bu tepki, diğer yandan ülkenin tüm dünyaya bir şekilde kafa tuttuğu şu günlerde rejimin dayanıklılığına ve arkasındaki halk desteğine olan inancı yıkar nitelikte.

İster dış güçlerin desteğiyle olsun, ister tamamen masumane niyetlerle; bu çapta bir hareket ile gözlemlenen şey İran halkının da diğer halklar kadar ülkesinde ve dünyada huzuru arzuladığı gerçeğidir. Ne halkıyla ne de diğer devletlerle kavgalı kimseler ve yönetimler, özgürlüklerin genişlediği günümüz dünyasında artık yok olmaya mahkumdur. Arkanıza halkın desteğini almanızın yegane yolu ise savaş çığırtkanlığı veya kabadayılık yapmak yerine insanlara daha geniş özgürlükler, refah ve huzur vaat etmekten geçiyor.

Elbette ki devletler sadece barış üzerine politika inşa edemezler. Günümüz dünyasında buna maalesef henüz yer yok. Güçlü olmak zorundasınız! Ama bu güç eğer İran’ın yaptığı gibi bir yandan komşu ülkelere tehditler savurarak yapılırsa, elbette ki ne kadar barışçıl amaçlarınız olduğu da sorgulanacaktır. İran yönetiminin artık nükleer enerji iştahının barışçıl amaçlara hizmet edeceğini kabul ettirmesi -UAEK denetimi olmaksızın- neredeyse imkansız. Bunun yanı sıra nükleer ezberini bozmasının da hem içerde hem de dışarıda ciddi bir güven bunalımına yol açması kaçınılmaz. Diğer bir deyişle, netice olarak istediğini elde edecek olsa da mollaların bu zorlukları çok da kolay aşamayacağını söylemek zor değil. Son seçimler, uluslar arası arenada destek bulamayan yönetimin halkını da karşısına almaya başladığını gösteriyor.

Olaya bir de muhalifler cephesinden bakalım: sokak gösterileri az-çok eski doğu bloğu ülkelerindeki kadife, turuncu, vb. renklerdeki devrimleri andırır nitelikte. Öte yandan, Rusya’nın yeniden güç denemesi yapması ile bu devrimlerin ne kadar da içi boş olduğunu görmek dünya kamuoyunu şaşırttı. İnsanların çılgınlar gibi meydanlara aktığı ve özgürlük diye haykırdığı bu devrimlerin çoğunun daha on yıllar geçmeden o ilk günlerindeki ışığını yitirdiğini görmek ilk bakışta garip gelebilir. Halbuki bu, alelacele ve elbette ki dışarıdan desteklenen, bu nedenle de suni olarak şişirilmiş bu hareketlerin zayıflığının gözler önüne serilmesine yaradı. Daha fazla özgürlük yönünde bir eğilim olmadığını söylemek elbette ki haksız olur; fakat bu, işlerin alelacele yapıldığı ve sonrasında hiç de ruhuna uygun olmayan bir yönde ilerlemeye başladığı gerçeğini değiştirmiyor. Zaten bu da değişimin zamanla tabanını ve gücünü kaybetmesine neden olan en büyük etken!

İran’ın durumunu da bu açıdan değerlendirmek gerekir. Bir tarafta kendi geleceklerini kendileri belirleme adına rengarenk devrimlere imza atan eski doğu bloğu ülkeleri, diğer tarafta bu vazifeyi ABD ve diğer NATO ülkelerinin üstlendiği Irak ve Afganistan. İran elbette ki tüm bu ülkelerden farklı bir yapıya sahip, hem ekonomik, hem kültürel hem de siyasi anlamda. Buna rağmen, İran’da genel seçimler sonrasında ortaya çıkan hareketin ülkeyi nereye sürükleyeceği ise meçhul. Durumu iyi değerlendirmek gerek. Tüm farklılıklarına rağmen ülkenin diğerleriyle aynı akıbeti paylaşmayacağını hiç kimse garanti edemez. Ve elbette ki kaosa sürüklenecek bir İran’ın hem komşularına hem de bölgedeki diğer ülkelere etkisinin bu saydığımız diğer ülkelerinkinden çok daha derin ve ağır olacağını söyleyebiliriz. Bölgesel siyasal dinamiklerin yeni bir istikrarsızlık ve karmaşayı nasıl kaldırabileceği ise apayrı bir tartışma konusu şüphesiz. Son yıllarda bölgedeki hareketlilik, bu sürecin özellikle de süregelen kargaşa ortamından yorulmuş olan Irak, Afganistan ve bunlara paralel ciddi sorunlarla mücadele eden Pakistan gibi ülkelere olan yansımalarının daha da hayati olacağını görmek gerekir. İran’ın demokrasi denemelerinin bu yönleriyle ele alındığında aslında tüm bölgenin sorunu olduğunu söylemek belki de en doğru tespit olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1181
Kayıt tarihi
: 10.05.09
 
 

Mert Demir. New York'ta Baruch College'da Finans doktorası yapmaktayım. Türkiye'de Odtü MBA ve İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster