Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '20

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
57
 

İRİSTEKİ KAYIP EKSKALİBUR

“Bu kılıcı taştan çıkaran kişi, tüm Britanya’nın hakimi olacaktır.”

Namı Britanyadan, tüm Avrupa’ ya oradan da bütün dünyaya yayılan ekskalibur efsanesini hepiniz duymuşsunuzdur. Batı literatüründe sıklıkla yer alan bu efsanevi kılıç tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş ve halen popüler kültürde de çekmeye devam etmektedir. Bu kadar popüler olmasının başlıca sebebinin hikayenin gerçekleştiği dönem itibariyle geçen 1500 yıl içerisinde gizemini halen koruması olduğunu düşünüyorum. Hikayeyle ilgili birçok rivayet söz konusu olsa da, en çok bilineni şöyle anlatılmaktadır… Ekskalibur, o zamana kadar alışılagelmedik bir malzemeden üretilmiş (kimileri yeryüzüne düşen meteor madeni, kimileri ise tahta olduğunu iddia etmektedir.) bir kılıçtır. Kral Arthur’ un kılıcı olarak bilinen Ekskalibur, ölümsüzlüğün sembolüdür. Çokluktan tekliği simgeler ve tüm inananları kavrar. Kralın tekliğinin, gücünün kaynağı olarak gösterilir. Kral Arthur’un babası KING UTHER Roma saldırısından evvel ülkesini kanyonunu yöneten bir kraldır. Ancak düzensizlikler ve ülkesinde yaşanan kaos nedeni ile gerek komşuları ve gerekse isyancılar ile savaşmaktadır. Bu arada kendisine yol gösterici olan ve o günkü şartlarda doğaüstü güçlere sahip MERLİN adlı bir kâhine danışmadan da hiçbir şey yapmamaktadır. Ömrünün artık sonuna geldiğini öğrendiğinde halkının ve ulusunun lideri olabilecek bir kralın geleceğini MERLİN’den öğrenir. Bunu içinde MERLİN Kral Uther’i gayrı meşru bir ilişkiye yönlendirir. Bunun sonucunda da ARTHUR dünyaya gelecektir. Bu olay gerçekleştirilir. Arthur Merlin tarafından büyütülür ve ona bazı gerçekler öğretilir. Arthur dürüst, ahlaklı, kültürlü bir gençtir. Babası kendisinden gizlenmiştir. Kendisini doğaüstü güçler kontrol etmekte ve korumaktadır.

Bunların bir tanesi de SULAR PERİSİ (ANGELS OF LAKE)’dir. Bu simge İngiltere krallığının hala sembolü olan KUTSAL KILIÇ EXCALIBUR ‘u yaratan kişiliktir. Bu kılıç ve Sular Perisinin bugün adalet sisteminde gözü bağlı, elinde ters tutulan kılıçla oluşan sembolünde ilk nüvesini oluşturduğu düşünülmektedir.

Sular Perisi tarafından yaratılan bu kılıç, bir taşa saplanmıştır ve bu taşı kim yerinden çıkartırsa gerçek kral o olucak ve krallığı yönetecekti. O dönemde ülkede iç ve dış karışıklıklar hakimdi, herkes gerçek kralın tahta gelmesini umutla bekliyordu. Dönemin kralı, o yaşlardaki tüm gençleri dört bir yandan getirtiyor ve kılıcı taştan çıkarıp çıkaramayacaklarını deniyordu. Gerçek kralı bulmanın tek yolu buydu, çünkü kılıcı sadece doğuştan kral olan Arthur çıkartabilecekti. Dönemin kralı da Arthur’ u öldürerek halkın başka seçeneği kalmayıp kendisine itaat etmesini planlıyordu.

Birgün Arthur herşeyden habersiz olarak yaşadığı yerden diğerleriyle birlikte getirildi, sıra Arthur a geldi ve Arthur, kimsenin kayadan çıkarmayı başaramadığı kılıcı bir hamlede yerinden çekip çıkarmıştı. O, olanaksız olanı yapmış, gücüyle tüm halkı büyülemişti. Arthur kral oldu.Ekskalibur kılıcı gerçeğin sembolüydü. Gerçeğin kılıcı, Britanya halkına birliği, hoşgörüyü ve barışı getirdi. 

Bu hikayeden yola çıkarak bahsetmek istediğim şey, ekskalibur un sadece bir kılıç olmadığıydı, ona yüklenen anlamların kılıcın gerçekliğinin ötesine geçerek hikayeyi efsaneleştirmesi idi. Ben herkesin kendi hayatının kralı olduğuna inananlardanım. Kendi ekskaliburumuz ise; sahip olduğumuz sevgi, adalet, düşünce tarzı, cesaret, özgüven ve yaratıcılık olduğunu düşünüyorum. Tüm bu duyguları içimizde bi yerlerde kendimiz hissediyoruz, ama kimilerinde deilk görüşte hissediyoruz hemde onlar henüz bir şey yapmadan. Belki hiç konuşmadan, belki hiç tanımadan ama bi şekilde onlardaki gücü hissediyoruz hatta garip bir şekilde de güveniyoruz bu insanlara.

Gözlerimiz, gözümüzün içindeki iris ele verir tüm sahip olduklarımızı ve nasıl bir insan olduğumuzu. Acılarla, tecrübelerle ve umutlarımızla perçinlenmiş bir ışıktır irisimizdeki o ışıltı. Bizim ekskaliburumuz da tam oradadır. Eğer, içinizde gerçekten bu duyguların olduğunu hissediyorsanız bir cesaret gösterip çıkarın gözünüzdeki ekskaliburu ve özgür bırakın kendinizi tüm benliğinizle.

Herşey burada başlar ve burada biter. Sadece biraz cesaret, hemen şimdi…

Salih ERDAGI, Ayfer Gözübüyük bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 83
Kayıt tarihi
: 12.05.20
 
 

Paylaştıkça çoğalıyoruz, çoğalarak büyüyoruz. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster