Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '16

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
151
 

İrtica // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

İrtica tek kelime ile gericiliktir. Osmanlı olacağız demek gericiliğin ispatıdır.
İnsanlığın her devrinde dinin siyasete alet edilmesi amacıyla yapılanan her niyetin sonu darbelerdir, kandır, savaştır, yıkımdır, kindir, kavgayla bölünmek ve parçalanmak doğurur.
 
Birilerinin niyetine devletin kurumlarına sızan ve görevlerini kötüye kullanan her kişi veya kurum eninde sonunda suç işler, suçunun bedelini hem kendisi hemde varlığını borçlu olduğu vatanına ve milletine ödetir.
 
Türk Milleti adına devletin silahını darbe amaçlı kullanmakla, yargıyı ele geçirip şahsi çıkar ve kişisel hırs adına güç haline gelmeye çalışmakta aynıdır.
 
Bu sebeple çok önemli bir süreçten geçiyoruz. Yargı evrensel hukuk adına bağımsız olursa demokrasi hayat bulur. Adalet bakanına bağlı yargı veya hükümete bağlı veya Cumhurbaşkanına bağlı yargı olmaz. Yargı Türk Milleti adına hiçbir kişi veya kurumu birbirine karşı üstün tutmadan objektif kurallara uygun denetleyen ve gerekirse hesap soran demokrasinin olmazsa olmaz en önemli gücüdür.
 
Bakın darbeye maruz kalanlar kendileri kurtarmak için darbecileri yargılamak amacıyla gittiği yer yargıdır, hukuktur. O zaman yargının bağımsızlığı konusunda yaşayacaklarımızın demokrasinin yönünü belirleyecektir.
 
Eğer ağzımızdan demokrasiyi düşürmeyeceksek ve hayatımızda hukuk devleti ilkesine uygun bir demokrasiyi geliştireceksek kaş yaparken göz çıkarmamak gerekir.
 
Eski Türkiye yok, yeni bir Türkiye var söyleminin içini ne dolduruyor o çok önemli. Ülkemizi eski yeni gibi bir ayrımcılık ile ayırmak en başından da yanlıştı bugünde yanlıştır. Yaşananların bu hale neden geldiğini bulmak sorgulamak, darbe görenlerin biz neyi yanlış yaptık ya da neyi yapmadık bu oldu sorusunu kendileri sormaz ve cevaplarını objektif kurallara uygun kendimizle yüzleşmezsek demokrasi konuşamazlar ve demokrasi sözde ve slogan olarak içi boş kalır.
 
Ülkemizde demokrasinin otuz beş yıldır olmadığını ve yaşadığımızın yarı dikta bir yönetim olduğunu önce kabul etmemiz ve demokrasiye siyasi partilerde başlamazsak asla demokrasi getiremez tek kişiden hukuksuz demokrasi beklersek faşizm kurumsallaşır.
 
Paralelin birini kaldırıp yerine kendi paralelini yerleştirmeden ve böyle bir niyete uzak durarak Türk Milleti, Türk Devleti, vatanı için hukuk devleti mantığı içinde hesap verilebilir bir şekilde yapılandırılır güçler ayrılığı sağlanır, hukuk üstünlüğü gücü ele geçirenlerden üstün olduğunda ve bu hatasız uygulandığında hukuk devleti olur ve demokrasi o zaman gelişir.
 
Yoksa bugün bir darbeden kurtulur diğerinin ağları örülürse vatanımız ve milletimiz çok daha büyük felaketlerle karşı karşıya gelir. Zaten 28 Şubat sonrası sivil bir darbe sürecidir. O darbecilere askerin içinde yuvalanan ve sivil darbenin yuvalanmalarına göz yumması sonucu bu darbe gelmiştir. Yumurta tavuktan çıkar, tavuk yumurtadan.
 
Siyaseti cami ve kışla ekseninden ayıklamazsak cami sadece dini vecibe kültürü olarak kalmazsa, asker vatanı ve milleti korumak yerine vatana ve millete düşmanlık etmek isteyenlerin emrinde çeteler oluşur ve bunu siyaset işine gelince görüp, işine gelmeyince görmezse bu çifte standart hepimizi eninde sonunda vurur.
 
Darbe anında halka itidal söylemi içinde olması gereken devletimizin en tepesindeki kişi imam türkü söyler tarzında davranırsa cemaat asker linç ederek nara atar. Neticede olan buydu. Hala bunun hesabını vermek, bundan ders almak yerine demokrasi nöbetindeyiz gibi olmayan demokrasinin hangi nöbetini tuttuğunu bilmeyen, içinde doğru niyetli insanlarla niyeti doğru olmayanlara kötülük adına fırsat üretilmesine meydan açmak asla demokrasi ile bağdaşmaz.
 
Toplanan kalabalığa konuşma yapmak ve idam taleplerini yüksek sesten dillendirmek ülkede gerginliği artırma niyetidir. Devletin en tepesinin bunu yapmaya hakkı yoktur. On dört yıllık yaşanan her hukuk dışı olaydan ülkeyi yönettikleri için kendileri sorumludur. Böyle bir darbenin bilindiği halde önceden önlenmemiş olması çok manidardır. Darbe anında olayı inceleyen savcının elimizdeki liste ile darbeye karışanlar aynı demesi büyük bir soru işaretidir. Bu şu anlama gelir devletin bundan haberi vardı, önlemedi, ya da önlemek istemedi, başka amaçlı gelişmesinin önünü açtı.
 
Neticede darbe başladığında küçük bir azınlığın kalkışması diyeceksiniz, sonra bu kadar göz altı yapacaksınız. Bu niyetin çok farklı olduğunu gösterir.
 
Bu ülkede camiye giden siyasilerin cami çıkışlarında peşinde kamera ve televizyon ile mikrofon uzatma kültürünü yok etmezsek, camide ibadetin gösteriş olmaktan çıkarmazsak, camiyi siyasete alet etmezsek ancak o zaman demokrasiyi geliştirir, dini siyasete alet etmez irticayı hayatımızdan çıkarabiliriz. Aynısı devam ederse sorunlar bitmek yerine yığılır ve büyür. Bunu da birileri hukuksuz bir şekilde kötüye kullanmaya kalkar.
 
 
 

Önder Karaçay

Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 175
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 230
Kayıt tarihi
: 09.07.14
 
 

Türkçe'nin en iyi duygu dili olduğuna inanmaktadır.  Yazı ve şiirlerinde insanın bulunduğu toplum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster