Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
59
 

İş, İş, İş

‘’Oysa, emeğin bakımı için ayrılan kaynakların hissedilir ölçüde azaldığı bir ülkede bunun tam tersi olurdu. Her yıl hizmetkarlara ve emekçilere olan talep, bütün iş türlerinde, bir yıl öncekinden daha az olurdu. Kendi işlerinde çalışma imkanı bulamayan, üst sınıflarda yetişmiş çoğu kişi, memnuniyetle en alt sınıflara ait işlerde çalışmayı kabullenirdi. Sadece kendi sınıfından çalışanlarla dolu olmakla kalmayıp aynı zamanda diğer bütün sınıflardan kişilerin aşırı bir akımına uğrayan en alt sınıftaki iş rekabeti, emek ücretlerini, sefil ve neredeyse yokluk derecesinde bir geçim düzeyine indirecek kadar büyük olurdu.’’

Buradan yola çıkarak ; eğer bir ülkede üst iş sınıflarından alt iş sınıflarına işçi yönlü bir talep akışı var ise o ülkede kıtlık yaşanması söz konusu olabilir. Yani ülkenin insanları ya ihtiyaçlarını karşılayacak yeteri kadar gelire sahip değildirler ya da ihtiyaçlarını karşılayacak ürünleri bulamazlar. Tabii ki bu talep var olan işçi ücretlerini düşürecektir.

Ancak üst sınıftan alt sınıfa olan bu işçi talebi iş veren yönlü ise o ülkede kalifiye eleman azlığından söz edebiliriz. Yani akademik eğitim görmüş teorik eğitimle yetişmiş bireylerin fazlalığı usta-çırak usulü ile yetişmiş insanlardan yüksektir. Böylece en basitinden küçük esnaf bazlı sanayi alanında bir işçi açığı oluşur. Bu işçi açığı üretimde düşüşe yol açacaktır. Adam Smith’inde bahsettiği gibi bir ülkede var olan refahın artması var olan toplam üretimin artmasıyla sağlanır. Yani ona iş kazandıramadıkça bir insanın aldığı eğitim, ülkesi için bir fayda sağlamayacaktır.

Nasıl ki elma yemek isteyen biri bu işi kendi imkanlarıyla yapmaya karar verdiğinde, tohumunu toprağa ekmeden, o toprağı beslemeden, sulamadan, güneş ışığına çıkarmadan, ağaç haline getirmeden, o elmayı yiyemeyecektir. Ancak yetiştirdiği her elmanın mükemmel düzeyde tatlı ya da dört dörtlük bir görüntüsünün olması söz konusu değildir. Kimi elmasına tırtıl dadanır ve çürütür kimi koparak yere düşer. İlk başta kötü gibi görünse de aslında bu olay pek çok açıdan faydalıdır. Elmayla beslenen tırtıl yaşayacak ve habitata katkıda bulunacak ve böylece elma gibi diğer tohumların daha iyi koşullarda yetişmesine zemin hazırlayacaktır. Ve yine tıpkı tırtıla olduğu gibi, yere düşen bir elma yerdeki diğer canlıların yaşamasını sağlayacaktır.

Yukarıda verdiğim örneği asıl konuya bağlarsak, tıpkı elma gibi bir insanı yetiştirmek için gerekli koşullar vardır. Bu koşulların tamamı ya da bir kaçı sağlandığı takdirde insan yetişir büyür. Buradan elmanın insan ve elmanın dış görünüşünün ve tadının insanın eğitimi olduğu metaforuna ulaşabiliriz. Her insan mükemmel eğitim düzeyine sahip olmayabilir. Ancak yüksek eğitim düzeyli biri düşük eğitim düzeyli birinin yaptığı işin kırkta birini bile yapamayabilir.

Tornacı mesleğini yapan bir kişi bu işi yapmak için akademik eğitim almak zorundadır diyemeyiz. Ancak akademik eğitime olan talebin artması bu mesleği icra edenlerin sayısını zaman içinde düşürecektir. Bu talep artışının nedeni akademik eğitim alanların , hayatlarında daha yüksek maaş alma, toplum içinde saygın ve etkin olma isteğidir. Ama ne gariptir ki bu talep aynı zamanda tornacılık gibi meslek gruplarındaki işçi ücretlerini akademik eğitim sonucu sahip olunan mesleklerin ücretlerinden daha yüksek bir hale getirecektir. Bunun da sebebi tornacılık gibi meslek gruplarındaki işçi açığıdır.

Günümüz koşullarında ülkemizde hemen her ilde en az bir üniversite var olduğunu bilmekteyiz. Ancak bu üniversitelerin tüm bölümleri , o bölümleri okuyan öğrencilere mezun olduktan sonra garantiye yakın bir iş hayatı sunduğunu ne yazık ki söyleyemiyoruz. Yani ‘’eğitimli işsiz’’ sayımız çoğalıyor. Eğitimli işsiz insan aldığı akademik eğitimden dolayı yapmak istediği mesleğin en azından aldığı eğitimi hak etmesini umar. Astronomi bölümü mezunu bir insan , diğer bölümlere kıyasla çok geniş bir iş sahası bulamayacaktır. (ülkemiz koşullarında) Ancak bu insandan yukarıda bahsettiğim mesleklerden biri olan tornacılık yapmasını isterseniz cevap olumsuz olacaktır. Ama astronomi alanından ya da aldığı eğitimi en azından hak edecek bir iş bulduğunda , tornacılıktan daha az bir maaşla iş hayatına başlayacaktır. Üniversite düzeyinde eğitim almamış bir insan ise en azından bu küçük gibi görünen meslek gruplarından birine tabi olmayı seçecektir.  

Durum böyle iken Astronomi mezunu bir adamın restoranlarda bulaşık yıkadığını , yine başka bir bulaşık yıkayan insanın hayatının uzun bir bölümünü zorunda olduğu için o işe verdiğini görürsek vay halimize 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazık ki fazlasıyla görüyoruz!

Cemile Torun 
 02.03.2019 21:41
Cevap :
Maalesef...  03.03.2019 14:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 65
Kayıt tarihi
: 02.01.19
 
 

Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İktisat 3.sınıf öğrencisiyim. Düşünce yazıları ve edebi yazılar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster