Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '08

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
448
 

İş Arayacak Kadar Zengin Değiliz

İş Arayacak Kadar Zengin Değiliz
 

2001 krzinden sonra gerek iş arayanlara gerekse iş ilanı veren firmalara bir haller oldu. İş arayanlar, yani sokakta yaşamamak için kirasını, temiz ve sağlıklı kalmak için su faturasını, karanlıkta kalmamak için elektirik faturasını,iş görüşmelerini idame ettirmek ve sürekli kılmak için telefon faturasını,açlıktan ölmemek için yiyecek ve suyunu almak zorunda olan ve literatürdek adı işsiz olan halk kitlesi, bu zorunlulukları yerine getirmek adına anladığı anlamadığı her işe canhıraş bir şekilde sarılırken işin verimliliği ve kalitesini farkında olmadan düşürmekte, ucuz maliyet peşinde olan firmalar ise ucuz işgücünü tercih etmekte ve işin profesyoneli olan insanlar uygun işlere istihdam edilememekteler ne yazık ki.

Firmaların bir başka politikası da, deneme süresi adı altında personel istihdam edip, personeli 1 ila 3 ay arası işin gereğinden ve hakkından daha az ücrete çalıştırıp, bu zaman zarfında da personeli tazminatsız işten çıkararak yerine 1 ila 3 ay arası aynı şartlara razı personelle takviye yapıp her 1 ila 3 ay arası personel sirkülasyonu yaparak geilerini yüzdürmeye çalışmaları. tabii ki bu gemi randımalı mı yüzer bu konu Türkiye'de her konuda olduğu gibi tartışmaya açık bir konu.

İş aramanın dayanılmaz ağırlığını hemen herkes en az bir kez yaşadı ömrü hayatında. Birgün bana sorarlarasa "En iyi yayptığın iş ne?" "Profesyonel iş arayıcısıyım." cevabını vereceğim.

Çünkübu güne değin iş arayabilecek kadar zenginmişim meğerse? İş aramanın bir servet gerektirdiğinin farkındamısınız? İsterseniz irdeleyelim.

İşi nerden ararsınız ya gazeteden, ya internetteki insan kaynakları sitelerinden, ya benim 9 yılı aşkın süredir en ufak bir faydasını göremediğim İş-Kur'a müraccat ederek ya da eş dost akrabanıza haber salarak.

Gazete alıyorsunuz her gün bir dolu para ödüyorsunuz, gazetedi iş ilanlarına telefonla baş vuruyorsunuz Türk Telekom arifeleri ortada,bir de cv faksı istiyorlar gidiyorsunuz PTT ye faks ücreti ödüyorsunuz.

İnternet üzerinden başvuru yapıyorsunuz diyelim eğer ki bilgisyarınız olmayacak kadar şansıızsanız her gün İnternet Kafelerde iki ya da üç saat geçirmek ve bedelini ödemek zorundasınız. Velev ki bilgisayarınız var. Bilgisyar elektrik yakan bir alet elektirik de bedeli size yol ve su ile dönen bir enerji.

Yaptığınız başvurular hasbel kader kabul görüyor ve iş görüşmesine çağrılıyorsunuz. Muhtemelen de sizi görüşmeye davet edenler yönetici sekreterleri veya santral memureleri oluyor. Sözüm meclisten dışarı sağolsun bu arkadaşlarımız iş aramakta olan telefonun ucundaki bu herhangibirine nedense adresi doğru dürüst veremiyor. %70 tecrübe ile sabittir. Haydi siz kalkıp yola revan oluyorsunuz. Bilmem kaç vasıta değiştirerek iş görüşmesi yapacağınız yere gidiyorsunuz. Tabi şoför amcalar öpücük kabul etmiyorlar, illa ki yol ücreti talep ediyorlar. Genelde adresi bulamayıp ya da trafiğe takılıp (Eğer ki iş görüşmeniz var ise muhakka ve muhakkak nedense o gün trafik adeta size kasıt yapar gibi tıkalı olur) cep telefonunuzdan görüşmeye gideceğiniz yeri aramaya mecbur kalıyorsunuz bu da size kontör maliyetidemektir, ve illa ki aradığınız operatör sizin cep telefonunuzdan farklı bir operatör olur ki kontürünüz daha çok yensin diye.Her gititiğiniz yerde kendinizi ifade etme ve işe kabul için yaptığınız bin dereden su getirmlerin bünyenizde yarattığı gerilim ve bu gerilimi azaltmak için sakinleştiricilere ödediğiniz bedel de cabası.

Bu gün bir sokağa çıkmanız 20 YTL ye mal oluyor. Önünüze gelen her işe başvurduğunuz zaman hemen her gün de iş görüşmeniz çıkabiliyor. Hatta zaman zaman iki görüşmeye gittiğiniz de olabiliyor. Günde 20 YTL ayda 600 YTL ye tekabül ediyor. İşsiz bir insan bu parayı nerden bulacak?

Türkiye'de Kasım 2007 dönemi itibarıyla işsizlik oranı, yüzde 10,1 olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı döneminde işsizlik oranı yüzde 9,6 düzeyinde bulunuyordu ki bu rakkama iş bulmaktan umudunu kesmiş, ya da iş bulmak için harcayacak parası olamayan insanlar dahil değil.

İşsizlik zengin olmayı gerektiriyor, oysa hiç kimse iş arayacak kadar zengin değil bu ülkede.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Haydi diyelim başvurunuz kabul edildi. Ondan sonra ikini süreç başlıyor. Sağlık raporu, sabıka kaydı, ilmuhaber ve şu anda aklma gelmeyen başka harcamalar. İş arayanların önce bir sponsor bulması şart sanırım ama o da çok zor bu şartlarda. Eline sağlık.

Ayrıntıda gezinmek 
 06.03.2008 2:48
Cevap :
Bu durumda savcılıklarla ve muhtarlarla akraba olam ihtimali de yüksek olabilecektir her üç ayda bir iş değiştiren bir insan için öyle değil mi?:)Belki de sponsor onlar olur kim bilir? Ne ütopya ama?:)  06.03.2008 23:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 167
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1823
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster