Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
509
 

İş Delgado'ya kaldı ise...

İŞ DELGADO’YA KALDİ İSE

M..Ferit Kotan

Bir türkü vardır “Yare beni yare beni/ öldürür bu yara ben.” Diye. Beşiktaş’ın bu hali de beni öldürtecek gibi. Hamburg karşısında oynadığı oyun kötü değildi. Birçok eksikle sahaya çıkışlarını, gençlere fırsat verme olarak düşündüm. Gençlerde aksamadılar. Tam kadrolu Beşiktaş’ın, Hamburg’u evire çevire yeneceğini söylüyordum arkadaşlarıma.

Aslarını, Ziraat Türkiye Kupasına saklanmasını doğru tercih olarak yorumladım. Kasımpaşa maçı, Beşiktaş’ta bırakalım taşların, çakılların bile yerine oturmadığı izlenim ortaya çıkardı. Teknik heyetin, kötü gidişi bir kişinin yokluğuna bağlamasına yönelik değerlendirmelerinin kabul edilmesi mümkün değildir.

Delgado önemli bir oyuncu olabilir. Takımın kaderinde rol oynayabilecek nitelikleri olduğu da doğrudur. Ancak Delgado’nun sakat olmadığı dönemlerde, yedek olarak sahaya çıktığı maçlarda azımsanmayacak sayıdadır. Soruna bu açıdan bakılınca, delgado’nun sakat olması mazeret olarak ortaya koyulmamalıdır. Bu takım, Delgado’suz çok önemli maçları kazandı ve iyi futbol oynadı.

Bursa, Diyarbakır, Manisa, Kasımpaşa maçlarına bakıldığında, sahada taktik ve teknik olarak çok vasat bir Beşiktaş var idi. Ligin son haftalarında kazanılmayan maçlar, sıralamada dört basamak geriye düşmeye yol açtı. Lig telafi edilir diye düşünürken, Ziraat Türkiye Kupasında çanlar çalındı.

Kasımpaşa maçı, ligde üç büyüklerle oynadıklar maçlar kadar önemli idi. Devre arası çalışmalarında, bu maça hazırlık yapma zorunluluğu vardı. En iyi kadroyla sahaya çıkmak zorundaydılar. Takım kadrosunun sık sık değiştirme lüksü bu maçta yoktu. Manisa’ya yenildiği için, mutlak galip gelmek zorunluluğu doğmuştu.

Ley ley lom denilirse, yılmaz Vural attırır golleri. Şimdi oflayıp dursunlar bakalım. Yenilgiden bir numaralı sorumlu olan kişi, muhalefet lideri gibi konuşuyor. “ Bu kadar kısa sürede bu tip goller yiyebilen bir takımın maç kazanma şansı yoktur, biz de bunu yaşadık. Şartlar ne olursa olsun, böyle bir görüntü verme hakkımız yok. Bir büyük takım ne böyle goller yiyebilir, ne de pas hataları yapabilir.” Bu sözler, Beşiktaş’ın küçük takıma dönüştüğünü göstermektedir. Beşiktaş beş maç araka arkaya aynı görüntüyü sergilemiştir. Bu durumu kim yaratmıştır? Başında ki teknik heyettir. Futbolcuların kaliteleri ortadadır. Bu takım, neden kötü oynuyor ve gol atamıyor? Tek cümlelik yanıtı var. O yanıtı, Sayın Mustafa Denizli biliyor.

Kulüp yönetiminde bazı sorunlar olabilir. Ödemelerde aksaklık olduğu söylenmektedir. Bunları aşacak teknik heyettir. Sporcular şu gerçeği bilirler. Türkiye’nin üç büyüklerinden paralarını alamayan sporcu olmamıştır.

Ligde en iyi savunmaya sahip olan takım nereye gitti? Ferrari sakat, Sivok ve Fink nerede? Hamburg maçında Holosko’yu çıkardıktan sonra kaleye etkili bir akın yapılabildi mi? Kasımpaşa maçına neden Holosko ile başlanılmadı? Sakatlıktan yeni çıktığı ileri sürülecektir. Oynadığı sürede, takımda ondan hırslı koşan olduğunu kim söyleyebilir.

Beşiktaş takımı sahaya santraforsuz çıkıyor. Bobo’nun fizik yapısı ve oyun anlayışı santrafor özelliği taşımadığını cümle alem biliyor. Bobo fırsatçı bir oyuncu. Nobre eski yıllardaki oyunundan çok uzaklarda bir performans sergiliyor. Batuhan nerelerde? “Batuhan bizi tercih etmedi” diye beyanat veren teknik heyet, neden Batuhan’ı kazanma yoluna gitmiyor. !8 yaşındaki kişiyi motive etmesini bilmiyorsanız ne söylenebilir. Sayın Fatih Terim, onda bir yetenek görmese idi, milli takıma çağırır mıydı?

Bir takımın performansında, kişilerden çok sistem olduğunu benden iyi bilen yetkili kişilersiniz. Sistemin iyi işlememesinin nedeni, bir oyuncunun yokluğu ile açıklanması, inandırıcı bir yaklaşım olmaktan çok uzaktır. Takımın tüm oyuncularının, sistemin parçaları olmaları gerekmektedir. Birinin oynayıp oynamaması, performansı yüzde bir etkilememesi için çalışmaların yapılması gerekmektedir. İnsan faktörü karmaşık bir yap arz eder. Her maçta aynı performansı gösteremeye bilir. Çok iyi marke edilmesi, psikolojik olarak yıpranmasına da yol açabilir. .

Türkiye’nin en güçlü savunma oyuncularına sahip bir takım, yırtıcı olan çift santraforla her takıma goller atabilir. Sayın Yıldırım Demirören’e önerim, Batuhan’ın elinden tutulması olacaktır. Büyüğü olarak, uyarılarını yapmalı, kucağını açmalıdır. Sayın Aziz yıldırım gibi, elini masanın üzerine koyma zamanı gelmiştir. Teknik heyetin niteliğinin yetersizliği tartışma konusu olamaz. Ancak, bakış açılarının sınırlı olduğu gerçeği de ortadadır.

Batuhan holosko çift santrafor. Arkalarına Tello, Delgado, Ernst, Nihat, Sivok, Fink Ferrari, Bobo, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, İbrahim kaş, Tabata, Ekrem, Serdar Yusuf hangisinin performansı iyi ise onu oynatabilirsiniz. Takım galip iken, gençleri devreye sokarak maç deneyimleri artırılabilinir. Geleceğin Beşiktaş’ı iyi yönetimle gerçekleşebilir.

Tarihe dönüp bakıyorum. Sanlı, Güven, Yusuf. Sonraları, Metin, Feyyaz, Ali fırtınası. Şimdi, sağda Nihat’ın, solda tello’nun yapacağı ortalara fırtına gibi giren Batuhan ve Holosko. olmalıdır. Onlardan dönen toplara düzgün vuracak futbolcu çok Beşiktaş da .”Tik Tak bir gol iki puan” devrini de yaşadık biz Beşiktaşlılar. Antrenör Andrea Kutik idi.

Fenerbahçe de çanlar iyi çalmıyor. Eskişehir maçı, tokat maçı milli piyangodan çıkan amortilerdir. Güle güle kullansınlar. Kazım Kazım’ın kararı yüzde yüz yurt dışına gitme yönünde değil ise, Beşiktaş düşünmelidir. Fizik gücü ve tekniği ile Batuhan ve Holosko’nun yanına çok yakışır. Avrupa kupalarında iş yapabilecek forvetin niteliği bu olmalıdır. Kazım Kazım santrafor olarak oynatıldığında, karşı takımın savunmasında nasıl boşluklar yaratarak Fenerbahçe’nin orta elamanlarına gol yollarını açtığı görüldü

Ankara Belediyesi Başkanlığını yapan rahmetli Vedat Dolakay bir konuşmasında, ” Yaratıcı ve yetenekli kişi biraz deli olur. Önemli olan onları yönetmesini bilmektir. Başarı oranı sağlamak isteniliyor ise, böyle kişilerin peşinden koşulmalıdır. Sisteme kazandırılmalıdır” demişti. Yılın söylemi ile değerlendirecek olursak, yöneticilik ve antrenörlük yan gelip yatma yeri değildir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 443
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster