Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '11

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
290
 

İş hayatında rüzgarlar çok sert.

İş hayatında rüzgarlar çok sert.
 

Bir kadın olarak bu sert rüzgarlarla mücadela etmeye karar verdiyseniz eğer çetin bir mücadeleye katlanmayı da göz önüne almışsınız demektir. Bu anlamda profyonel yaşamda her kadın ve önemlisi her birey gibi güçlüklerle karşılaştım… Ama resmin bütününe baktığınızda önemli olanın alt kimliklerin değil, birey olarak başılı olup olmadığımız gerçeği galiba… Ne iş yapıyorsanız yapın, yaptığınız işin arkasında durabilecek gücünüz ve iletişim halinde olduğunuz insanlara güven veriyorsanız, hızlıysanız ve sağlam bir ekonomiyi kendi gücünüzle sürdürebiliyorsanız, tüm güçlükler sadece sizin daha da güçlü olmanızı kılan detaylar olmaya başlıyor..
İşte bu yüzden; kritik karar anlarında yine sadece kendi içimin sesini ve inandığım doğruların yanıtlarını dinliyorum.. Tabii ki hiç birimizin hayatımızda her şeyi tecrübe ile öğrenecek kadar ne zamanı, ne de vakti var. Yıllardır yaptığım spor, yediğim ıspanak salataları Mehmet Öz’ün bu kadar üstünde durduğu kadar faydalı olursa, iyi sayılacak bir ihtimalle 70 küsür yaşadığımı farz etsek bile, yine de vakit dar gibi.. Tablo ortada; başkaların hayatları klavuz olmalı bizlere. Bu klavuzdan, yani; başka başka insan modellerinden feyz alarak, gerek profesyonel hayatımda, gerek sosyal yaşamımımda yakalayabildiğim tüm yaşam kesitlerini gözlemliyorum.. Ve bunu bir kişi olarak sınırlamakda da oldukça zorlanıyorum.. Çünkü sadece başarıyı değil; birbiri ardına yıkımlar yaşamış hayatlardan da model seçiyorum.. Nerdeydi “yanlış”, ne “yapılmamalıydı”yı arıyorum.. Ve işin kilit noktası, bu modelleri seçerken bazen Washa’nın bünyesinde çalışan bir temizlik elemanı tercih ederken, bazen çalıştığım bir işletmenin sahibi veya her türlü yolu denedikten sonra kendini hayatın rüzgarına bırakmış bir dost da olabiliyor. Toplamının harmanın kendi doğrumu bulup en kritik anlarda o doğruların peşine takılıyorum.
Şuan ki zaman diliminde başarı için bedensel güç olmazsa olmaz değil. Bugün başarı için zihinsel güç, analitik düşünce yeteneği ve inovatif bir bakış açısı gerekliliğine ihtiyaç duyuyor. Kimin sarışın, kimin kadın, kimin erkek, kimin evli ya da çocuklu olduğunun hiçbir önemi yok… Doğru seçimleri yaparak, doğru bir ekonomik planlayarak, eşimizin, dostumuzun, yakınımızın güçünden medet ummadan, hayatın içinde hepimizin yaşadığı olmazsa olmaz güçlükleri yaşamayı göze alıp yola çıkan her birey mutlaka başarılı olur.. İnanmıyor musunuz? Abartıyor muyum? hahhaha!!! Bana bir defa da dikkatlice bakın; o halde.. Bir şirkette çalıştığım yıllarda; manidar bir tebessümle tüm sarışın fıkraları önce bana foward edilirdi… Eh!.. IQ’mu hiç ölçtürmedim ama üstün bir zekaya sahip olmadığımı ve herkez gibi ortalama bir ayarda gezindiğim aşikar.. Eğer azıcık söylediklerimde “abartı” olsaydı!!…. Laz, sarışın ve üstelik bir de kadın olarak; ülkemizin geçirdiği bir ekonomik kriz, sürekli değişen piyasalar ve insan faktörlerine rağmen, sadece ama sadece kendimin inandığı bir gerçeğin peşine takılarak 6 yıl gibi süredir başka nasıl devam ettirebilirdim ki… 

Selda Eruzun..
Moda Tasarımcısı
Washa Kurumsal Moda 

Not: Bu titre bayılıyorummmmm… Sabahları Zuzu’yu gördükten sonra gülümsememe neden oluyor… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 584
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Tekstilci anne, ilaç sektöründe yönetici olan babasının küçük şımarık kızları olarak Şişli'de hay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster