Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '12

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
11530
 

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, memura gerçekten 1200 tl ek gelir imkanı sunuyor mu?

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, memura gerçekten 1200 tl ek gelir imkanı sunuyor mu?
 

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu


Haziran ayında çıkarılan ancak henüz birçok maddesi yürürlüğe girmeyen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ülkemizde bu alanda hazırlanmış ilk kanun olması bakımından büyük önem arz ediyor. Zira daha önce de belirttiğim gibi 1988-2009 arası iş kazalarından hayatını kaybeden kişi sayısı 24.109, son üç yılın rakamlarını da buna eklersek 27.000 dolaylarında bir sayıya ulaşıyoruz. Yıllık 34 milyar lira gibi görünmeyen, devasa bir maliyet oluşturan İş Sağlığı ve Güvenliği ihmalleri, ülkemizi ve vatandaşlarımızı maddi ve manevi olarak çökertiyor. Bu gerçeklik göz önüne alındığında konunun ehemmiyetinin yalnızca ek gelir kapısı olarak gösterilmemesi gerektiğini de ortaya koyuyor.

Şu anda İş Sağlığı ve Güvenliği çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle sağlanmaya çalışılıyor. Derleyip toparlama ve konuyla ilgili tüm mevzuata ana ve güvenceli bir kaynak oluşturması bakımından 6331 sayılı kanun çok önemli. Bu kanunun öncekinden farklı olarak işçi, memur, kamu kurumları ve işverenlere sunduğu önemli yenilikler ve bunların ne zaman yürürlükte olacağı hususlarını hatırlatmakta yarar görüyorum.

YENİLİKLER

Kamu kurumlarına iş sağlığı ve güvenliği hizmeti zorunlu kılınıyor. Kanunun 2.maddesi “ Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” Hükmüyle kamu-özel ayrımı yapmaksızın tüm işyerlerine bu hizmetleri zorunlu tutuyor.  Çalışan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ise yine işverene karşı sorumlu olacak ve ihmalleri tespit edildiğinde yetkileri askıya alınabilecek

Diğer bir yenilik ise iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine sunulacak olan devlet desteği.   Bu destek  7.maddede bulunan şu hükümlerle açıklanıyor. “a) Kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilir. Ancak, Bakanlar Kurulu, ondan az çalışanı bulunanlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin de faydalanmasına karar verebilir.

b)Giderler, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilir.”

Ancak maddenin devamındaki hüküm gereği; desteğin uygulanması, bedelin tespiti, bu hizmeti verecek kuruluşlar iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verecek kuruluşların taşıması gereken özellikler ve destekten faydalanma koşulları daha sonra çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenecek.  Sağlanacak desteğin SGK’nın topladığı kısa vadeli sigorta kollarından finanse edilecek olması ise önümüzdeki süreçte tartışmaya açık olabilecek bir konu. Zira halihazırda 30 milyar lira dolaylarında bulunan sosyal güvenlik açığı buradan sağlanacak finansman sonucu daha da büyüyebilir. Benim daha öncede fikir sunduğum “iş kazası fonu” veya ona benzer “iş sağlığı ve güvenliği fonu” gibi bir fon oluşturup, primleri işverenlerce karşılanarak toplanacak para, hem bu hizmetlere destek amaçlı kullanılabilir hem de iş kazalarında işverenlerin mali mesuliyetlerini hafifletebilir. Ancak bu tartışmaya ve geliştirilmeye oldukça açık bir fikir.

 

1200 TL ek gelir meselesi

Kanunun 8. Maddesinin 7.fıkrasındaki hüküm şu şekilde : “Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.”  Buradan çıkarılan hesap, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak kendi kurumunda veya başka bir kurumda görevlendirilen ve ayda seksen saat boyunca kendi işi dışında bu işi yapacak kişiler için çıkarılmıştır. Burada dikkat çekmek istediğim noktalar şunlar:

·         Kamu kurumları 6331/6’da bulunan hükme dayanarak bu hizmeti kendi personelinden temin edebileceği gibi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre, yani ihale yoluyla da bu hizmeti sağlayabilir.

·         Yürürlükte bulunan yönetmeliklere göre iş güvenliği uzmanı olabilmek için teknik personel olmak gerekiyor. Yönetmelik açık bir şekilde mühendis, mimar ve teknik eleman olma şartını istiyor. Dolayısıyla isteyen her memur şu an için iş güvenliği uzmanı olup ek gelir sağlayamaz.

·         Bir memurun 1200 TL ek gelir elde etmesi için kendi işi dışında ayda seksen saat, yani haftalık yirmi ve günlük yaklaşık 4 saat daha fazla çalışması gerekiyor. Çoğu memurun günde 8 saat asli görevi için mesaisi göz önüne alındığında ayda seksen saati yakalamak her memur için olanaklı olmayabilir. Teknik öğretmenlerden bu niteliği haiz olanlar boş saati daha fazla olabileceği için istihdam edilmeleri durumunda bu imkanı yakalayabilirler.

 

        YÜRÜRLÜK

Kanuna bağlı olarak ikincil mevzuat henüz hazır olmadığından, tehlike sınıfları, tehlike sınıfı ve işçi sayısına göre bulundurulacak iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sayısı,  kimlerin nasıl destek alacağı belirlenememiştir.  Yukarıda da belirtildiği gibi şu an yürürlükte bulunan eski yönetmeliklerdir ve bunlarda yeni kanunla kapsama alınan birçok işyerini için geçerli değldir.

Kanun kamu kurumları için yürürlük tarihinden iki yıl sonra yani 01.07.2014 tarihinde, 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra yani 01.07.2013 tarihinde, diğer işyerleri için 6 ay sonra yani önümüzdeki yılbaşında yürürlüğe girecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşçilere iş güvenliği ekipmanlarını teslim ederken tutanak tutmak gerekli mi?iş güvenliği ekipmanlarıni kullanmak istemeyen işçiye ne gibi yaptırım uygulanabilir?

Abdullah bozkır 
 11.09.2012 18:22
Cevap :
Sorunuzun cevabı biraz uzun olduğundan mesaja sığmadı, bugün sorunuzla ilgili blog yayınlayacağım okumanız yararınıza olabilir. İyi günler.  12.09.2012 10:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 6922
Kayıt tarihi
: 15.05.12
 
 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Uzmanı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster